Haksız yere disiplin cezası aldığınızı kanıtlamanız durumunda Anayasa Mahkemesinden yeniden yargılama ve tarafınıza manevi tazminat ödenmesini talep edebilirsiniz. Sendika kararına uyarak katıldığınız eylemler neticesinde anayasal haklarınızın ihlal edildiği tespit edilirse, mahkeme bu ihlalin sonuçlarının tamamen ortadan kaldırılması için dosyanızı tekrar değerlendirmek üzere ilgili derece mahkemesine gönderir.
Tazminat davanızda bilirkişi raporu sonrasında talebinizi artırmak için verdiğiniz dilekçenin sadece harç eksikliği bahane edilerek doğrudan reddedilmesi mahkemeye erişim hakkının ihlalini oluşturur. Hukuk sistemimizde maddi tazminat talebinin sonradan artırılması işlemine hukuki dilde ıslah adı verilmektedir ve bu işlem yapılırken kanun gereği noksan harcın tamamlanması zorunludur.
İlk derece mahkemesinde davanız görülürken bilirkişi raporuyla ortaya çıkan ek tazminat miktarını talep edebilmeniz anayasal hak arama hürriyetinizin temel bir parçasıdır ve sırf ilk dilekçede bazı ifadeler eksik diye bu talebinizin kanun yolu aşamasında tamamen göz ardı edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Olayınızda istinaf mahkemesinin sadece dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı gerekçesiyle sonradan yaptığınız maddi tazminat artırım talebini yok sayması ve eksik harçla ilgili size düzeltme imkanı vermemesi, adaletin sağlanmasını engelleyen aşırı şekilci bir yaklaşımdır.
Anayasa Mahkemesi tarafından istinaf sürenizin yanlış hesaplandığı ve mahkemeye erişiminizin engellendiği tespit edilirse, asıl olarak mağduriyetinizin giderilmesi için dosyanızın yeniden görülmesine karar verilir. Hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için en etkili ve hukuki yarar barındıran yöntem, ilgili yargı mercilerinin yeniden yargılama işlemlerini başlatarak ihlale neden olan hatalı kararı düzeltmesidir.
Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı vermesi, otomatik olarak yüklü miktarlarda maddi ve manevi tazminat alabileceğiniz anlamına gelmemektedir. Yüksek mahkeme, kanun değişikliği sebebiyle alacağın tahsil edilememesi sorununda asıl çözümün mahkemelerce verilecek yeni bir karar ile sağlanabileceğine inanmaktadır.
Eğitim hakkınızın ihlal edildiği tespit edilirse, yaşadığınız mağduriyetten ötürü hem yeniden yargılama talep edebilir hem de belirli bir miktar manevi tazminat alabilirsiniz. Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan kişilerin eğitimlerine devam edebilmeleri için devletin sınırsız bir imkân sağlama zorunluluğu bulunmasa da, yasal olarak sunulan sınav haklarının gerekçesiz ve keyfî biçimde kısıtlanması durumunda ihlal doğmaktadır.
Aracınız üzerindeki tedbir kararı kalkmış ve dava sonuçlanmış ise, mülkiyet hakkınıza yapılan müdahalenin telafisi için yeniden yargılama yapılması yerine doğrudan tarafınıza tazminat ödenmesi yoluyla giderim sağlanmaktadır. Aracınızın üçüncü kişilere devrini önleyen kısıtlamanın makul olmayan bir süre devam etmesi size orantısız bir külfet yüklediğinden, bu süreçte yaşadığınız sıkıntıların eski hâle getirme kuralı çerçevesinde giderilmesi gerekmektedir.
Mal varlığınız üzerindeki tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesi nedeniyle uğradığınız mağduriyetler karşısında Anayasa Mahkemesi tarafınıza manevi tazminat ödenmesine hükmedebilir. Mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesi durumunda, yargısal makamların gerekli ivediliği ve özeni göstermemiş olması idarenin sorumluluğunu doğurur.
Anayasa Mahkemesi, resmî makamlara yazdığınız dilekçe yüzünden haksız yere disiplin cezası almanız durumunda bu ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama ve tazminat ödenmesine hükmetmektedir. Bu tür bir durumda ihlal kararının ilgili infaz hâkimliğine gönderilerek, kanunsuz şekilde verilen cezanın ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama işlemlerinin başlatılması sağlanır.
Haksız yere cezaevinde kaldığınız süreler için talep ettiğiniz maddi tazminat hesaplanırken, daha yüksek bir geliriniz olduğuna dair somut ve geçerli açıklamalar sunmazsanız mahkemelerin asgari ücreti esas alması hukuka uygun kabul edilmektedir. Haksız tutulma nedeniyle açılan davalarda uğranılan zararın belirlenmesi aşamasında mahkemeler, kişinin cezaevinde kaldığı dönemde mahrum kaldığı geliri dikkate alır.