Eşler arasındaki malvarlığı uyuşmazlıklarında sıklıkla karşılaşılan değer artış payı ve katkı payı, farklı yasal dönemlere ve hukuki temellere dayanan iki önemli kavramdır. Bu makale, her iki hakkın tanımını, hukuki niteliklerini ve birbirlerinden ayrılan temel özelliklerini aile hukuku perspektifiyle derinlemesine incelemektedir.
Türk Medeni Kanunu kapsamında eşler arasındaki ekonomik ilişkileri düzenleyen mal rejimleri, yasal ve seçimlik olmak üzere çeşitli türlere ayrılmaktadır. Evlilik birliğinin ölüm, boşanma veya mahkeme kararı gibi hukuki sebeplerle son bulması halinde mal rejimleri de sona erer ve eşlerin ekonomik haklarını koruyan tasfiye süreci başlar.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde, eşlerden birinin farklı malvarlığı grupları arasında gerçekleşen değer kaymalarının giderilmesi amacıyla uygulanan denkleştirme kurumu ve bu kurumun hesaplama yöntemleri, hukuki uyuşmazlıkların adil bir şekilde çözümlenmesi için büyük bir öneme sahip olup, tasfiye sürecinin temel yapı taşlarındandır.
Mal rejimi tasfiyesi davalarında iddiaların ispatlanması süreci, davanın seyrini ve sonucunu belirleyen en temel aşamadır. İspat yükünün kimde olduğu ve iddiaların hangi yasal delil türleriyle kanıtlanabileceği, adil bir mal paylaşımının hukuki güvencesini oluşturur.
Türk Hukukunda eşler mal rejimi sözleşmeleri ile yasal tasfiye paylarını değiştirebilirler. Ancak bu sözleşme serbestisi sınırsız olmayıp, özellikle ortak olmayan çocukların saklı paylarını zedelediği noktada tenkis yaptırımı ile karşılaşır. Bu makale, mal rejimi sözleşmelerinin saklı paylara ve tenkise olan hukuki etkilerini inceler.
Aile hukukunda mal rejiminin tasfiyesi, eşler arası mali ilişkilerin adilce sonlandırılmasını sağlar. Bu makalede tasfiye sürecinin işleyişi, değer artış payı alacağının hukuki formüllerle hesaplanma yöntemleri, değerleme zamanı ve bu özel nitelikli davalarda uygulanması gereken on yıllık zamanaşımı süresi tüm detaylarıyla incelenmektedir.
Evlenmenin butlanı kararlarında mal rejiminin tasfiyesine geçilebilmesi için kararın kesinleşmesi hukuki bir zorunluluktur. Kesinleşme sonrasında ise bir yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Hak kayıplarının önüne geçmek adına bu sürelere ve usuli işlemlere uzman bir hukuki yaklaşımla titizlikle uyulması büyük önem taşımaktadır.
Kanunlarımıza göre evcil hayvanlar ne yazık ki bir çocuk gibi değil, taşınır eşya statüsünde değerlendirilmekte ve mal paylaşımı hükümlerine tabi tutulmaktadır. Boşanma davasında mahkeme köpeğinizin aidiyetini belirlerken öncelikle resmi kayıtlara ve onu kimin sahiplendiğine odaklanacaktır.
Eşinizin vefatından çok kısa bir süre önce onayınız olmadan yaptığı bu yüklü para transferi, hem mal rejiminin tasfiyesi hem de miras hukuku çerçevesinde hakkınızı arayabileceğiniz bir işlemdir. Evlilik birliğinde geçerli olan edinilmiş mallara katılma rejimi kurallarına göre, eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden, yani ölümden önceki son bir yıl içinde diğer eşin rızası olmaksızın yaptığı karşılıksız kazandırmalar artık değer hesaplamasında mutlaka dikkate alınır.
Mahkemenin hayata kast sebebiyle boşanmaya karar vermesi durumunda eşiniz, evliliğiniz boyunca biriktirdiğiniz malların yarısını alma hakkını kaybedebilir veya bu pay mahkemece hakkaniyete uygun şekilde ciddi oranda azaltılabilir. Hukukumuzda hayata kast gibi evlilik birliğinin temel varlığına yönelik çok ağır bir ihlalin gerçekleşmesi ihtimalinde, kanun koyucu mağdur eşi korumak amacıyla kusurlu eşin yasal edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamındaki artık değer alacağına müdahale eden özel bir yaptırım kuralı öngörmüştür.