Manevi Tazminat
Manevi Tazminat — 1853 SORU & CEVAP listelendi.
Sosyal medya platformlarının yeterli düzeyde siber güvenlik tedbiri almaması sebebiyle hesaplarınızın ele geçirilmesi ve özel verilerinizin ifşa olması, hizmet sağlayıcının denetim ve koruma yükümlülüklerini ihlal ettiği anlamına gelebilmektedir. Veri sorumlusu olan şirketler, ellerinde tuttukları veri setini siber saldırılara karşı korumakla mükelleftir.
Çocuğunuzun sosyal medya platformları üzerinden tekrarlayan şekilde hakaret ve tehdit içerikli mesajlara maruz kalması, siber zorbalık kapsamında incelenebilecek haksız bir saldırıdır. Bu tür eylemler, çocuğun şeref ve haysiyetini zedeleyici nitelikte olup doğrudan manevi kişilik değerleri üzerinde bir ihlal yaratmaktadır.
Hastanedeki teşhis, tedavi ve geçmiş hastalık kayıtlarınızın sizin onayınız alınmaksızın veya aydınlatma yapılmaksızın doğrudan sigorta şirketlerine aktarılması, veri koruma mevzuatına açık bir aykırılık teşkil etmektedir. Veri sorumlusu konumundaki özel hastane, topladığı verileri yalnızca belirli, açık ve meşru amaçlar doğrultusunda kullanmak zorunda olup, tedavi amacını aşarak ticari maksatlarla üçüncü kişilerle rastgele paylaşamaz.
Sosyal medya platformlarında sadece belirli bir kitleye açık olarak paylaştığınız fotoğrafların izinsiz şekilde alınarak başka mecralarda kullanılması durumunda, kişilik haklarınıza saldırı gerekçesiyle yasal süreç başlatmanız mümkündür. Kişinin resminin rızası dışında kopyalanması, çoğaltılması ve yayımlanması, genel olarak şeref, saygınlık ve özel hayatın gizliliği unsurlarına yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirilebilecek önemli bir emaredir.
Hekiminizin sizin onayınız olmadan rahatsızlığınızla ilgili özel bilgileri ailenizle paylaşması, hekimin sır saklama yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirildiğinde tıp etiğine ve hasta mahremiyetine aykırı düşebilecek bir eylemdir. Hastanın bilinci açık ve ayırt etme gücü yerindeyse, yakınlarına bilgi verilip verilmemesi konusunda karar yetkisi yalnızca hastaya aittir ve rıza alınmadan yapılan bildirimler hukuka aykırı bir müdahale olarak yorumlanabilir.
Kişisel verilerinizin hukuka aykırı şekilde işlendiğini ve kaydedildiğini tespit etmeniz halinde, işvereninizden mevcut uygulamanın durdurulmasını talep edebilir ve çeşitli yargı yollarına başvurabilirsiniz. Medeni Kanun kapsamında kişiliğinize yönelen bu saldırıya karşı önleme, durdurma veya tespit davaları açabileceğiniz gibi, yaşadığınız ihlal sebebiyle uğradığınız mağduriyetler için maddi ve manevi tazminat da talep edebilirsiniz.
Kişilik haklarınızın internet ortamındaki haksız saldırılar neticesinde zedelenmesi durumunda, yalnızca içeriklerin kaldırılmasını değil, aynı zamanda uğradığınız zararların tazminini de talep etmeniz hukuken mümkündür. Genel hukuk mahkemelerinde açılacak davalar yoluyla, mevcut saldırının hukuka aykırılığının tespiti, saldırının durdurulması ve bunun yanında uğradığınız sarsıntı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunabilirsiniz.
İşvereninizin hukuka aykırı veri işleme faaliyetleri nedeniyle uğradığınız zararlar için tazminat davası açmadan önce doğrudan Kişisel Verileri Koruma Kuruluna başvurma gibi bir zorunluluğunuz kesinlikle bulunmamaktadır. Kişilik hakları zedelenen bir işçi, genel hükümlere göre doğrudan adli yargı mercilerine başvurarak maddi veya manevi tazminat davası açma hakkına doğrudan sahiptir.
Kişisel verilerinizin hukuka aykırı bir şekilde işlenmesi veya aktarılması neticesinde bir mağduriyet yaşamanız durumunda, uğradığınız bu zararın giderilmesini talep etme hakkınız yasal teminat altındadır. Kurulun asıl görevi idari ihlalleri tespit etmek olup tazminat miktarı belirlemek olmadığından, maddi ve manevi tazminat taleplerinizi genel hükümler çerçevesinde genel mahkemelere yöneltmeniz gerekmektedir.
Sağlık hizmeti sunumunda hekimin asıl görevi tıbbi tedavi ve bakımı sağlamaktır, ancak belirli hukuki ve etik sınırlar çerçevesinde hekimin hastayı reddetme ihtimali de yasal olarak düzenlenmiştir. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve Hekimlik Meslek Etiği Kuralları uyarınca, acil durumlar veya resmi/insani vazifenin ifası gibi zorunlu haller dışında hekimin hastayı tedavi etmekten kaçınması hukuken mümkündür.