Anasayfa Makale Trafik İş Kazalarında ZMMS ve İSS Kapsamı

Makale

Trafik iş kazaları neticesinde işverenin hukuki sorumluluğunu teminat altına alan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile İşveren Sorumluluk Sigortasının hukuki kapsamı, birbiriyle ilişkisi, sınırları ve rücu süreçleri uzman hukuki perspektifle incelenmektedir.

Trafik İş Kazalarında ZMMS ve İSS Kapsamı

İş hayatının olağan akışı içerisinde, işçilerin iş görme edimlerini ifa ettikleri sırada veya işverenin sağladığı servis araçlarıyla ulaşımları esnasında motorlu araçlarla trafiğe çıkmaları ve bu esnada bir kazaya karışmaları, hukuki niteliği itibarıyla trafik iş kazası olarak adlandırılmaktadır. Bu tür kazalar, sadece iş sağlığı ve güvenliği kurallarını değil, aynı zamanda hem iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku prensiplerini hem de sorumluluk ve sigorta hukuku kurallarını aynı anda harekete geçiren oldukça karmaşık hukuki ihtilaflara zemin hazırlamaktadır. İşverenin bu kazalar neticesinde doğabilecek çok boyutlu ve ağır mali yükümlülüklerden korunabilmesi, ancak doğru yapılandırılmış, teminatları özenle seçilmiş kapsamlı sigorta poliçelerinin varlığı ile mümkün olabilmektedir. Tam da bu kritik noktada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca karayollarında araç işleten herkes için yaptırılması yasal bir mecburiyet olan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) ile tamamen tarafların iradesine bırakılmış ihtiyari bir sözleşme niteliği taşıyan İşveren Sorumluluk Sigortası (İSS) devreye girmektedir. Her iki sigorta türü de temelde işverenin malvarlığında tazminat ödemeleri sebebiyle meydana gelebilecek pasif azalmaları önlemeyi amaçlayan özel zarar sigortalarıdır. Ancak sağladıkları teminat kapsamları, korudukları hukuki menfaatler, zarar doğurucu olay karşısındaki işlevleri ve zararın giderim yöntemleri bakımından birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılmaktadırlar. Bu nedenle, ihtilafların çözümünde hangi sigortaya başvurulacağı büyük hassasiyetle tespit edilmelidir.

Trafik İş Kazalarında Sigorta Teminatının Niteliği

Karayolları Trafik Kanunu madde 91 gereğince, motorlu araç işletenlerin üçüncü kişilere verdikleri zararları karşılamak üzere yaptırmakla mükellef oldukları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, niteliği itibarıyla bir pasif sigortası ve sorumluluk sigortasıdır. Bu sigorta türünde asıl amaçlanan, zarara uğrayan üçüncü kişilerin bedensel ve maddi zararlarının güvence altına alınarak mağduriyetlerinin hızlıca giderilmesidir. Trafik iş kazası bağlamında değerlendirildiğinde, kaza esnasında araçta yolcu konumunda bulunan bir işçinin, araç dışında kaza mahallinde bulunan yaya bir başka işçinin veya olaya karışan tamamen alakasız üçüncü kişilerin uğradığı zararlar kural olarak bu poliçe kapsamında değerlendirilmektedir. ZMMS, işletenin Karayolları Trafik Kanunu'nda düzenlenen tehlike sorumluluğu ilkesinden doğan yükümlülüklerini her yıl güncellenen poliçe limitleri dâhilinde üstlenerek, bir nevi işletenin malvarlığında tazminat ödemesinden kaynaklanacak olası eksilmeyi engeller. Dolayısıyla, sigorta sözleşmesinin doğrudan doğruya sadece zarara uğrayan üçüncü kişi lehine değil, aynı zamanda sigorta ettiren işletenin ekonomik menfaatini koruma gayesiyle iki taraflı bir denge içerisinde yapıldığını kabul etmek gerekmektedir. Ancak kanun koyucu, zarar görenlerin zayıf konumunu gözeterek onlara doğrudan dava açma hakkı da tanımıştır.

