Soruşturma dosyanıza erişimin kısıtlanması nedeniyle verilen ihlal kararlarında, eğer dava açılmış ve iddianame ağır ceza mahkemesi tarafından kabul edilmişse artık yeniden değerlendirme yapılmasına gerek kalmamaktadır. İddianamenin kabul edildiği tarih itibarıyla ilgili ceza muhakemesi kuralları gereğince soruşturma aşamasındaki kısıtlılık hâli kendiliğinden sona ermektedir.
Dosyaya erişiminizin kısıtlanması nedeniyle hakkınızın ihlal edildiği tespit edildiğinde, kısıtlılık hâlinin o anki durumuna göre tazminat alabilirsiniz ancak her durumda yargılamanın yenilenmesine karar verilmeyebilir. Şayet bireysel başvurunuzun incelendiği tarih itibarıyla hakkınızda iddianame kabul edilmiş ve soruşturma aşamasındaki kısıtlılık durumu kendiliğinden sona ermişse, mahkeme kararının yeniden değerlendirilmek üzere derece mahkemesine gönderilmesinde hukuki bir yarar görülmemektedir.
Tarlanızın bulunduğu bölgede kanalizasyon ve arıtma sistemi olmaması nedeniyle arazinizin zarar görmesi durumunda ilgili idareye karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınız bulunmaktadır. Belediyelerin veya ilgili idarelerin atık su ve kanalizasyon sularını arıtmadan çevreye bırakması veya gerekli tesisleri kurmayarak kirli suları bertaraf etmemesi hukuken hizmet kusuru olarak kabul edilmektedir.
Soruşturma dosyasına erişiminizin haksız yere kısıtlanması nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından hakkınızda bir ihlal kararı verilirse, yaşadığınız bu mağduriyetin karşılığı olarak size belirli bir miktar manevi tazminat ödenmesine karar verilecektir. Hakkınızdaki ceza davası ilerlemiş ve artık dosyaya erişim kısıtlaması kalkmış olabileğinden, mahkemenin yeniden bir değerlendirme yapmasının bu aşamada size pratik bir faydası bulunmayabilir.
Anayasa Mahkemesi tarafından mahkemenin iddialarınızı eksik inceleyip yeterli gerekçe yazmaması sebebiyle bir ihlal kararı verildiğinde, bu ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için öncelikle davanızın yeniden yargılama yoluyla tekrar görülmesine karar verilir. İhlal kararının gönderildiği derece mahkemesinin yapması gereken temel iş, yargılama işlemlerini yeniden başlatmak ve tespit edilen ihlal nedenlerini gidererek anayasal ilkelere uygun yeni bir gerekçeli karar oluşturmaktır.
Olayın idarenin ihmali ve kusuru neticesinde gerçekleştiğinin sonradan ortaya çıkması durumunda, daha önce valilik komisyonu ile sulhname imzalayıp maddi tazminat almış olsanız dahi manevi zararlarınızın tazmini için dava açma hakkınızın bulunduğu kabul edilmektedir. İlgili kanun kapsamında imzalanan sulhnamenin genel hükümlere göre manevi tazminat talep edilmesine engel oluşturmayacağı Anayasa Mahkemesi kararlarında da ifade edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma tazminatınızın enflasyon karşısında değer kaybetmesi nedeniyle mülkiyet hakkınızın ihlal edildiğini tespit ettiğinde size doğrudan maddi tazminat ödemez, bunun yerine zararın giderilmesi için yerel mahkemede yeniden yargılama yapılmasına hükmeder. Mahkemenin yaklaşımına göre, tespit edilen hak ihlali ve bunun sonuçlarının ortadan kaldırılması için yerel mahkemeye dosyanın gönderilerek yargılamanın yenilenmesi hukuki bir zorunluluktur ve bu yöntem mağduriyetin giderilmesi için yeterli kabul edilmektedir.
Anayasa Mahkemesi enflasyon karşısında eriyen tazminatınız nedeniyle mülkiyet hakkınızın ihlal edildiğine karar verdiğinde, bu zararın giderilmesi için doğrudan tarafınıza bir para ödemesi yapmak yerine mahalli mahkemede yeniden yargılama yapılmasına hükmetmektedir. Yüksek mahkemenin yaklaşımına göre, tespit edilen hak ihlalinin ve bu ihlalin yol açtığı olumsuz sonuçların tamamen ortadan kaldırılabilmesi için en etkili yöntem, kararı veren ilk derece mahkemesinin dosyayı tekrar ele almasıdır.
Açtığınız davanın istinaf aşamasında süre aşımı gibi haksız ve öngörülemez bir usul gerekçesiyle reddedilmesi durumunda Anayasa Mahkemesine yapacağınız bireysel başvuru sonucunda ihlal kararı alabilirsiniz ancak kural olarak doğrudan manevi tazminat alamazsınız. Mahkeme, idare tarafından size sadece maaş ödemesi yapıldığı gün uygulamanın öğrenildiğinin varsayılmasını ve bu tarihten itibaren dava süresinin başlatılmasını aşırı şekilci bularak hak ihlali kararı verecektir.
Cenaze ve taziye törenine katılımınızın haksız ve ölçüsüz bir gerekçeyle engellendiği durumlarda yapacağınız bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali tespiti yapılırsa tarafınıza manevi tazminat ödenmesine hükmedilebilir. Olayın üzerinden uzun bir süre geçmesi ve vefat eden yakınınızın taziye törenine katılma imkânınızın fiilen ortadan kalkmış olması durumunda, tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı değerlendirilmektedir.