Anasayfa/ Konular/ Ceza Hukuku/ SORU & CEVAP

Ceza Hukuku

Toplumsal düzenin, birey özgürlüklerinin ve kamu güvenliğinin nihai koruyucusu olan ceza hukuku, devletin en ağır yaptırım gücünü temsil eder. Soruşturma evresinden infaz aşamasına kadar, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkının korunması, telafisi imkansız mağduriyetlerin önlenmesi için esastır. Özgürlüğün kısıtlanması riski taşıyan bu süreçlerin; şüpheden uzak, somut delillerle ve tavizsiz bir hukuki savunma stratejisi ile yürütülmesi hayati önem taşır.
Soru & Cevap Güncelleme: 05.02.2025

Karakolda beni döven polisleri savcılığa şikayet ettim ama savcı polislerin ifadesini bile almadan dosyayı kapatmış, böyle bir şey hukuka uygun mu?

add

Karakolda şiddet uyguladığını iddia ettiğiniz polis memurlarının kimlikleri tespit edilmeden ve ifadeleri alınmadan savcılık tarafından soruşturmanın kapatılması hukuka uygun değildir. İlgili Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, şikâyetçi olduğunuz olayda darp izlerini gösteren tıbbi bir raporunuz bulunmasına rağmen, savcılığın maddi gerçeği ortaya çıkarmak için şüpheli kamu görevlilerini dinlememesi büyük bir soruşturma eksikliğidir.

Soru & Cevap Güncelleme: 24.05.2025

Ceza davam sürdüğü için avukatlık ruhsatımı alamadım ve maddi zarara uğradım. Beraat ettikten sonra kazanç kaybım için ağır ceza mahkemesinde mi tazminat davası açmalıyım?

add

Ceza davası devam ederken avukatlık ruhsatınızın verilmemesi nedeniyle uğradığınız maddi zararların tazmini için ağır ceza mahkemesinde değil, idari yargı mercilerinde tam yargı davası açmanız gerekmektedir. Ceza muhakemesi kanunları kapsamında haksız yakalama ve gözaltı gibi durumlar için ağır ceza mahkemelerinde tazminat talep edilebilirken, beraat eden kişilerin salt haklarında kamu davası açılıp yargılama yapıldığı için mesleki ruhsat alamamalarından doğan zararlar bu kapsamda doğrudan talep edilememektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 21.07.2025

Hakkımda açılan soruşturmada katıldığım basın açıklamaları ve evimde bulunan bazı dergiler gerekçe gösterilerek tutuklandım. Sadece bunlara dayanılarak tutuklama kararı verilebilir mi?

add

Soruşturma dosyanızda yer alan basın açıklamalarına katılımınız, aleyhinize verilen tanık beyanları veya evinizde bulunan örgütsel dokümanlar mahkemelerce tutuklama için bir ön şart olarak kabul edilebilir. Yargı makamları, kişinin yasa dışı bir yapılanma kapsamında faaliyet yürüttüğüne, örgütün yayın organları üzerinden yapılan çağrılara istinaden etkinliklere katıldığına dair tespitleri kuvvetli suç şüphesi olarak değerlendirme yetkisine sahiptir.

Soru & Cevap Güncelleme: 22.05.2025

Hakkımda açılan bir ceza soruşturması takipsizlikle sonuçlandı ama işverenim bu soruşturmayı bahane ederek beni işten attı. İş mahkemesi bu takipsizlik kararını dikkate almak zorunda mıdır?

add

İş mahkemeleri, hakkınızda yürütülen bir ceza soruşturması sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı veya beraat kararını kural olarak işçi lehine bir durum olarak değerlendirme eğilimi göstermelidir. Ancak, ceza mahkemeleri ile hukuk mahkemeleri tarafından yapılan yargılamalar mutlak surette birbirleri yönünden bağlayıcı olmadığından, iş mahkemesi ceza dosyasındaki eylemlerin iş sözleşmesinin feshine olan etkisini şüphe feshi yönüyle ayrıca inceleyebilmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 21.02.2025

İşverenim beni terör örgütüyle bağlantılı olduğumu iddia ederek işten attı. Ancak gerekçe olarak gösterdikleri savcılık kararı, terörle hiç ilgisi olmayan eski bir takipsizlik kararı. Takipsizlik kararı işten çıkarılma sebebi olabilir mi?

add

İşvereninizin işten çıkarma gerekçesi ile dayandığı takipsizlik kararının içeriği arasında anlamsal ve mantıksal bir bağ kurulamıyorsa, bu durum geçerli bir fesih sebebi olarak kabul edilemez. Bir kişinin iş sözleşmesinin terör örgütleriyle irtibatlı veya iltisaklı olduğu şüphesiyle feshedilebilmesi için, ortada bu şüpheyi haklı kılacak güncel ve somut verilerin bulunması gerekir.

