Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, polis karakolunda devletin kontrolü altındayken bireylere yönelik gerçekleştirilen nedensiz fiziksel ve psikolojik şiddeti Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 3 kapsamında insanlık dışı ve onur kırıcı muamele yasağının ihlali olarak değerlendirmektedir. Cioffi v.
Kolluk kuvvetlerinin bireylere cinsel yönelimleri veya kişisel özellikleri nedeniyle nefret saikiyle hakaret etmesi ve onları aşağılaması durumunda, devletin bu ayrımcı tutumu derhal ve etkili bir şekilde soruşturma yükümlülüğü bulunmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, polislerin kişileri alıkoyarken insan onuruyla bağdaşmayan, korku ve aşağılanma duygusu yaratan nefret söylemleri kullanmasını küçültücü muamele yasağı kapsamında değerlendirmektedir.
İş arkadaşınızın iddia edilen yolsuzluk faaliyetlerini onun üstlerine özel bir yazışma ile bildirmeniz nedeniyle hakkınızda hakaret ve karalama davası açılması ve aleyhinize karar verilmesi durumunda ifade özgürlüğünüzün ihlal edildiği kabul edilebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi benzer bir başvuruda, eski meslektaşının yolsuzluk yaptığını üstlerine rapor eden ve bu sebeple açılan davalara maruz kalan bir kişinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Hakkınızda yapılan haberler varsayımlara veya sorulara dayanıyorsa ve gazetecinin bilgilerin yalan olduğunu bilerek hareket ettiği kanıtlanamıyorsa, ceza verilmesi her zaman mümkün olmayabilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre, gazetecilerin özellikle kamu görevlileri ve yargı mensupları hakkında kamuoyunu ilgilendiren konularda haber yaparken ifade özgürlüğü kapsamında daha geniş bir korumadan yararlandıkları kabul edilmektedir.
İtibarınızı korumak için idari para cezası veya ceza yargılaması yolları sonuçsuz kaldığında, doğrudan hakaret veya iftiraya dayalı bir tazminat davası açmayı tercih edebilirsiniz. İdari veya cezai yaptırımlar gerektiren başvuru yolları, genellikle kişinin bilerek ve isteyerek asılsız bilgi yaydığının kanıtlanması gibi çok yüksek bir ispat yükü gerektirmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvuru hakkının kötüye kullanılması durumunda dosyanızı usulden reddedecektir. Mahkeme içtihatlarına göre, başvuru sahibinin mahkemenin düzgün işleyişini engelleyen, mahkeme başkanına veya üyelerine yönelik asılsız suçlamalar ve saldırgan ifadeler içeren beyanları, bireysel başvuru hakkının açıkça kötüye kullanılması olarak değerlendirilir.
Dilekçenizde yer alan bu tür iğneleyici ifadeler, hakimin kişisel bütünlüğüne yönelik doğrudan bir saldırı amacı taşımadığı ve yargılamadaki usuli eksikliklere dikkat çekmek için kullanıldığı sürece hukuki savunma kapsamında değerlendirilir. Bir avukatın, müvekkilinin haklarını korumak adına duruşma tutanaklarının eksik veya hatalı tutulduğunu iddia ederek mahkeme başkanının tutumunu eleştirmesi olağan bir durumdur.
Ünlü bir siyasetçinin siyasi yöntemlerini eleştirmek amacıyla hazırlanan hiciv niteliğindeki bir yayından dolayı tazminat ödemeye mahkum edilmeniz, ifade özgürlüğü hakkınızın ihlali anlamına gelebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, siyasetçilerin ve tanınmış kişilerin, sıradan vatandaşlara kıyasla çok daha yüksek bir eleştiriye tahammül göstermesi gerektiğini açıkça belirtmektedir.
Bir siyasetçinin açtığı hakaret davasında, mahkemelerin sizin ifade özgürlüğünüz ile siyasetçinin kendi hakları yerine onun aile bireylerinin itibarını tartarak size ceza vermesi adil bir yaklaşım değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, siyasetçinin ailesini siyasi çıkar ve popülarite elde etmek amacıyla bilerek kamuoyunun önüne çıkarması durumunda, bu siyasi yöntemin eleştirilmesinin meşru bir kamu yararı taşıdığını vurgulamaktadır.
Ünlü bir siyasetçiye yönelik bu tür eleştiriler, eğer kamuoyunu ilgilendiren bir tartışmaya katkı sağlıyorsa genellikle ifade özgürlüğü kapsamında korunmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, tanınmış kişilerin ve özellikle siyasetçilerin kamuoyunun sıkı denetimine bilerek açık olduklarını ve bu nedenle normal vatandaşlara göre eleştirilere karşı çok daha yüksek bir hoşgörü göstermeleri gerektiğini belirtmektedir.