ZMMS kapsamında teminat altına alınan rizikolar her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından güncellenen asgari limitler sınırları dâhilinde işlem görmektedir. Sigorta şirketinin temel sorumluluğu, işletilme hâlinde olan aracın karıştığı trafik kazası sırasında meydana gelen ölüm, yaralanma veya eşyaya verilen maddi hasar gibi sonuçların poliçede belirtilen asgari teminat tutarları oranında karşılanmasıdır. Ölüm hâlinde ortaya çıkan belgelendirilmiş cenaze giderleri ve geride kalan hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatı; yaralanma hâlinde ise mağdurun geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatları, belgelendirilmiş tedavi masrafları ve zorunlu bakıcı giderleri ZMMS’nin yasal koruma şemsiyesi altında yer almaktadır. Ancak sigorta hukukunun evrensel ilkeleri doğrultusunda bu sigorta türü her türlü zararı sınırsız bir biçimde kapsamaz. Özellikle kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı temel hukuk ilkesinin bir yansıması olarak, aracı fiilen kullanan şoför konumundaki işçinin ağır veya tam kusuruyla sebebiyet verdiği trafik iş kazalarında, bizzat kendi bedensel zararları ZMMS tarafından kesinlikle karşılanmayacaktır.

ZMMS Kapsamında Teminat Dışı Kalan Haller

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları incelendiğinde, bazı spesifik zararların açıkça teminat kapsamı dışında bırakıldığı görülmektedir. Trafik iş kazası neticesinde zarara uğrayan tarafın kendi tam kusuruna denk gelen tazminat talepleri, dolaylı zararlar olarak nitelendirilen kazanç kaybı, kâr mahrumiyeti veya işin durmasından kaynaklı ekonomik kayıplar poliçe kapsamında sigortacıdan talep edilemez. En önemli sınırlamalardan biri de manevi tazminat taleplerine ilişkindir. İş kazası veya trafik kazası mağdurlarının ruhsal bütünlüklerinin zedelenmesi, duydukları acı, elem ve ıstırap nedeniyle yöneltecekleri manevi tazminat talepleri ZMMS teminatı dışındadır. Sigorta şirketinin bu tür talepleri karşılama yükümlülüğü bulunmadığından, manevi tazminata hükmedilmesi hâlinde bu miktar doğrudan doğruya kusurlu aracın işleteni veya sürücüsü sıfatıyla işverenin şahsi malvarlığından tahsil edilmek durumundadır. Destekten yoksun kalan hak sahiplerinin destek şahsının kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri de yine güvence harici tutulmuştur.

İşveren Sorumluluk Sigortasının (İSS) İşlevi

Zorunlu bir sigorta türü olmamasına rağmen, özellikle yüksek iş kazası riski barındıran lojistik ve taşımacılık gibi ağır sanayi sektörlerindeki işverenler açısından hayati bir ekonomik koruma kalkanı olan İşveren Sorumluluk Sigortası (İSS), işverenin işçilerine karşı olan geniş çaplı tazminat yükümlülüklerini güvence altına alır. Bilindiği üzere, bir trafik iş kazası sonucunda yaralanan veya hayatını kaybeden işçilerin zararları öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sağlanan gelir bağlama ve tedavi hizmetleriyle karşılanır. Ancak SGK'nın bağladığı gelirlerin peşin sermaye değerleri veya yaptığı geçici ödemeler, işçinin hukuk mahkemelerinde hesaplanacak gerçek ve tam zararını karşılamaya genellikle yetmemektedir. İşte İSS poliçeleri, tam olarak SGK'nın mevzuat gereği sağladığı bu yardımların üstünde ve dışında kalan, işverenden Borçlar Kanunu hükümlerine göre talep edilebilecek bakiye zararların tahsili aşamasında devreye girer. Poliçede baştan belirlenen azami meblağlara kadar işverenin hukuki sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketi, işvereni iflasa kadar sürükleyebilecek yüklü tazminat ödemelerinden korumayı hedefler.