Soru & Cevap Güncelleme: 21.09.2025

Sokağa çıkma yasağı olan ve çatışmaların yoğun sürdüğü bir bölgede yakınım vefat etti. Savcılığın olay yerinde tüm delilleri eksiksiz toplayamaması soruşturmanın haksız olduğunu gösterir mi?

add

Çatışmaların devam ettiği ve can güvenliği riskinin son derece yüksek olduğu olağanüstü durumlarda, soruşturma makamlarının olay yerinden delil toplama konusundaki kuralları katı bir biçimde uygulayamaması tek başına soruşturmanın haksız veya yetersiz olduğunu göstermemektedir. Güvenlik güçlerine yönelik bombalı ve silahlı saldırıların yaşandığı öngörülemez ortamlarda, savcıların olay yerine bizzat giderek anında delil tespiti yapamaması hukuken makul karşılanabilmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 08.03.2026

Cezaevinde el konulan defterlerimin terör propagandası olduğu söylenerek itirazlarım reddedildi. İnfaz hâkimliği benim savunmamı hiç dikkate almadan bu cezayı onaylayabilir mi?

add

İnfaz hâkimliğinin sizin savunmalarınızı ve sunduğunuz itirazları dikkate almadan, sadece idarenin soyut iddialarına dayanarak disiplin cezasını onaylaması hukuka uygun kabul edilmemektedir. Cezaevinde bulundurduğunuz defterlerin veya ajandaların suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini içerdiği ileri sürülüyorsa, yargı makamlarının bu iddianın içinin dolu olup olmadığını dikkatle incelemesi şarttır.

Soru & Cevap Güncelleme: 14.03.2025

Cezaevinde izin verilen kitaplardan aldığım felsefi notlar ve kişisel ajandam örgüt propagandası sayılarak ceza aldım, haklarımı nasıl arayabilirim?

add

Mahpusların kişisel notları veya ajandaları, içeriğinde yasa dışı örgütlerin amaçlarına hizmet eden unsurlar barındırıyorsa disiplin soruşturması geçirmelerine gerekçe oluşturabilir ve verilen cezalar hukuka uygun bulunabilir. Kendinizi felsefi veya tasavvufi alıntılar yaptığınız, kişisel savunma hazırlığı için notlar aldığınız şeklinde savunsanız dahi, inceleme makamları metnin bütünsel bağlamına bakmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 09.04.2025

Cinsel saldırı şikayetiyle açtığım ceza davası tam sekiz yıldan uzun sürdü ve sonunda sanık beraat etti. Davanın bu kadar çok uzaması ve oyalanması benim temel haklarımı ihlal etmiş olmuyor mu?

add

Yaşadığınız ağır travmatik olayla ilgili ceza yargılamasının haklı bir neden bulunmamasına rağmen sekiz yılı aşan bir sürede sonuçlandırılması, sürecin makul bir özen ve süratle yürütüldüğü ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Cinsel saldırı gibi doğası gereği asgari bir ağırlık derecesine ulaşan ve mağdur üzerinde derin fiziksel ile ruhsal etkiler bırakan olaylarda, kamu makamlarının sorumluları belirlemek ve gerekiyorsa cezalandırmak amacıyla yürüttüğü adli sürecin ivedilikle tamamlanması şarttır.

Soru & Cevap Güncelleme: 30.03.2026

Uğradığım cinsel saldırı yüzünden açtığım ceza davası tam sekiz yıl sürdü ve sonuçta sanık ceza almadı. Davanın bu kadar uzun sürmesi ve aleyhime bitmesi devleti sorumlu tutmam için yeterli midir?

add

Cinsel saldırı şikayetiyle başlattığınız yargılamanın makul bir özen ve süratle yürütülmeyerek sekiz yılı aşan bir sürede beraatle sonuçlanması, devletin anayasal koruma yükümlülüklerini ihlal ettiği anlamına gelmektedir. Bireylerin maddi ve manevi bütünlüklerinin ihlallerinden yeterli şekilde korunması için kurulan adalet sisteminin, sadece yasal bir çerçeve oluşturması yetmez, aynı zamanda bu sürecin uygulamada da hızlı ve etkili bir şekilde işletilmesi gerekir.