Mektuplarınızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne kaydedilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinde, Anayasa Mahkemesi genellikle tazminat ödenmesi yerine ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmasına karar vermektedir. İhlal tespiti yapıldıktan sonra, temel kural olarak ihlalin sonuçlarının giderilmesi amacıyla dosya ilgili yargı mercilerine gönderilir ve bu mercilerin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği ilke ve gerekçelere uygun biçimde yeniden yargılama işlemlerini başlatması beklenir.
Anayasa Mahkemesi tarafından soruşturma dosyasına erişiminizin kısıtlanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkınızın ihlal edildiğine karar verilmesi hâlinde, yargılama sürecinde yaşadığınız mağduriyetin telafi edilmesi amacıyla lehinize manevi tazminat ödenmesine hükmedilebilmektedir. İnceleme tarihi itibarıyla hakkınızdaki iddianamenin kabul edilip kovuşturma aşamasına geçilmesiyle birlikte dosya üzerindeki kısıtlılık hâli yasa gereği kendiliğinden sona ermiş olsa da, geçmişte usuli güvencelerden mahrum bırakılmanızın yarattığı hak ihlalinin sonuçlarının giderilmesi şarttır.
Soruşturma dosyasındaki belgelere erişiminizin somut ve geçerli bir gerekçe gösterilmeksizin kısıtlanması nedeniyle Anayasa Mahkemesine yapacağınız bireysel başvuru sonucunda lehinize manevi tazminat ödenmesine karar verilebilmektedir. Anayasa Mahkemesi, kişinin hürriyetinden yoksun bırakıldığı durumlarda tutukluluğa itiraz imkânını zedeleyen dosyaya erişim kısıtlamalarının ilgili anayasal hakları ihlal ettiğini belirterek, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek nitelikteki manevi zararlar için uygun bir miktar tazminata hükmedebilmektedir.
Anayasa Mahkemesi alacağınızın değer kaybettiğini tespit ederek ihlal kararı verse bile, bu durumun telafisi için doğrudan maddi veya manevi tazminat ödenmesine hükmetmek yerine dosyayı yerel mahkemeye göndermektedir. Yüksek mahkeme, kamu kurumlarından olan alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle verilen ihlal kararının sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için en uygun yöntemin yeniden yargılama olduğuna karar vermektedir.
Anayasa Mahkemesi tarafından adil yargılanma hakkı kapsamında verilen ihlal kararı neticesinde, geçmişe dönük mağduriyetlerin giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmektedir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılabilmesi amacıyla mahalli mahkemelerin yargılamayı yeniden başlatarak ihlale neden olan durumları telafi edecek yeni bir karar vermesi şarttır.
Dava açtığınız tarihte tazminat miktarını sonradan artırma imkânı veren hukuki yollar bulunmuyorsa ve bu nedenle mecburen yüksek bir bedel talep ettiyseniz, reddedilen kısım üzerinden idare lehine yüksek vekalet ücretine hükmedilmesi mahkemeye erişim hakkınızı zedeleyebilir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, maddi tazminat alacağının miktarı ancak bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebildiğinden, hak kazanılan tutarın dava açılmadan önce tam olarak öngörülmesi mümkün değildir.
Dava devam ederken yürürlüğe giren yeni bir yasal düzenleme ile idare lehine vekalet ücreti ödeme yükümlülüğü getirilmesi, davanın özel koşullarına göre adil yargılanma hakkınızı ihlal edebilir. Kural olarak, gereksiz başvuruları önlemek ve mahkemelerin iş yükünü azaltmak amacıyla davanın reddi hâlinde idare lehine vekalet ücreti öngörülmesi tek başına hukuka aykırı değildir.
Hastanede uygulanan tıbbi bir müdahale sonrasında kalıcı bir hasar meydana gelmesi durumunda idareye karşı tam yargı davası açarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmanız mümkündür. Mahkemeler bu tür uyuşmazlıklarda öncelikle zararın tıbbi bir hatadan mı yoksa her türlü özene rağmen ortaya çıkabilecek bir komplikasyondan mı kaynaklandığını incelemektedir.
Anayasa Mahkemesi, hastanın riskler konusunda bilgilendirilmemesi durumunun maddi tazminat taleplerinin reddedilmesi aşamasında da mahkemelerce çok dikkatli ve derinlemesine incelenmesi gerektiği yönünde kararlar vermektedir. Mahkemeler oluşan fiziksel hasarı tıbbi bir komplikasyon olarak değerlendirip doktorları kusursuz bulsa bile, hastanın maddi ve manevi varlığın korunması hakkı kapsamında yeterli aydınlatmanın yapılıp yapılmadığını tartışmak zorundadır.
Haksız yere tekrar tutuklandığınızı ve bu sebeple özgürlüğünüzden mahrum bırakıldığınızı ispatlamanız hâlinde, Anayasa Mahkemesi yaşadığınız mağduriyetin giderilmesi amacıyla lehinize manevi tazminat ödenmesine hükmedebilmektedir. İlgili mahkeme kararında yer alan olayda, tahliye edildikten hemen sonra yeterli gerekçe gösterilmeden tekrar cezaevine gönderilen başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği tespit edilmiştir.