Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/1742 E. 2020/7648 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/1742 E. 2020/7648 K.

Bu karar, işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi durumunda ihbar tazminatının kimler tarafından talep edilebileceği hususunu netleştirmesi bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Olayda, işçi ödenmeyen ücret alacakları ve eşit davranmama gibi haklı bir nedene dayanarak sözleşmeyi feshetmiştir. Mahkeme, işçinin haklı nedenle feshini geçerli bularak kıdem tazminatına hükmetmiş olmasına rağmen, işçinin ihbar öneli vermeden işten aniden ayrıldığı gerekçesiyle işveren lehine ihbar tazminatına karar vermiştir. Yargıtay ise mahkemenin bu çelişkili durumunu düzelterek, kanunun sistematiğine ve iş hukukunun temel prensiplerine tam anlamıyla uygun bir yorum getirmiştir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2020/1742
Karar No 2020/7648
Karar Tarihi 15.09.2020
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel İşçi haklı feshederse işveren ihbar tazminatı isteyemez.
  • gavel Ödenmeyen işçilik alacakları işçi için haklı fesihtir.
  • gavel Haklı fesih yapan işçi ihbar tazminatı ödemez.

Bu karar, işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi durumunda ihbar tazminatının kimler tarafından talep edilebileceği hususunu netleştirmesi bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Olayda, işçi ödenmeyen ücret alacakları ve eşit davranmama gibi haklı bir nedene dayanarak sözleşmeyi feshetmiştir. Mahkeme, işçinin haklı nedenle feshini geçerli bularak kıdem tazminatına hükmetmiş olmasına rağmen, işçinin ihbar öneli vermeden işten aniden ayrıldığı gerekçesiyle işveren lehine ihbar tazminatına karar vermiştir. Yargıtay ise mahkemenin bu çelişkili durumunu düzelterek, kanunun sistematiğine ve iş hukukunun temel prensiplerine tam anlamıyla uygun bir yorum getirmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, bu karar yerel mahkemelerin fesih ve ihbar tazminatı denklemini kurarken zaman zaman düştükleri hataları bütünüyle gidermektedir. İşçi haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshettiğinde, derhal fesih hakkını kullanmış olur ve bildirim süresi (ihbar öneli) tanıması gerekmez. Dolayısıyla, işçinin haklı feshi halinde, işverenin hiçbir surette ihbar tazminatı talep etme hakkı doğmaz. Uygulamada işverenlerin, işçinin haklı feshi sonrasında karşı dava açarak ihbar tazminatı talep etme ve işçiyi zor duruma düşürme stratejilerinin hukuki bir dayanağı olmadığı bu içtihat ile sağlam bir zemine oturtulmuştur. Meslektaşlarımızın ve vatandaşların, karşılık dava olarak ileri sürülen ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğini bu emsal karara dayanarak güçlü bir şekilde savunmaları mümkündür.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, bir şirkette transfer operatörü olarak çalışan işçi ile işvereni arasında yaşanmaktadır. İşçi, uzun yıllar boyunca günde on saate varan sürelerle ve cumartesi günleri de dâhil olmak üzere çalıştığını, ancak fazla mesai, hafta tatili ve milli bayram ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Ayrıca, diğer çalışanlara yıllık izin kullandırılırken kendisine ayrımcılık yapılarak izin verilmediğini, iş yükünün ağırlaştırıldığını ve kendisine psikolojik baskı uygulandığını belirterek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş; kıdem tazminatı, manevi tazminat ve ödenmeyen diğer işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Buna karşılık işveren, işçinin herhangi bir haklı nedeni olmadan işi bırakıp gittiğini, tüm alacaklarının ve mesailerinin ödendiğini, yıllık izin kullanması teklif edilmesine rağmen işçinin istifa ettiğini savunarak asıl davanın reddini istemiştir. Aynı zamanda işveren, işçinin haber vermeden aniden işi bırakması nedeniyle ihbar önellerine uymadığını ileri sürerek işçiden ihbar tazminatı talep ettiği bir karşı dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkemenin uyuşmazlığı çözerken başvurduğu temel hukuki dayanakların başında işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen kanun maddeleri gelmektedir. Özellikle 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-e bendi, işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse işçiye sözleşmeyi sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin derhal feshetme hakkı tanımaktadır. Fazla mesai, hafta tatili veya genel tatil ücretlerinin ödenmemesi bu kapsamda en sık karşılaşılan haklı fesih nedenlerindendir.

Aynı şekilde, işverenin işçiye karşı gözetme ve eşit davranma borcunu ihlal eden durumlar da işçiye fesih imkânı verir. İşçiye psikolojik baskı uygulanması, emsallerinden farklı olarak ayrımcı uygulamalara tabi tutulması ve izin haklarının keyfi şekilde kullandırılmaması iş ilişkisinin temelini oluşturan güven bağını zedeler. Yargıtay'ın yerleşik içtihat prensiplerine göre, 4857 sayılı İş Kanunu m.24 kapsamında sözleşmeyi haklı nedenle fesheden işçi, çalışma süresine bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanır.

