Hak Arama Özgürlüğü
Hak Arama Özgürlüğü — 69 SORU & CEVAP listelendi.
Açtığınız davalarda kanuni düzenlemelere aykırı olarak aleyhinize yüksek tutarlarda avukatlık ücretine hükmedilmesi, uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilme ve hakkınızı arama özgürlüğünüzü doğrudan engelleyen bir müdahale olarak kabul edilmektedir. Bir temel hak olan hak arama özgürlüğü, bireylerin iddialarını mahkeme önünde serbestçe dile getirebilmesini ve uyuşmazlıkların etkili bir şekilde karara bağlanmasını güvence altına alır.
Mahkemenin, alacağınızın net miktarını belirlemek için gerekli belgeleri size sunmadan ve miktar artırımı yapmanıza olanak tanımadan eksik tazminata hükmetmesi adil bir yargılama süreci ile bağdaşmamaktadır. Özellikle döner sermaye ücreti gibi net hesaplanması zor olan ve maaş bordroları ile görevlendirme yazıları gibi kurumsal belgelere dayanan alacakların tespitinde, mahkemenin idareden gelen cevabi yazıları tarafınıza tebliğ etmesi gerekmektedir.
İdare mahkemesi, zararın gerçek boyutunun sonradan anlaşıldığı durumlarda dava açma süresini olayın yaşandığı tarihten başlatarak davanızı süre aşımından reddederse, uyuşmazlığın esası incelenemeyeceği için mahkemeye erişim hakkınız ihlal edilmiş olabilir. Anayasa Mahkemesi, yargı mercilerinin süreye ilişkin kanun hükümlerini yorumlarken aşırı şekilcilikten kaçınmaları gerektiğini ve mevzuatı davanın esasına girilmesini engelleyecek kadar katı yorumlamalarının hukuki güvenlik ilkesi ile hak arama özgürlüğü arasındaki dengeyi bozacağını vurgulamaktadır.
İdari yargıda açılan tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın artırılması işlemi kanuni düzenlemeler ve yargı içtihatları uyarınca kural olarak ilk derece mahkemeleri tarafından nihai karar verilinceye kadar yapılabilmektedir. Bu kural, mahkemelerin davaları gereksiz yere uzatmadan sonuçlandırmasını sağlamak ve usul ekonomisi ile iyi adalet yönetimi ilkelerini korumak gibi meşru bir amaca hizmet etmektedir.
İdare mahkemelerinin verdiği kararlarda, davacının davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddialarını tartışmaması ve sadece şekli ifadelerle yetinmesi açık bir hak ihlali olarak değerlendirilmektedir. Mahkemeler, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini ve sonuca varılırken kullanılan takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır.
Kamu hizmetlerinin yürütüldüğü alanlarda çalışma düzeninin ve kurum içi disiplinin sağlanması büyük bir önem taşısa da, kamu görevlisi olmanız toplumun diğer bireyleri gibi anayasal haklardan yararlanmanıza engel değildir. Görevinizin niteliği gereği, mesleki bağlılık ve kamu düzeni gibi sebeplerle birtakım sorumluluklara ve sınırlamalara tabi olmanız beklenebilir ancak amirlerinizin veya kurumun hukuka aykırı olduğunu düşündüğünüz uygulamalarına karşı yasal yollardan hakkınızı aramanız ve itiraz etmeniz en doğal hakkınızdır.
İstinaf veya temyiz aşamasındaki üst mahkemelerin, dosyada bulunan uzman raporlarını ve emniyet birimlerinin yaptığı somut tespitleri hiçbir makul gerekçe göstermeden hiçe sayması hukuken mümkün değildir. Velayet uyuşmazlıklarında asıl olan, tarafların yakınlarının kişisel düşünceleri değil, bağımsız uzmanlarca hazırlanan ve çocuğun yüksek yararı ilkesini merkezine alan bilimsel değerlendirmelerdir.
İtiraz mercilerinin ileri sürdüğünüz argümanları değerlendirmeyip sadece şekli şartların oluşup oluşmadığına bakarak basmakalıp gerekçelerle ret kararı vermesi, etkili bir denetim yapılmadığını göstermektedir. Hukuki süreçlerde itiraz yollarının, başvuranların iddia ve delillerinin dikkate alındığı, çatışan menfaatlerin dengelendiği ve temel haklara yapılan müdahalenin ölçülülüğünün incelendiği yerler olması beklenir.
Anayasa Mahkemesi, davanız devam ederken yürürlüğe giren ve alacağınızın tahsilini engelleyen bu kanuni düzenleme nedeniyle mahkemenin uyuşmazlığın esasına girmeden karar vermesini, hak arama özgürlüğü açısından hukuka aykırı bulmaktadır. Yüksek mahkeme, teorik düzeyde etkili bir yol olarak görülen dava açma hakkınızın, sonradan yapılan yasal değişiklikler yüzünden pratikte başarı sunma kapasitesini yitirdiğini tespit etmektedir.
Hakkınızda kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yaptığınız itirazın, davanın esasına girilmeden ve iddialarınız değerlendirilmeden sadece şekli şartlar yönünden basmakalıp ifadelerle reddedilmesi hukuka uygun kabul edilmemektedir. Anayasa Mahkemesinin tespitlerine göre, itiraz mercilerinin yeknesak bir şekilde ve dosya üzerinden sadece hukuka aykırılık bulunmadığını bildiren tek bir cümleden ibaret gerekçelerle itirazları reddetmesi hak arama özgürlüğü güvencesini zedelemektedir.