HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) — 84 SORU & CEVAP listelendi.
Hakkınızda verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığı için doğrudan hukuki bir sonuç doğurmaz ve idari işlemlere veya yargı kararlarına tek başına dayanak yapılamaz. İş akdinizin feshine konu edilmeyen ve işten çıkarılmanızdan çok uzun yıllar önce vuku bulan bir olaya ilişkin HAGB kararının, işverenle aranızdaki güven ilişkisini nasıl zedelediği açıklanmadan davanızın reddedilmesi hukuka uygun kabul edilmemektedir.
Mahkemenin savunma taleplerinizi ve delillerinizi gerekçesiz olarak reddedip hakkınızda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi çelişmeli yargılama ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Yargılama sürecinde sanıkların delil toplatma, inceletme ve tanık dinletme gibi temel taleplerinin karşılanmaması, kişileri iddia makamı karşısında oldukça dezavantajlı bir konuma düşürmektedir.
Yargılamanın henüz en başında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını peşinen kabul etmeniz, sonrasında ortaya çıkabilecek hukuka aykırılıklara karşı hak arama özgürlüğü kapsamındaki yollara başvurmanızı engelleyemez. Anayasa Mahkemesi, mahkumiyet kararı bile kurulmadan önceki bir aşamada kanun yolundan feragat edilmesine yönelik irade beyanının anayasal geçerlilik koşullarını sağlamadığını açıkça belirtmiştir.
İş sözleşmenizin hakkınızda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayanılarak feshedilmesi özel hayata saygı hakkınıza yönelik bir müdahale oluştursa da her zaman bir hak ihlali anlamına gelmemektedir. İş ilişkilerinde taraflar arasındaki güven bağının koptuğunu söyleyebilmek için işverenin şüphesinin mutlak bir kesinliğe ulaşması şart aranmaz, şüpheyi haklı kılan objektif nedenlerin ikna edici şekilde ortaya konulması yeterli görülmektedir.
Hakkınızda kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmamasına rağmen devam eden ceza yargılaması veya verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gerekçe gösterilerek işten çıkarılmanız doğrudan masumiyet karinesinin ihlali anlamına gelmemektedir. Kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu kabul edilememesini güvence altına alan masumiyet karinesi, bireye idari yaptırımlar veya disiplin işlemleri uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
İşvereniniz, hakkınızda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olan olayları temel alarak aranızdaki güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle iş sözleşmenizi feshedebilir. İş ilişkilerinde taraflar arasındaki güvenin ortadan kalktığını söyleyebilmek için şüphenin mutlak bir kesinliğe ulaşması şart koşulmamakta olup, işçiden duyulan şüphenin objektif nedenlere dayanması ve ikna edici şekilde ortaya konulması yeterli görülmektedir.
Hakkınızda verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, tek başına iş sözleşmenizin feshedilmesi için haklı ve geçerli bir neden olarak kabul edilememektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, bu tür kararlar kişinin suçluluğunu kesin olarak ispatlayan hükümler niteliği taşımamaktadır.
İlk derece mahkemesinin verdiği karara karşı yapılan itirazın, itiraz mercii tarafından sadece şekli yönden ve tek cümlelik basmakalıp bir gerekçeyle reddedilmesi adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, itiraz mercilerinin dosya üzerinden yeknesak şekilde inceleme yapması ve başvurucuların davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddialarını veya savunmalarını hiç tartışmaması önemli bir eksikliktir.
İtiraz mercilerinin dosya üzerinden yeknesak bir şekilde ve sadece şekli şartlar yönünden inceleme yaparak itirazları reddetmesi adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazlarda, mahkemelerin davayla doğrudan ilgili olan hususları ayrıca değerlendirerek yeterli bir gerekçe ile cevap vermeleri gerekmektedir.
Mahkemelerin sanığa yüklenen suçun sabit olup olmadığını yeterince araştırmadan ve savunmanın taleplerini karşılamadan karar vermesi durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak hakkınızı arayabilirsiniz. Ceza yargılamalarında mahkemelerin, yargılama sonucunu etkileyebilecek nitelikteki bilgi, belge veya raporları toplaması ve savunma tanıklarını dinlemesi zorunludur.