İhbar tazminatı ise belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve bildirim sürelerine (ihbar önellerine) uymadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat türüdür. Ancak, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği hallerde bildirim süresi verme zorunluluğu ortadan kalkar. Doktrin ve Yargıtay uygulaması çok açıktır: İşçi, kanunun kendisine tanıdığı haklı nedenle derhal fesih hakkını kullandığında, karşı taraf olan işveren ihbar tazminatı talep edemez. İş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği bir durumda, işverenin ihbar tazminatına hak kazanması hukuken olanaklı değildir. Bu temel prensip, iş sözleşmesinin doğası ve işçi lehline yorum ilkesinin zorunlu bir sonucudur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda, davacı işçinin çalışma şartlarının ağırlaştığı, yıllık izinlerinin diğer çalışanlara kullandırılmasına rağmen kendisine keyfi olarak kullandırılmadığı, fazla mesai ve genel tatil gibi işçilik alacaklarının tam olarak ödenmediği ve iş yerinde bazı baskılara maruz kaldığı iddia edilmiştir. İlk derece mahkemesi, işverenin işçiye yönelik ayrımcı uygulamalarda bulunduğunu, hakaret içeren sözler söylendiğini ve ödenmeyen alacakların bulunduğunu tanık beyanları ve toplanan delillerle tespit etmiştir. Mahkeme, işçinin 01/08/2014 tarihli fesih ihbarnamesi ile gerçekleştirdiği eylemli feshin, mevcut bu olumsuzluklar ve ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle haklı nedene dayandığını kabul etmiştir.

Ne var ki, ilk derece mahkemesi, işçi haklı dahi olsa iş sözleşmesini kendisi feshettiği için ihbar öneli vermeden işi bırakmasını gerekçe göstererek işveren yararına ihbar tazminatına hükmetmiştir. Bu karar açık bir hukuki yanılgı içermektedir. Zira dosyaya yansıyan tüm delillere göre davacı işçinin sözleşmeyi ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-e maddesine dayanarak haklı nedenle feshettiği Yargıtay tarafından da tartışmasız olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği durumlarda derhal fesih hakkının doğduğuna dikkat çekmiştir. Haklı fesih durumunda bildirim süresi tanınması gerekmediğinden, haklı feshin doğası gereği karşı tarafın ihbar tazminatı talep etme hakkı kesinlikle yoktur. Dolayısıyla, işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği mahkemece kabul edilip kıdem tazminatına hükmedildikten sonra, sırf ihbar süresi verilmediği için karşı dava kapsamında işveren lehine ihbar tazminatına karar verilmesi büyük bir usul ve esas hatasıdır. Yüksek mahkeme, hukuka ve yasalara aykırı bu değerlendirmenin kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshinde işverenin ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olamayacağından hareketle işveren yararına ihbar tazminatına hükmedilmesi yönünde verilen kararı bozmuştur.

Maaşımı alamadığım için işten ayrıldım, patrona ihbar tazminatı öder miyim? expand_more
Hayır, ödemek zorunda kalmazsınız. 4857 sayılı İş Kanunu'na göre, alacaklarınızın tam olarak ödenmemesi sizin için haklı nedenle derhal fesih sebebidir ve haklı fesih yapan işçi ihbar tazminatı ödemez. Yargıtay içtihatları bu konuda çok açıktır; işçi haklı nedene dayanarak sözleşmeyi feshettiğinde bildirim süresi (ihbar öneli) tanıması gerekmez ve bu sebeple işverenin hiçbir surette ihbar tazminatı talep etme hakkı doğmaz.
Fazla mesaim ödenmezse veya bana ayrımcılık yapılırsa hemen işi bırakabilir miyim? expand_more
Evet, yasal olarak sözleşmenizi derhal feshetme hakkınız bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu madde 24 uyarınca, fazla mesai, hafta tatili veya genel tatil ücretlerinin ödenmemesi işçiye bildirim süresini beklemeksizin derhal fesih hakkı tanıyan en temel nedenlerdendir. Bunun yanında işverenin işçiye karşı eşit davranma borcunu ihlal etmesi, psikolojik baskı uygulaması ve diğer çalışanlara kıyasla izin haklarınızı keyfi olarak kullandırmaması da iş ilişkisindeki güven bağını zedeler ve size fesih imkânı verir. Sözleşmeyi bu şekilde haklı nedenle feshettiğinizde, çalışma sürenize bağlı olarak kıdem tazminatına da hak kazanırsınız.
Mahkeme haklı bulup kıdem tazminatı verdi, ama patrona ihbar ödememi de söyledi. Bu doğru mu? expand_more
Hayır, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kararı açık bir hukuki yanılgı içermektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin ilgili emsal kararına göre, işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kabul edilip kıdem tazminatına hükmedildikten sonra, sırf ihbar süresi verilmeden işten aniden ayrıldı diye işveren lehine ihbar tazminatına karar verilmesi büyük bir usul ve esas hatasıdır. Sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği hallerde bildirim süresi verme zorunluluğu tamamen ortadan kalktığı için, işverenin ihbar tazminatına hak kazanması hukuken olanaklı değildir.
Haber vermeden işten çıktığım için patron bana karşı dava açabilir mi? expand_more
İşverenler uygulamada işçiyi zor duruma düşürmek için karşı dava açarak ihbar tazminatı talep etme stratejisine sıklıkla başvurabilmektedir. Ancak haklı bir nedene dayanarak (örneğin ödenmeyen işçilik alacakları veya mobbing gibi) işten ayrılmışsanız, bu tür taleplerin hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Haklı fesih durumunda derhal fesih hakkı doğduğundan ve bildirim süresi tanınması gerekmediğinden, işverenin sizden ihbar tazminatı talep etme hakkı kesinlikle bulunmamaktadır. Yargıtay'ın güncel içtihatlarına dayanarak, patronunuzun açacağı böyle bir karşı davada taleplerin reddedilmesi gerektiğini hukuken çok güçlü bir şekilde savunabilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir