Bireysel Başvuru
Bireysel Başvuru — 673 SORU & CEVAP listelendi.
Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği yönündeki iddialarınızla ilgili olarak doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurmadan önce yasal olarak öngörülen Tazminat Komisyonu yolunu tüketmeniz gerekmektedir. İlgili yasal düzenlemeler kapsamında, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmaması veya mahkeme kararlarının icra edilmemesi şikâyetlerine ilişkin başvuruların öncelikle bu komisyon tarafından incelenebilmesi mümkün kılınmıştır.
Haksız yere gözaltına alındığınızı düşünüyorsanız öncelikle ceza muhakemesi kanununda yer alan tazminat davası yoluna başvurmanız gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözaltı süresinin aşıldığı veya yakalama ve gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiaları incelerken öncelikle olağan hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğine bakmaktadır.
Mahkemenin eski tapu kaydınızdaki sınırların birbirini takip etmediğini veya taşınmazın yüz ölçümüyle uyumsuz olduğunu belirterek arazinizi hazineye devretmesi halinde, bu kararın doğurduğu zararlar için tazminat davası açma yoluna gidebilirsiniz. Kadastro ve tescil davalarında eski tapu kayıtlarının gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı detaylıca incelenir ve eğer araziniz yasal düzenlemeler gereği orman veya maki örtüsü sayılarak devletleştirilmiş alanlar içinde kalıyorsa, tapunuzun hukuki geçerliliği yitirdiği kabul edilebilir.
Mahkemenin ceza miktarını doğrudan etkileyecek nitelikteki somut delillerinizi incelememesi ve itirazlarınıza yanıt vermemesi durumunda temel haklarınız ihlal edilmiş olabileceğinden bireysel başvuru yoluna gidebilirsiniz. Hayvan sayısına bağlı olarak düzenlenen idari para cezalarına itiraz ederken, gerçek hayvan sayınızı kanıtlayan tarımsal destekleme ödemesi dekontları davanın sonucunu etkileyecek oldukça önemli belgelerdir.
Hakkınızda açılan davanın usulden reddedilerek lehinize sonuçlanmış olması, dava süresince aracınız üzerinde yıllarca haksız yere devam eden kısıtlamanın yarattığı mağduriyeti ve hukuka aykırılığı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Davacı tarafın aktif dava ehliyeti bulunmaması gibi usuli sebeplerle dava reddedilmiş olsa bile, yargılama sürecinde aracınızın üzerine konulan tedbire yaptığınız itirazların kabul görmemesi ve bu kısıtlamanın sekiz yıl gibi çok uzun bir süre devam ettirilmesi tek başına incelenmesi gereken bir sorundur.
İlk derece mahkemesinin tedbirin teminat karşılığında değiştirilmesi veya kaldırılması yönünde verdiği kararlara karşı doğrudan istinafa başvurulması usulen mümkün olmadığından, bu talebinizin reddedilmesi yasal düzenlemelerin bir sonucudur. Yargı kararlarına göre, teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi kararlarına karşı sadece itiraz kanun yolu açıktır.
Mahkeme sürecinde tapunuza konulan tedbir kararının on yıl gibi makul olmayan bir süre boyunca devam etmesi mülkiyet hakkınızın ihlali niteliğindedir. Hukuki süreçlerde uygulanan geçici koruma tedbirlerinin, özellikle ihtiyati tedbir kararlarının kapsamı ve süresi itibarıyla mutlaka orantılı olması gerekmektedir.
Evet, tapunuza konulan tedbirin makul olmayan bir süre boyunca devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkınızın ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuru yapabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla mutlaka orantılı bir şekilde uygulanması gerekmektedir.
Şüpheli ölüm olaylarında devletin, olayın tüm boyutlarını aydınlatacak ve sorumluları tespit edecek nitelikte etkili bir ceza soruşturması yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır. Soruşturma makamlarının resen harekete geçerek kamera kayıtları gibi kritik delilleri zamanında ve uzmanlar aracılığıyla incelememesi, tanık ifadelerindeki çelişkileri gidermemesi hukuka aykırıdır.
Mahkemenin, hastalığınızın görev koşullarından kaynaklandığı yönündeki iddianızı aydınlatmak için gerekli olan tıbbi incelemeyi yaptırmadan davanızı reddetmesi, adil yargılanma hakkınızın bir alt unsuru olan silahların eşitliği ilkesini ihlal edebilecek niteliktedir. Yargılama sürecinde uyuşmazlığın her iki tarafına da iddia ve savunmalarını ispatlayabilmeleri için eşit ve makul fırsatlar sunulması gerekmektedir.