HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) — 84 SORU & CEVAP listelendi.
HAGB, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmasını belirli şartlar ve denetim süresiyle erteleyen, ceza yargılamasının en teknik kurumlarından biridir. Denetim süresinin ihlali halinde cezanın doğrudan infazı tehlikesi bulunduğundan, bu kararın lehe mi aleyhe mi olduğunun analizi ve itiraz mekanizmalarının yönetilmesi büyük bir hukuki hassasiyet gerektirir.
Tütün ve alkol ürünlerinin etiketlenme sistemlerine müdahale edilmesi suçunda, ne yazık ki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden faydalanma ihtimaliniz bulunmamaktadır. İlgili yasal düzenlemelerde bu eylem için öngörülen hapis cezasının alt sınırı üç yıldan başlamakta olup, bir kararın ertelenebilmesi veya açıklanmasının geri bırakılabilmesi için verilecek cezanın en fazla iki yıl veya daha az süreli olması gerekmektedir.
İtiraz makamlarının dosyanın esasına girmeden ve sadece şekli şartlar yönünden inceleme yaparak matbu gerekçelerle ret kararı vermesi, hukuki güvencelerin sağlanmadığını gösterir. Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili tespitlerine göre, mahkemeler tarafından verilen kararlara karşı yapılan itiraz incelemelerinde, merciilerin davayla doğrudan ilgili olan hususları ayrıca değerlendirerek mutlaka yeterli bir gerekçe ile cevap vermeleri gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi tarafından adil yargılanma hakkınızın ihlal edildiği tespit edildikten sonra, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanız hakkında yeniden yargılama yapılacaktır. İlgili yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini hızlıca başlatarak ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yeni bir karar vermektir.
Mahkemenin, şartları oluştuğu ve sizin de talep ettiğiniz hâlde daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu neden uygulamadığını mutlaka kararda gerekçesiyle açıklaması gerekmektedir. Yargılama sürecinde sanığın daha önce mahkûm olduğu bir hapis veya adli para cezası bulunmuyorsa ve netice olarak verilen ceza iki yılın altındaysa mahkeme, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapmak zorundadır.
İstinaf veya temyiz gibi kanun yolu incelemesi yapan mercilerin, sanığın durumunu doğrudan etkileyen ve aleyhe sonuçlar doğuran bir karar verirken bu durumu mutlaka ilgili ve yeterli bir gerekçeyle açıklamaları zorunludur ve gerekçesiz karar verilemez. Mahkemeler, kendilerine sunulan iddialar ve davanın temel sorunları hakkında delillerle bağ kurarak karar vermek zorundadır.
İşlenen kasten yaralama suçunun sonucunda mağdurun vücudunda kemik kırığı oluşması ve bu kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi, sanığa verilecek cezanın oranında artırım yapılmasını gerektirse de bu durum tek başına hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını doğrudan engellemez. Mahkemelerin, kemik kırığı sebebiyle ceza miktarını artırdıktan sonra ulaştıkları sonuç cezanın miktarına bakmaları ve bu netice ceza iki yılın altındaysa sanığın geçmişte kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunup bulunmadığını mutlaka değerlendirmeleri gerekmektedir.
Mahkemenin lehinize olan delilleri toplamadan, tanıklarınızı dinlemeden ve savunmanızı güçlendirecek araştırmaları yapmadan eksik inceleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi, yargılama sonucunu değiştirebilecek esaslı iddialarınızın karşılanmaması anlamına gelir ve ihlal oluşturur. Anayasa Mahkemesi, bu tür yargılamalarda sanıkların delil toplatma ve inceletme taleplerinin silahların eşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılama ilkesi gereklerine aykırı olarak reddedildiğini tespit etmiştir.
Mahkemelerin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazları esastan incelemeden sadece şekli şartlar yönünden değerlendirip reddetmesi adil yargılanma hakkının ihlaline yol açmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, itiraz mercilerinin sizin sunduğunuz delilleri, tanık dinletme taleplerinizi ve yargılama sonucunu etkileyecek diğer araştırmaları dikkate almadan kalıplaşmış ve soyut gerekçelerle itirazınızı reddetmesi hukuka uygun kabul edilmemektedir.
Ceza davasında savunmanız için sunduğunuz delillerin toplanmaması ve tanıklarınızın dinlenmemesi suretiyle hakkınızda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi adil yargılanma hakkınızın ihlali anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, mahkemelerin kendilerine yüklenen suçların sabit olup olmadığını yeterince araştırmadan ve varsayımlar üzerine cezalandırma yoluna gitmesi hukuka aykırıdır.
İtiraz mercilerinin HAGB kararlarına karşı yapılan başvuruları sadece şeklî şartlar yönünden inceleyerek esastan bir değerlendirme yapmadan reddetmesi, etkili bir hak arama yolu sunmadığı için adil yargılanma hakkınızı ihlal eder. Mahkemelerce verilen itirazın reddine dair kararlarda, genellikle kararın usul ve kanuna uygun olduğu gibi kalıplaşmış ve soyut ifadelere dayanılması, ileri sürdüğünüz esaslı argümanların dikkate alınmadığını gösterir.