Anasayfa/ Konular/ Tazminat/ Manevi Tazminat

Manevi Tazminat

Kişinin bedensel bütünlüğüne, onuruna, itibarına veya özel hayatına yönelik haksız saldırılar sonucu yaşadığı derin elem, keder ve psikolojik yıkımın hukuki yollarla telafisi manevi tazminatın konusudur. Bir zenginleşme aracı olmamakla birlikte, mağdurun ruhsal tatminini sağlamak ve faili caydırmak amacıyla hakkaniyete uygun, somut olayın ağırlığıyla orantılı bir bedelin hüküm altına alınması, zedelenen insan onurunun yasal bir onarımıdır.
Soru & Cevap Güncelleme: 29.11.2025

Gönderilmeyen mektubum için infaz hakimliğine yaptığım şikayet mahkemede söz hakkı verilmeden ve matbu bir gerekçeyle reddedilirse ne yapabilirim?

add

Şikayetinizin infaz hakimliği tarafından mektubunuzun içeriğine yönelik somut bir değerlendirme yapılmaksızın ve size yeterli söz hakkı tanınmaksızın soyut gerekçelerle reddedilmesi durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilirsiniz. Özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişilerin mektup gönderme gibi anayasal haklarına yapılan idari müdahalelerin yargı mercilerince denetlenmesi aşamasında, kararların açık ve net bir şekilde gerekçelendirilmesi hayati önem taşır.

Soru & Cevap Güncelleme: 13.02.2026

Cezaevinde haksız yere hücre cezası aldığım için ifade özgürlüğümün ihlal edildiğini düşünüyorum. Anayasa mahkemesi'ne başvurursam tazminat kazanabilir miyim?

add

Cezaevinde haksız ve orantısız bir şekilde hücre cezasına çarptırılmanız nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak hak ihlali tespiti ve manevi tazminat talebinde bulunabilirsiniz. Mahkeme, yazdığınız notlar veya kullandığınız ifadeler nedeniyle size verilen disiplin cezasının süresi ve ağırlığı bakımından orantısız olduğuna karar verirse ifade özgürlüğünüzün ihlal edildiği sonucuna ulaşabilmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 06.09.2025

Gazeteci olarak yazdığım bir yazı yüzünden televizyonda bana ağır eleştiriler yapıldı ve hakaret edildiğini düşünüyorum, tazminat davası açsam kazanabilir miyim?

add

Kamuoyunca tanınan bir kişi veya gazeteci iseniz size yöneltilen sert eleştirilere sıradan bir vatandaşa göre çok daha fazla katlanmanız gerekmektedir. Mahkemeler bu tür durumlarda şeref ve itibarınızın korunması hakkı ile karşı tarafın ifade özgürlüğü arasında adil bir denge kurmaya çalışır.

Soru & Cevap Güncelleme: 02.06.2025

Televizyonda itibarımı zedeleyen sözler söyleyen kişiye açtığım manevi tazminat davası reddedildi, devletin benim itibarımı koruma borcu yok mu?

add

Devletin bireylerin manevi varlığının bir parçası olan kişisel şeref ve itibarına üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek şeklinde bir pozitif yükümlülüğü elbette bulunmaktadır. Ancak mahkemeler bu yükümlülüğü yerine getirirken sizin itibarınızın korunması hakkı ile karşı tarafın anayasal güvence altındaki düşüncelerini yayma hakkı arasında adil bir denge kurmak zorundadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 17.09.2025

Kamulaştırmasız el atma yüzünden açtığım davada anayasa mahkemesi ihlal bulursa arazimi geri alabilir miyim yoksa tazminat mı ödenir?

add

Kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin tespit edildiği durumlarda, her zaman arazinin fiziken iadesi veya yeniden yargılama yapılması mümkün olmayabilir ve bu gibi hâllerde etkin giderim yolu olarak tazminat ödenmesine karar verilir. Anayasa Mahkemesi uygulamalarında, anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmadığı tespit edildiğinde, mağduriyetin giderilmesi amacıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde tazminat mekanizması işletilmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 21.03.2026

