Karar Bülteni
YARGITAY 9. HD 2013/15826 E. 2013/35247 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Bilgi |
|---|---|
| Mahkeme | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2013/15826 |
| Karar No | 2013/35247 |
| Tarih | 27.12.2013 |
| Konu | Mobbing |
| Karar Linki | Belirtilmemiş |
Mobbing iddiaları haklı fesih nedenidir. Manevi tazminat zenginleşmeye yol açmamalıdır.
Bu karar, işyerinde amiri tarafından sistemli bir şekilde psikolojik baskı ve yıldırma politikalarına (mobbing) maruz kalan bir işçinin, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem ve manevi tazminat talep etmesini konu almaktadır. Yargıtay, işçinin uğradığı psikolojik tacizi ve tazminat hakkını onarken, hükmedilen manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde gözetilmesi gereken sınırları net bir şekilde çizmiştir.
Yerel mahkeme ile Yargıtay arasındaki temel ayrım, davanın esasına yönelik ihlalin varlığından ziyade, ihlale karşılık olarak takdir edilen manevi tazminatın miktarı üzerinde şekillenmiştir. Bu durum, mobbing davalarında tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı ilkesini pekiştirmektedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Davacı işçi, şirket devri sonrasında görev yaptığı laboratuvar bölümünün yöneticisinin değiştiğini, yeni amirin tüm çalışanlar üzerinde psikolojik baskı ve yıldırma politikası uyguladığını ve bu durumun yönetime bildirilmesine rağmen önlem alınmadığını ileri sürmüştür. Davacının istifaya zorlandığını belirterek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia etmesi ve bunun karşılığında işverenden kıdem tazminatı ile manevi tazminat talep etmesi, davalı işverenin ise iddiaları asılsız bularak feshin haksız olduğunu savunması uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
İşveren, iş sözleşmesinin bir gereği olarak işçinin sağlığını korumak, onu psikolojik ve fiziksel risklere karşı gözetmekle yükümlüdür. İşçiye yönelik gerçekleştirilen, süreklilik arz eden ve kasıtlı olarak yapılan davranışsal saldırılar (mobbing), işçi açısından iş sözleşmesini haklı sebeple fesih nedeni sayılmaktadır.
Psikolojik tacizin varlığının ispatlandığı durumlarda işçi, kıdem tazminatının yanı sıra yaşadığı manevi yıpranmanın karşılığı olarak manevi tazminata da hak kazanır. Ancak Borçlar Hukuku'nun genel ilkeleri gereği, mahkemelerce belirlenecek manevi tazminatın zenginleşmeye yol açacak oranda fahiş olmaması gerekir. Hükmedilecek tutarın, zarara uğrayan tarafın acısını hafifletecek makul bir seviyede ve tarafların ekonomik durumlarına uygun bir oranda belirlenmesi esastır.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Yerel mahkeme tarafından yapılan değerlendirmede, davacının bölüm amiri tarafından uygulanan baskı ve yıldırma politikası nedeniyle çalışmasının engellendiği ve açıkça istifaya zorlandığı saptanmıştır. Bu tespitler doğrultusunda, işçinin iş sözleşmesini feshinin haklı olduğu kabul edilerek kıdem tazminatı ve psikolojik taciz nedeniyle manevi tazminat talepleri yerinde bulunmuştur.
Yargıtay incelemesinde, yerel mahkemenin davacı lehine manevi tazminata hükmetme kararı esastan doğru ve isabetli bulunmuştur. Ancak Yargıtay, hükmedilen manevi tazminat miktarını orantısız bularak eleştirmiştir. Belirlenen yüksek tazminat tutarının zenginleşmeye yol açacak boyutta olduğu vurgulanmış ve daha makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mobbing Psikolojik_Taciz Haklı_Fesih Manevi_Tazminat Kıdem_Tazminatı Yargıtay_Kararı İstifaya_Zorlama Zenginleşme_Yasağı İş_Hukuku