Herhangi bir işte çalışmadığınız dönemde haksız yere gözaltına alınmanız durumunda, maddi zararınızın net asgari ücret üzerinden hesaplanması kural olarak hukuka uygun kabul edilmektedir. Mahkemeler tazminat davası sürecinde öncelikle emniyet müdürlüğü aracılığıyla kişinin sosyal ve ekonomik durumunu araştırmakta ve herhangi bir gelirinizin olup olmadığını tespit etmektedir.
Anayasa Mahkemesi tarafınıza ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle hak ihlali kararı verirse, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanız yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili ilk derece mahkemesine gönderilir ve mahkemenin yeni bir karar vermesi beklenir. Bu ihlal kararı, tazminat miktarınızın doğrudan ve otomatik olarak Anayasa Mahkemesi tarafından artırıldığı anlamına gelmemektedir.
Haksız yere gözaltına alındığınız iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine yapacağınız başvurular, olağan hukuk yollarını tüketmediğiniz gerekçesiyle incelenmeden reddedilebilecektir. Kanunda öngörülen gözaltı süresinin aşıldığı veya yakalama ve gözaltına alınma işleminin hukuka aykırı olduğu iddialarına ilişkin olarak asıl davanız henüz sonuçlanmamış olsa dahi öncelikle ceza muhakemesi mevzuatında düzenlenen tazminat davası açma imkânını kullanmanız gerekmektedir.
Beraat kararı ile sonuçlanan yargılamalarda, polis merkezinde geçirilen süre ne kadar kısa olursa olsun, hareket serbestinizin kısıtlandığı durumlar için haksız gözaltı tazminatı alabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, kişi hürriyetine yönelik bir müdahalenin varlığından söz edilebilmesi için kişinin rızası dışında fiziki olarak belli bir yerde tutulması yeterlidir.
Ceza yargılaması sonucunda beraat etmeniz halinde, haksız yakalama ve gözaltı işlemleri sebebiyle devletten tazminat talep etmenizin temel dayanağı, ilgili kanunlarda düzenlenen tazminat yolları ve Anayasa'nın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını güvence altına alan hükümleridir. Hukuk sistemimizde, kovuşturmaya yer olmadığına veya beraate karar verilen kişiler hakkında daha öncesinde uygulanmış olan yakalama, gözaltı veya tutuklama tedbirleri, sonuç itibarıyla haksız ve hukuka aykırı olarak kabul edilmektedir.
Evet, hareket serbestiniz kısıtlandığı ve hakkınızda resmî işlemler yapıldığı için hukuken gözaltına alınmış sayılırsınız. Karakola kendi rızanızla davet üzerine gitmiş ve orada sadece yarım saat gibi çok kısa bir süre kalmış olsanız bile, adınıza bir yakalama ve gözaltına alma tutanağı düzenlenip imzalatılması sizin özgürce hareket edemediğinizi gösterir.
Kesinleşen beraat kararı ile birlikte, soruşturma aşamasında maruz kaldığınız haksız gözaltı tedbiri için devletten tazminat talep etme hakkınız yasal olarak bulunmaktadır. Ceza yargılaması sonucunda suçsuz bulunmanız veya hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi durumunda, size uygulanan yakalama, gözaltı veya tutuklama gibi koruma tedbirleri hukuka aykırı ve haksız hâle gelmiş kabul edilmektedir.
İstinaf mahkemesinin sadece karakolda çok kısa süre kaldığınız veya oraya kendi rızanızla davet üzerine gittiğiniz gerekçesiyle tazminat talebinizi reddetmesi hukuka ve anayasal haklarınıza uygun bir karar değildir. Anayasa Mahkemesi, hakkınızda resmî olarak gözaltı evraklarının düzenlenmesi ve hastanede giriş çıkış sağlık kontrolünden geçirilmeniz gibi işlemlerin hareket serbestinizi kısıtladığını, bu nedenle olayın fiilen ve hukuken bir gözaltı işlemi olduğunu açıkça belirtmektedir.
Evet, haksız yere gözaltında kalmanız nedeniyle size ödenen tazminat miktarının çok düşük olması durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaparak hakkınızı arayabilirsiniz. Mahkemeler tazminat miktarını belirlerken takdir yetkisine sahip olsa da verilen tutar uğradığınız ihlalle orantısız derecede komik veya önemsiz bir miktar olamaz.
Evet, dava dilekçenizde açıkça haksız tutuklama nedeniyle tazminat talep etmediğiniz takdirde bu tedbire yönelik iddialarınız hukuken incelenmez ve hakkınız kaybolabilir. Hukuk sistemimizde tazminat davaları açılırken taleplerin net ve belirgin bir şekilde ifade edilmesi usul kuralları gereğidir.