HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) konusunda 151 içerik listelendi.
Mahkemenin, şartları oluştuğu ve sizin de talep ettiğiniz hâlde daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu neden uygulamadığını mutlaka kararda gerekçesiyle açıklaması gerekmektedir. Yargılama sürecinde sanığın daha önce mahkûm olduğu bir hapis veya adli para cezası bulunmuyorsa ve netice olarak verilen ceza iki yılın altındaysa mahkeme, sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapmak zorundadır.
İstinaf veya temyiz gibi kanun yolu incelemesi yapan mercilerin, sanığın durumunu doğrudan etkileyen ve aleyhe sonuçlar doğuran bir karar verirken bu durumu mutlaka ilgili ve yeterli bir gerekçeyle açıklamaları zorunludur ve gerekçesiz karar verilemez. Mahkemeler, kendilerine sunulan iddialar ve davanın temel sorunları hakkında delillerle bağ kurarak karar vermek zorundadır.
İşlenen kasten yaralama suçunun sonucunda mağdurun vücudunda kemik kırığı oluşması ve bu kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi, sanığa verilecek cezanın oranında artırım yapılmasını gerektirse de bu durum tek başına hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını doğrudan engellemez. Mahkemelerin, kemik kırığı sebebiyle ceza miktarını artırdıktan sonra ulaştıkları sonuç cezanın miktarına bakmaları ve bu netice ceza iki yılın altındaysa sanığın geçmişte kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunup bulunmadığını mutlaka değerlendirmeleri gerekmektedir.
Mahkemenin lehinize olan delilleri toplamadan, tanıklarınızı dinlemeden ve savunmanızı güçlendirecek araştırmaları yapmadan eksik inceleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi, yargılama sonucunu değiştirebilecek esaslı iddialarınızın karşılanmaması anlamına gelir ve ihlal oluşturur. Anayasa Mahkemesi, bu tür yargılamalarda sanıkların delil toplatma ve inceletme taleplerinin silahların eşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılama ilkesi gereklerine aykırı olarak reddedildiğini tespit etmiştir.
Mahkemelerin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazları esastan incelemeden sadece şekli şartlar yönünden değerlendirip reddetmesi adil yargılanma hakkının ihlaline yol açmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, itiraz mercilerinin sizin sunduğunuz delilleri, tanık dinletme taleplerinizi ve yargılama sonucunu etkileyecek diğer araştırmaları dikkate almadan kalıplaşmış ve soyut gerekçelerle itirazınızı reddetmesi hukuka uygun kabul edilmemektedir.
Ceza davasında savunmanız için sunduğunuz delillerin toplanmaması ve tanıklarınızın dinlenmemesi suretiyle hakkınızda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi adil yargılanma hakkınızın ihlali anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, mahkemelerin kendilerine yüklenen suçların sabit olup olmadığını yeterince araştırmadan ve varsayımlar üzerine cezalandırma yoluna gitmesi hukuka aykırıdır.
İtiraz mercilerinin HAGB kararlarına karşı yapılan başvuruları sadece şeklî şartlar yönünden inceleyerek esastan bir değerlendirme yapmadan reddetmesi, etkili bir hak arama yolu sunmadığı için adil yargılanma hakkınızı ihlal eder. Mahkemelerce verilen itirazın reddine dair kararlarda, genellikle kararın usul ve kanuna uygun olduğu gibi kalıplaşmış ve soyut ifadelere dayanılması, ileri sürdüğünüz esaslı argümanların dikkate alınmadığını gösterir.
Hakkınızda verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığı için doğrudan hukuki bir sonuç doğurmaz ve idari işlemlere veya yargı kararlarına tek başına dayanak yapılamaz. İş akdinizin feshine konu edilmeyen ve işten çıkarılmanızdan çok uzun yıllar önce vuku bulan bir olaya ilişkin HAGB kararının, işverenle aranızdaki güven ilişkisini nasıl zedelediği açıklanmadan davanızın reddedilmesi hukuka uygun kabul edilmemektedir.
Mahkemenin savunma taleplerinizi ve delillerinizi gerekçesiz olarak reddedip hakkınızda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi çelişmeli yargılama ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Yargılama sürecinde sanıkların delil toplatma, inceletme ve tanık dinletme gibi temel taleplerinin karşılanmaması, kişileri iddia makamı karşısında oldukça dezavantajlı bir konuma düşürmektedir.
Yargılamanın henüz en başında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını peşinen kabul etmeniz, sonrasında ortaya çıkabilecek hukuka aykırılıklara karşı hak arama özgürlüğü kapsamındaki yollara başvurmanızı engelleyemez. Anayasa Mahkemesi, mahkumiyet kararı bile kurulmadan önceki bir aşamada kanun yolundan feragat edilmesine yönelik irade beyanının anayasal geçerlilik koşullarını sağlamadığını açıkça belirtmiştir.