Hakkımda açılan tapu iptal davası nedeniyle evimin üzerindeki tedbir on yıldır kalkmadı. Mahkemelerin bu kısıtlaması yüzünden uğradığım zararlar için tazminat alabilir miyim?

add

Evinizin üzerindeki tedbir kararının çok uzun sürmesi nedeniyle yaşadığınız mağduriyetin giderilmesi için manevi tazminat talebinde bulunmanız mümkündür. Yargısal makamların, bir taşınmazın üzerine tedbir koyduktan sonra bu sürecin uzamaması için mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliği ve özeni gösterme sorumluluğu bulunmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 21.11.2025

Cezaevinde koğuşun ortak alanında duran ve bozuk olan eski bir radyo yüzünden bana hücre cezası verdiler, bu haksızlık değil mi, ne yapabilirim?

add

Cezaevinde el konulan ve bozuk olduğu iddia edilen bir radyo nedeniyle hücre cezası verilmesi, idare ve mahkemeler tarafından gerekli araştırmalar yapılmadan verilmişse ifade özgürlüğü ihlali sayılabilmektedir. Ceza infaz kurumlarında mahpusların dışarıyla iletişim kurmasını veya haber almasını sağlayabilecek elektronik aletlerin bulundurulması sıkı kurallara tabidir ve güvenlik amacıyla kısıtlanabilir.

Soru & Cevap Güncelleme: 30.08.2025

Taşınmazımın üzerine konulan tedbir kararı yıllardır devam ediyor. Mahkeme süreci bitmediği için malımı satamıyorum, bu durum mülkiyet hakkımı ihlal etmez mi?

add

Bir taşınmaz üzerine konulan tedbir kararının makul olmayan bir süre boyunca devam etmesi mülkiyet hakkınızı ihlal eden bir durumdur. Mahkemeler tarafından mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin uygulanmasının ölçülü kabul edilebilmesi için, bu tedbirin kapsamı ve süresi bakımından orantılı olarak uygulanması gerekmektedir.

Soru & Cevap Güncelleme: 18.12.2025

Davam devam ederken evime konulan tedbir kararı çok uzun sürdü ve mağdur oldum. Bu mağduriyetimin giderilmesi için anayasa mahkemesi'nden ne gibi bir tazminat alabilirim?

add

Evinize konulan tedbir kararının ölçüsüz derecede uzun sürmesinden kaynaklanan mağduriyetinizin giderilmesi için Anayasa Mahkemesi tarafından manevi tazminat ödenmesine karar verilebilmektedir. Taşınmazınız üzerindeki kısıtlamanın uzun yıllar devam etmesi, mülkiyet hakkınızın gerektirdiği ivediliğin ve özenin yargısal makamlarca gösterilmemesi anlamına geldiğinden, mahkemelerin bu gecikmedeki sorumluluğu doğmaktadır.

Soru & Cevap Güncelleme: 17.02.2025

Yıllar boyunca cezaevinde kişi başına üç metrekareden az alan düşen aşırı kalabalık bir koğuşta kalmak zorunda bırakıldım, bu mağduriyetim için tazminat alabilir miyim?

add

Ceza infaz kurumunda yıllar boyunca kesintisiz olarak üç metrekarenin altında kişisel alanda barındırılan ve bu alan eksikliği kısa süreli, küçük çaplı veya ara sıra olmayan bir mahpus, yaşadığı bu mağduriyet karşısında tazminat talebinde bulunabilmektedir. Kişiye düşen alanın bu kadar dar olması ve bu durumun çok uzun süre devam etmesi, tutulma koşullarının asgari ağırlık eşiğini aştığını gösterdiğinden Anayasa ile güvence altına alınan maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir.