Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2019/3227 E. 2021/3106 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2019/3227 E. 2021/3106 K.

Bu karar, üst düzey yönetici konumunda çalışan işçilerin fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ile genel tatil ücretlerine hak kazanma koşullarını hukuken netleştirmektedir. Yargıtay, bir işçinin sırf unvan bağlamında "müdür" sıfatı taşıması ve emsallerine göre yüksek ücret almasının, mesai saatlerini tamamen kendisinin belirlediği anlamına gelmeyeceğini kesin bir dille ifade etmiştir. Eğer üst düzey yönetici, işyerinde kendisine somut görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı hiyerarşisi altında çalışıyorsa, yasal sınırlamaları aşan çalışmalarının karşılığını fazla çalışma ücreti olarak talep edebilecektir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2019/3227
Karar No 2021/3106
Karar Tarihi 02.02.2021
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Üst düzey yönetici talimat alıyorsa fazla mesai isteyebilir.
  • gavel Üst düzey yöneticilik genel tatil alacağına engel değildir.
  • gavel Manevi tazminat reddedilse de yargılama gideri değerlendirilmelidir.

Bu karar, üst düzey yönetici konumunda çalışan işçilerin fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ile genel tatil ücretlerine hak kazanma koşullarını hukuken netleştirmektedir. Yargıtay, bir işçinin sırf unvan bağlamında "müdür" sıfatı taşıması ve emsallerine göre yüksek ücret almasının, mesai saatlerini tamamen kendisinin belirlediği anlamına gelmeyeceğini kesin bir dille ifade etmiştir. Eğer üst düzey yönetici, işyerinde kendisine somut görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı hiyerarşisi altında çalışıyorsa, yasal sınırlamaları aşan çalışmalarının karşılığını fazla çalışma ücreti olarak talep edebilecektir.

Benzer davalardaki emsal etkisi oldukça yüksektir, zira uygulamada işverenler sıklıkla üst düzey yöneticilerin fazla mesai taleplerini sadece unvan ve ücret kriterlerine dayanarak peşinen reddetme eğilimindedir. Bu karar, yöneticinin kendi şirketlerinin bulunması veya işverenin son derece yüksek ücret ödemesi gibi varsayımsal argümanların ötesine geçerek, emir-talimat zincirinin varlığını belirleyici temel ölçüt olarak ortaya koymuştur. Ayrıca, üst düzey yöneticilerin kural olarak fazla mesai talep edemeyeceği yönündeki genel yaklaşımın, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını kesinlikle kapsamadığı vurgulanarak uygulayıcılara ve alt derece mahkemelerine çok net bir hukuki yol haritası çizilmiş, işçi lehine son derece önemli ve sınırları belirgin bir içtihat geliştirilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, davalı şirkette uzun yıllar muhasebe müdürü olarak görev yapmış ve iş sözleşmesi işveren tarafından ihbar öneli kullandırılarak feshedilmiştir. İşçi, gece geç saatlere kadar çok yoğun bir tempoda çalıştığını, hafta sonları ve resmi tatillerde dahi dinlenmeden mesai yaptığını belirterek kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil, yıllık izin, eksik yatan primler ve manevi tazminat gibi çeşitli haklarının kendisine ödenmesi talebiyle işverenine karşı alacak davası açmıştır.

Davalı işveren ise davacının üst düzey yönetici pozisyonunda bulunduğunu, kendi mesai saatlerini bizzat kendisinin belirlediğini, hatta kendisine ait şahsi şirketleri de bulunduğunu ve yüksek ücret aldığı için bu tarz işçilik alacaklarını talep edemeyeceğini iddia etmiştir. Yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi işverenin bu savunmasını haklı bularak fazla mesai ve tatil alacaklarını reddetmiş, uyuşmazlık nihai çözüm için üst derece mahkemesi olan Yargıtay'a taşınmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan hukuki kurallar, öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında düzenlenen çalışma süreleri, fazla çalışma esasları ve üst düzey yöneticilerin bu kapsamlardaki durumuna ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatlarıdır. Kural olarak fazla çalışma olgusu işyeri kayıtları, işe giriş-çıkış belgeleri veya işyeri iç yazışmaları ile ispatlanır. Ancak bu yazılı belgelerin bulunmaması durumunda tanık beyanlarına başvurulur ve işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ile yoğunluğu titizlikle araştırılır.

4857 sayılı İş Kanunu m. 41 düzenlemesi uyarınca, yasal haftalık çalışma süresi olan kırk beş saati aşan tüm çalışmalar fazla mesai olarak kabul edilir. Ancak Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına göre, işyerinde üst düzey yönetici konumunda çalışan bir işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği yüksek ücreti alıyorsa, kural olarak fazla mesai ücretine hak kazanamaz. Çünkü bu konumdaki kişilerin mesai saatlerini emir altında kalmadan bizzat kendilerinin belirlediği varsayılır.

Bu genel kuralın en büyük istisnası ise işyeri hiyerarşisi ve bağımlılık unsurudur. Şayet üst düzey yönetici konumunda olan işçiye, işyerinde görev, emir ve talimat veren bir başka yönetici, genel müdür ya da şirket ortağı bulunuyorsa, bu durumda işçinin çalışma gün ve saatlerini tamamen özgürce belirlediğinden söz edilemez. Bu ihtimalde yönetici, yasal sınırları aşan ve ispatlanan çalışmaları için fazla çalışma ücreti talep hakkına sahip olur. Öte yandan, üst düzey yöneticinin çalışma saatlerini belirleme özgürlüğüne dayanan bu kural, 4857 sayılı İş Kanunu m. 47 kapsamında güvence altına alınan ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına uygulanamaz.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki delilleri ve alt derece mahkemelerinin kararlarını titizlikle incelediğinde, davacının muhasebe müdürü olarak görev yapmasına rağmen üst düzey yönetici kurallarının somut olayda hatalı yorumlandığını tespit etmiştir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, davacının kendisine ait şirketlerinin bulunmasını, zamanının bir kısmını buralara ayırmasını ve aldığı ücretin asgari ücretin katbekat üstünde olmasını yeterli bir gerekçe sayarak fazla mesai ve genel tatil alacaklarını reddetmiştir.

Ancak Yargıtay, davacının görev tanımı gereği üstlerinden talimat alıp almadığı konusunun eksik bırakıldığını, mesai saatlerini tamamen kendi inisiyatifiyle düzenlediğinin peşinen kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır. Davacı, muhasebe müdürü sıfatıyla şirket içinde başka bir patrona ya da daha üst düzey bir yöneticiye bağlı olarak emir ve talimatla çalışıyorsa fazla mesai talep etme hakkına yasal olarak sahiptir. Bu nedenle, işverenin açık bir fazla mesai talimatı olup olmadığının ve davacının hiyerarşik yapısının daha detaylı incelenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Tanık beyanlarında davacının yoğun mesai yaptığı anlaşılmış olsa da haftalık saat bazında net tespitler yapılamamış, gerekirse tanıkların yeniden dinlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca Yargıtay, ilk derece mahkemesinin ulusal bayram ve genel tatil ücretlerini doğrudan "üst düzey yönetici" statüsü sebebiyle reddetmesini hukuka aykırı bulmuştur. Yüksek ücret alan yöneticinin fazla mesai alamayacağı şeklindeki katı kural, genel tatil ve bayram alacaklarını kapsamaz; şayet çalışma ispatlanmışsa bu ücretlerin mutlak suretle ödenmesi şarttır. Son olarak manevi tazminat talebinin reddedilmesine rağmen buna ilişkin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin kararda gösterilmemesi de usule aykırı bulunmuştur.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi kararlarını ortadan kaldırarak kararı bozmuştur.

Şirkette müdürüm, çok fazla mesai yapıyorum. Mesai ücreti alabilir miyim? expand_more
Yargıtay kararlarına göre, işyerinde "müdür" veya "üst düzey yönetici" unvanı taşımanız ve yüksek maaş almanız, otomatik olarak fazla mesai ücreti alamayacağınız anlamına gelmez. Eğer şirket içinde size görev ve talimat veren genel müdür veya şirket ortağı gibi daha üst düzey bir hiyerarşi altında çalışıyorsanız, yani mesai saatlerinizi tamamen kendi inisiyatifinizle belirlemiyorsanız, yasal sınırları aşan çalışmalarınız için fazla mesai ücreti talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Üst düzey yönetici resmi tatillerde çalışırsa ek ücret isteyemez mi? expand_more
Üst düzey yöneticilerin kendi mesai saatlerini belirlediği varsayımıyla kural olarak fazla mesai alamayacağı yönündeki genel kural, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına kesinlikle uygulanamaz. Yargıtay, yöneticinin son derece yüksek maaş almasının genel tatil ücreti hakkını ortadan kaldırmayacağını açıkça belirtmiştir. Bu tatil günlerinde çalıştığınızı ispatlamanız halinde, söz konusu ücretlerin mutlak suretle tarafınıza ödenmesi şarttır.
Maaşım yüksek diye patron fazla mesai ücretimi ödemiyor. Bu yasal mı? expand_more
İşverenin yalnızca yüksek ücret ödediğini ileri sürerek fazla mesai talebinizi peşinen reddetmesi hukuka uygun bir yaklaşım değildir. Yargıtay emsal kararında; yöneticinin asgari ücretin katbekat üstünde maaş almasını veya kendisine ait şahsi şirketlerinin bulunmasını, fazla mesai alacaklarının reddi için tek başına yeterli bir gerekçe saymamıştır. Hukuken belirleyici olan tek temel ölçüt, işyerinde emir-talimat zincirinin varlığı ve çalışma saatlerinizi özgürce belirleyip belirleyemediğinizdir.
İşyerinde giriş çıkış kartı veya mesai kaydı yok. Mesaiyi nasıl ispatlarım? expand_more
Kural olarak fazla çalışma olgusu, öncelikle işyeri kayıtları, işe giriş-çıkış belgeleri veya işyeri iç yazışmaları gibi yazılı belgelerle ispatlanır. Ancak işvereniniz bu tür yazılı kayıtları tutmuyorsa hak kaybına uğramazsınız; Yargıtay içtihatlarına göre fiili çalışma durumunuzu tanık beyanlarıyla ve yaptığınız işin niteliği ile yoğunluğu mahkemece titizlikle araştırılarak da ispatlayabilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir