Karar Bülteni
YARGITAY 9. HD 2017/12709 E. 2019/21064 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2017/12709 |
| Karar No | 2019/21064 |
| Karar Tarihi | 27.11.2019 |
| Dava Türü | Alacak |
| Karar Sonucu | Bozma |
| Karar Linki | Yargıtay Karar Arama |
- Tır şoförlerinin mesaisi takograf kayıtlarıyla belirlenir.
- Uluslararası taşımacılıkta özel çalışma süreleri uygulanır.
- Takograf kaydı olan dönemde tanık dinlenemez.
- Günlük on bir saati aşan çalışmalar fazladır.
Bu karar, özellikle uluslararası taşımacılık sektöründe çalışan tır şoförlerinin fazla çalışma ücretlerinin ispatı ve hesaplanması bakımından büyük bir hukuki öneme sahiptir. Yargıtay, bu kararı ile tır şoförlerinin mesai sürelerinin genel iş hukuku kurallarından ziyade, kendi alanlarına özgü olan karayolu taşıma mevzuatı ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda ispat aracı olarak takograf cihazı kayıtlarının mutlak bir yazılı delil niteliği taşıdığı vurgulanmıştır.
Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi, taşımacılık sektöründeki uyuşmazlıkların çözümünde mahkemelere net bir yön göstermesidir. Yargıtay, takograf kayıtlarının bulunduğu dönemler için salt tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, yazılı ve teknik bir delil olan cihaz kayıtlarının mutlaka esas alınması gerektiğini belirterek uygulamadaki ispat karmaşasına son vermiştir. Takograf kaydı bulunmayan dönemler için ise tanık beyanlarının ancak yan delil olarak ve çok daha titiz bir şekilde değerlendirilebileceği kuralı pekiştirilmiştir. Bu durum, taşımacılık şirketleri için seferlere dair resmi kayıt tutma yükümlülüğünün adli süreçlerdeki hayati önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Uyuşmazlık, davalı uluslararası nakliye şirketine ait tırlarda şoför olarak çalışan davacı işçinin, işverenine karşı açtığı işçilik alacakları davasından kaynaklanmaktadır. Davacı şoför, uzun yol seferleri nedeniyle işyerinde sürekli olarak fazla mesai yaptığını, resmi ve dini bayramlarda dahi dinlenemediğini, bu günlerde yasal hakkını kullanıp çalışmak istemediğinde ise işten çıkarılmakla tehdit edildiğini ileri sürmüştür. Haklarını yasal yollardan talep ettiğinde işverenin kendisine yıldırma politikası uyguladığını, bu katlanılmaz durumlar nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını iddia etmiştir. Davacı; ödenmediğini savunduğu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini mahkemeden talep etmiştir. Davalı şirket ise iddiaları reddederek, davacının kendi isteğiyle istifa edip ayrıldığını, primlerinin gerçek ücreti üzerinden yattığını, işin niteliği gereği fazla mesai yapmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Uyuşmazlığın çözümünde, genel iş hukuku kurallarının yanı sıra uluslararası taşımacılık mevzuatı doğrudan devreye girmektedir. Kural olarak, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında fazla çalışma yaptığını iddia eden bir işçi, bu iddiasını yasal delillerle ispatla yükümlüdür. Ancak, uluslararası karayolu taşımacılığı yapan taşıtlarda çalışan şoförlerin çalışma şartları, İş Kanunu'nun genel kurallarından bağımsız olarak, Karayolu Taşıma Yönetmeliği ve Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Yapan Taşıtlarda Çalışan Personelin Çalışmalarına İlişkin Avrupa Anlaşması hükümleri ile özel olarak düzenlenmiştir.
Söz konusu özel mevzuata göre, tır şoförlerinin günlük ve haftalık sürüş ile dinlenme saatleri kesin kurallara bağlanmıştır. Şoförlerin günlük sürüş süresi standart olarak dokuz saati geçemez; ancak bu süre haftada en fazla iki kez olmak şartıyla on saate çıkarılabilir. Altı günlük sürüşün ardından şoförlerin haftalık dinlenmelerini yapmaları yasal bir zorunluluktur. Şoförlerin günlük dinlenme süresi ise en az on bir saat olmak zorundadır.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, tır şoförlerinin normal mesaisi ve fazla çalışmaları, uluslararası sözleşmeler gereği araçta kullanılması yasal bir zorunluluk olan takograf (takometre) kayıtlarına göre tespit edilmelidir. Takograf kayıtları, işçinin ne kadar süre araç kullandığını, ne kadar süre mola verdiğini ve dinlendiğini objektif olarak gösteren kesin bir teknik delildir. Yazılı delil niteliği taşıyan bu cihaz kayıtlarının bulunduğu dönemler için fazla mesainin tanık beyanlarıyla ispatlanması mümkün değildir. Fazla çalışma iddiası ancak takograf kayıtlarının bulunmadığı istisnai dönemler için tanık anlatımları değerlendirilerek sonuca bağlanabilir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Somut olayda, davacı tır şoförünün fazla çalışma ücreti alacağı yerel mahkeme tarafından hüküm altına alınmıştır. Ancak, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılan detaylı incelemede, yerel mahkemenin hesaplama yöntemi ve delil değerlendirme şekli hukuka aykırı bulunmuştur.
Yerel mahkeme, yargılama sırasında dosyaya sunulan takograf kayıtlarının bulunduğu dönem için günlük dokuz saati aşan süreleri doğrudan fazla mesai olarak kabul etmiş, takograf kaydı bulunmayan dönemler için ise sadece tanık beyanlarına dayanarak davacının haftalık yirmi saat fazla mesai yaptığını varsayarak karar vermiştir. Yargıtay, bu uygulamanın dairenin istikrar kazanmış içtihatlarına ve ilgili taşımacılık mevzuatına açıkça aykırı olduğuna hükmetmiştir.
Yargıtay incelemesinde, davacının araç takometre (takograf) kayıtlarına dayandığı gerçeği göz önüne alındığında, takograf kayıtlarının dosyaya sunulduğu dönemler bakımından farklı bir hukuki usul izlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yüksek Mahkeme, takograf kayıtlarının mevcut olduğu zaman dilimi için, çalışma süresinin sadece on bir saati aşan kısımlarının fazla çalışma olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Takograf kayıtlarının eksik olduğu veya bulunmadığı dönemler açısından ise durumun tanık beyanları çerçevesinde ayrıca ve titizlikle değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yerel mahkemenin, mevzuatın öngördüğü özel çalışma saatlerini ve takograf ölçümlerini doğru analiz etmeden, yanılgılı bir değerlendirme ile fazla çalışma ücretini genel kurallara göre hesaplaması hatalı bulunmuştur. Özel mevzuata tabi çalışan tır şoförleri için on bir saati aşan sürelerin esas alınması kuralının yerel mahkemece ihlal edilmesi kesin bir bozma nedeni sayılmıştır.
Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile fazla çalışma ücreti alacağının kabulü yönünde karar verilmesini hatalı bularak kararı bozmuştur.