Gözaltı veya tutukluluk gibi devletin kontrolü altında bulunduğunuz sırada fiziksel şiddete maruz kalmanız halinde olayla ilgili etkili bir soruşturma yürütülmesini talep edebilirsiniz. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, devletin kontrolü altındayken meydana gelen yaralanma olaylarında yetkili makamların tatmin edici ve inandırıcı bir açıklama getirme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Olayın gerçekleşme şartlarına ilişkin bilgilerin çoğunlukla yetkili makamların erişiminde olması nedeniyle delillerin zamanında toplanmaması sizin kusurunuz olarak değerlendirilemez. Gözaltı sürecinde farklı polis ekiplerinin görev yapması ve sizi darp eden kişilerin kimliklerinin net olarak tespit edilememesi, savcılığın olayları aydınlatma sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Haksız yere gözaltında kaldığınız süre için size ödenen manevi tazminat miktarının Anayasa Mahkemesinin benzer durumlar için belirlediği standartların çok altında kalması, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkınızın ihlal edildiği anlamına gelir. Anayasa Mahkemesi, beraatle sonuçlanan yargılamalar sonrasında haksız gözaltı nedeniyle açılan davalarda hükmedilen manevi tazminat miktarının, mahkemenin karar tarihindeki asgari standartlara ve benzer dosyalardaki tazminat tutarlarına uygun olması gerektiğine dikkat çekmektedir.
Haksız gözaltı süreniz boyunca uğradığınız maddi kaybın hesaplanmasında, mahkemeler tarafından o dönemdeki resmî çalışma durumunuz ve belgelenebilir geliriniz doğrudan dikkate alınmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında asgari ücretle çalıştığınızın tespit edilmesi hâlinde, gözaltında geçirdiğiniz günlere isabet eden maddi zararınız da o tarihte geçerli olan net asgari ücret tarifesi üzerinden günlük olarak hesaplanarak size ödenir.
Haksız gözaltı işlemleri nedeniyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmeniz için öncelikle ilgili ceza muhakemesi kanunu kapsamında ağır ceza mahkemesinde tazminat davası açarak olağan hukuk yollarını tüketmeniz gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin güncel içtihatlarına göre, hakkınızda beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişse, doğrudan bireysel başvuru yapmak yerine kanunda öngörülen haksız yakalama ve gözaltı tazminatı yoluna başvurmanız şarttır.
Hakkınızda yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verilmesi halinde, haksız gözaltı işlemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açma imkanınız bulunmaktadır. Beraat kararıyla birlikte önceden uygulanan yakalama ve gözaltı gibi koruma tedbirleri hukuka aykırı hale gelmiş kabul edilmektedir.
Mahkemeler tarafından haksız gözaltı veya tutuklama sebebiyle hükmedilen manevi tazminat miktarının ihlalle orantılı olmayacak ölçüde önemsiz veya kayda değer ölçüde düşük olması durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilirsiniz. Yargı mercilerince takdir edilen manevi tazminat miktarının yeterli olup olmadığı değerlendirilirken, kararın verildiği tarihte Anayasa Mahkemesinin benzer başvurular üzerine verdiği tazminat miktarlarıyla bir karşılaştırma yapılmaktadır.
Haksız koruma tedbirleri nedeniyle açılan tazminat davasında mahkemelerin tazminat miktarını belirlerken gözaltı işleminin anayasal bir hakkın kullanımı sırasında gerçekleştiğini mutlaka dikkate alması gerekmektedir. Bir basın açıklaması, oturma eylemi veya gösteri yürüyüşü gibi demokratik haklarınızı kullanırken yakalanıp gözaltına alınmanız ve yargılama neticesinde beraat etmeniz durumunda, mahkemenin uygulanan tedbirin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi gözetmesi icap etmektedir.
Haksız yere gözaltında tutulduktan sonra hakkınızda kovuşturmaya yer olmadığına veya beraat kararı verilirse açtığınız tazminat davasında size çok düşük bir bedel ödenmesi durumunda kişi hürriyeti ve güvenliği hakkınızın ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilirsiniz. Mahkemeler, haksız gözaltı nedeniyle tazminata hükmederken kişinin sosyal ve ekonomik durumu, mesleki ve toplumsal konumu ile gözaltında kalınan süreyi dikkate alarak hakkaniyete uygun bir miktar belirlemek zorundadır.
Haksız gözaltı sonrasında açacağınız tazminat davasında, soruşturma aşamasında avukatınıza ödediğiniz vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında devletten geri alınması belirli şartlara bağlı olarak mümkündür. Ağır ceza mahkemelerinin, talep ettiğiniz bu ücretin doğrudan haksız yakalama ve gözaltı tedbirinin uygulanması nedeniyle ödenip ödenmediğini, yani ortada bir illiyet bağı bulunup bulunmadığını detaylıca incelemesi gerekmektedir.