HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) konusunda 151 içerik listelendi.
İş sözleşmenizin hakkınızda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayanılarak feshedilmesi özel hayata saygı hakkınıza yönelik bir müdahale oluştursa da her zaman bir hak ihlali anlamına gelmemektedir. İş ilişkilerinde taraflar arasındaki güven bağının koptuğunu söyleyebilmek için işverenin şüphesinin mutlak bir kesinliğe ulaşması şart aranmaz, şüpheyi haklı kılan objektif nedenlerin ikna edici şekilde ortaya konulması yeterli görülmektedir.
Hakkınızda kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmamasına rağmen devam eden ceza yargılaması veya verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gerekçe gösterilerek işten çıkarılmanız doğrudan masumiyet karinesinin ihlali anlamına gelmemektedir. Kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu kabul edilememesini güvence altına alan masumiyet karinesi, bireye idari yaptırımlar veya disiplin işlemleri uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
İşvereniniz, hakkınızda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olan olayları temel alarak aranızdaki güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle iş sözleşmenizi feshedebilir. İş ilişkilerinde taraflar arasındaki güvenin ortadan kalktığını söyleyebilmek için şüphenin mutlak bir kesinliğe ulaşması şart koşulmamakta olup, işçiden duyulan şüphenin objektif nedenlere dayanması ve ikna edici şekilde ortaya konulması yeterli görülmektedir.
Hakkınızda verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, tek başına iş sözleşmenizin feshedilmesi için haklı ve geçerli bir neden olarak kabul edilememektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, bu tür kararlar kişinin suçluluğunu kesin olarak ispatlayan hükümler niteliği taşımamaktadır.
İlk derece mahkemesinin verdiği karara karşı yapılan itirazın, itiraz mercii tarafından sadece şekli yönden ve tek cümlelik basmakalıp bir gerekçeyle reddedilmesi adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, itiraz mercilerinin dosya üzerinden yeknesak şekilde inceleme yapması ve başvurucuların davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddialarını veya savunmalarını hiç tartışmaması önemli bir eksikliktir.
İtiraz mercilerinin dosya üzerinden yeknesak bir şekilde ve sadece şekli şartlar yönünden inceleme yaparak itirazları reddetmesi adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazlarda, mahkemelerin davayla doğrudan ilgili olan hususları ayrıca değerlendirerek yeterli bir gerekçe ile cevap vermeleri gerekmektedir.
Mahkemelerin sanığa yüklenen suçun sabit olup olmadığını yeterince araştırmadan ve savunmanın taleplerini karşılamadan karar vermesi durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak hakkınızı arayabilirsiniz. Ceza yargılamalarında mahkemelerin, yargılama sonucunu etkileyebilecek nitelikteki bilgi, belge veya raporları toplaması ve savunma tanıklarını dinlemesi zorunludur.
Anayasa Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna dair verdiği iptal ve ihlal kararları dikkate alındığında, adil yargılanma güvencelerine aykırı şekilde yürütülen yargılamalar için yeniden değerlendirme yapılması mümkündür. Yüksek mahkeme, ilgili yasal düzenlemelerin temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin giderilmesinde etkili bir denetim yolu öngörmediğini tespit ederek bu kuralları iptal etmiştir.
Ceza davalarında mahkemelerin delillerinizi toplamadan veya şahitlerinizi dinlemeden karar vermesi durumunda adil yargılanma hakkınızın ihlal edildiği gerekçesiyle hukuki yollara başvurabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, mahkemelerin sadece varsayımlara dayanarak, sanığın yeterli araştırmasını yapmadan karar vermesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
İtiraz mercilerinin HAGB kararlarına karşı yapılan itirazları esastan incelemeyip yalnızca şeklî şartlar yönünden değerlendirerek soyut gerekçelerle reddetmesi adil yargılanma hakkı ihlali olarak kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi, itiraz mercilerinin dosya üzerinden yeknesak şekilde ve sadece kararda hukuka aykırılık bulunmadığını bildiren tek cümlelik gerekçelerle ret kararı vermesini uygun bulmamaktadır.