HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması)
HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) konusunda 151 içerik listelendi.
Adil yargılanma hakkınızın ihlal edildiğinin tespiti hâlinde, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanızın yerel mahkemeye gönderilerek yeniden yargılama yapılması sağlanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, itiraz yolunun etkili bir denetim sağlamaması ve kanuni şartların iptal edilmesi nedenleriyle eski yargılamalardaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğine karar vermiştir.
Mahkemenin delillerinizi yeterince toplamadan ve itiraz merciinin iddialarınızı esastan değerlendirmeden sadece şekli şartlar yönünden reddetmesi adil yargılanma hakkınızın ihlali anlamına gelir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, mahkemeler sanıklara yüklenen suçun sabit olup olmadığını varsayımlara dayanmadan, kapsamlı bir araştırmayla tespit etmelidir.
Anayasa Mahkemesi, sanıklara bu kararı kabule ilişkin irade beyanları sorulmadan önce hükmün kurulması ve sonuçların net bir şekilde bildirilmesi gerektiğini vurgulayarak usuli güvencelerin sağlanmamasını bir ihlal nedeni saymaktadır. Mevcut uygulamada yerel mahkemelerin izlediği yöntemlerin iddia makamı karşısında savunma makamını dezavantajlı duruma düşürdüğü ve silahların eşitliği ilkesi ile bağdaşmadığı belirtilmektedir.
Anayasa Mahkemesi bu tür ihlal kararlarında genellikle tazminat ödenmesi yerine ihlalin sonuçlarının tamamen ortadan kaldırılabilmesi amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermektedir. Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması durumunda halihazırda istinaf ve temyiz gibi başvuru haklarınız bulunduğundan, maddi veya manevi tazminat talepleri reddedilmekte ve yeniden yargılama kurumu yeterli bir hukuki telafi yöntemi olarak kabul edilmektedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle adil yargılanma hakkınızın ihlal edildiği tespit edildiğinde, mahkeme öncelikle ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar verir ancak tazminat talepleriniz kural olarak reddedilir. Anayasa Mahkemesi, bu tür durumlarda hukuki yararın yargılamanın yenilenmesinde olduğunu kabul etmektedir.
Geçmişteki eylemlerinize ilişkin emniyet raporlarının ve ertelemeye tabi tutulmuş cezalarınızın, iş akdinizin feshine nasıl dayanak oluşturduğu mahkemelerce net bir şekilde açıklanmamışsa bu durum özel hayata saygı hakkı kapsamında haksız bir müdahale olarak değerlendirilebilir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, hakkınızda terör örgütü propagandası yapmak gibi suçlardan verilmiş kararlar veya kolluk kuvvetlerince hazırlanan tevdi raporları tek başına yeterli kabul edilemez.
Mahkemenin lehinize olan delilleri toplamadan ve savunmanızı dikkate almadan hakkınızda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermesi adil yargılanma hakkınızın ihlali niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi, bu tür yargılamalarda sanıkların delil toplatma ve inceletme taleplerinin reddedilmesinin silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine açıkça aykırı olduğunu tespit etmiştir.
Hakkınızda verilen karara karşı yaptığınız itirazın esastan incelenmeksizin yalnızca şeklî şartlar yönünden basmakalıp ve soyut ifadelerle reddedilmesi adil yargılanma hakkınızın açık bir ihlalidir. Anayasa Mahkemesi, itiraz mercilerinin davayla doğrudan ilgili olan esaslı hususları ayrıca değerlendirerek yeterli bir gerekçe sunmaları gerekirken sistemsel olarak bu yükümlülüklerini yerine getirmediklerini tespit etmiştir.
Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı şikâyetiyle doğrudan Anayasa Mahkemesine yaptığınız başvuru esastan incelenmeyecek ve size doğrudan tazminat ödenmeyecektir. Kanunda yapılan son değişiklikler uyarınca, davaların çok uzun sürmesinden kaynaklanan mağduriyetler ve tazminat talepleri için öncelikle Tazminat Komisyonu isimli idari mercie başvuru yapılması zorunlu hâle getirilmiştir.
İtiraz makamlarının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan başvuruları dosya esasına girmeksizin sadece şeklî şartlar yönünden incelemesi hukuka uygun kabul edilmemektedir. İtiraz mercilerinin, ilk derece mahkemelerince verilen kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığını belirten tek cümlelik, kalıplaşmış ve soyut gerekçelerle ret kararı vermesi etkili bir denetim mekanizmasının işletilmediğini gösterir.