İSS’nin kapsamını ve hukuki sınırlarını belirleyen en kritik hususlardan biri de tarafların sözleşme özgürlüğü çerçevesinde poliçeye ek teminatlar belirleyebilmesidir. Zira yasal bir zorunlulukla asgari sınırları çizilmiş olan ZMMS’nin aksine, İSS bütünüyle ihtiyari bir sigorta olduğu için poliçe sınırları, coğrafi kapsamı ve şartları ödenecek prim karşılığında işverenin taleplerine göre genişletilebilmektedir. Örneğin, iş kazalarından kaynaklanan manevi tazminat talepleri genel şartlar uyarınca kural olarak poliçe kapsamı dışındadır; ancak tarafların karşılıklı irade beyanlarıyla poliçeye özel olarak dâhil edilecek bir ek teminat klozu ile işçilerin ve hak sahiplerinin yönelteceği manevi tazminat yükümlülükleri de sigortacının sorumluluk alanına rahatlıkla alınabilir. İşverenlerin, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerindeki olası ihmallerinin doğuracağı ağır mali yüklerden ve Yargıtay uygulamalarındaki yüksek tazminat miktarlarından korunabilmesi adına, bilhassa manevi tazminat, Türkiye sınırları dışında meydana gelecek kazalar ve işçilerin toplu olarak işveren servisleriyle taşınması sırasındaki kazaları ek teminatla poliçeye dâhil etmeleri son derece rasyonel bir kurumsal risk yönetimi adımıdır.

Sosyal Güvenlik Kurumu Rücu Davaları ve Sigorta Koruması

Trafik iş kazası neticesinde zarara uğrayan işçiye veya geride kalan hak sahiplerine SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi veya ağır kusuru bulunması hâlinde Kurum tarafından bizzat işverene rücu edilmektedir. SGK'nın kusurlu işverene yönelttiği bu rücu hakkı, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çerçevesinde yasal ve son derece güçlü bir zemine dayanmaktadır. İşveren Sorumluluk Sigortası, SGK tarafından işverene karşı açılacak olan bu rücu davaları neticesinde mahkemelerce hükmedilecek ve işverenin ödemek zorunda kalacağı tazminat miktarlarını da teminat altına alan kritik bir finansal araçtır. Aynı zamanda sigorta, dava açılması hâlinde işverenin aleyhine hükmolunacak mahkeme masrafları ile yasal vekâlet ücreti yükünü de poliçedeki teminat limiti oranında ödemekle yükümlüdür. Ancak önemle vurgulanmalıdır ki, işverenin kasten veya kasıt derecesine varan bir bilinçle sebebiyet verdiği iş kazaları, temel sigorta mantığına aykırı olduğu için bu poliçenin güvence kapsamı dışındadır.

ZMMS ve İSS Poliçelerinin Birlikte Uygulanma Esasları

Trafik iş kazalarında, olayın oluş şekline ve tarafların sıfatlarına göre işverenin sorumluluğunu teminat altına alan ZMMS ve İSS poliçelerinin eşzamanlı olarak uygulama alanı bulması mahkemelerde sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Böylesi karmaşık nitelikteki tazminat ihtilaflarında, hukuki hiyerarşi ve sigorta genel prensipleri gereğince kural olarak öncelikle kaza yapan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesine başvurulması ve bu yasal teminatın öncelikli olarak tüketilmesi esastır. ZMMS, hukuki felsefesi gereği üçüncü kişilerin bedensel zararlarını karşılamayı amaçladığından, araçta yalnızca yolcu olarak bulunan ve trafik kazası neticesinde yaralanan bir işçi, hukuken üçüncü kişi statüsünde değerlendirilir. Bu nedenle yolcu işçinin bedensel zararı, öncelikle araç işleteninin kusuru oranında ZMMS'den talep edilmelidir. Şayet işçinin mahkemece hesaplanan gerçek zararı, Hazine Müsteşarlığı tarafından kaza tarihi itibarıyla o yıl için belirlenen asgari ZMMS teminat limitlerini aşıyorsa, işte o noktada aşan bakiye zarar kısımları için devreye girmesi gereken koruma mekanizması İşveren Sorumluluk Sigortası poliçesidir. İşverenin gözetim borcuna aykırılığından kaynaklanan kusurları da İSS poliçesi dâhilinde değerlendirilerek bakiye zararın eksiksiz giderilmesi yasal olarak güvence altına alınmış olur.

Öte yandan, kaza yapan aracı sevk ve idare eden şoför konumundaki işçinin, bizzat kendi kusuruyla bir trafik iş kazasına sebebiyet vermesi hâlinde hukuki senaryo tamamen değişmekte ve karmaşıklaşmaktadır. Şoför işçinin kendi sürüş kusuruna dayanarak ZMMS sigortacısından bedensel zararları için tazminat talebinde bulunması, sigorta hukukunun temel kaidelerine açıkça aykırılık teşkil eder. Bu mutlak sebeple şoför konumundaki işçinin uğradığı maddi zararlar ZMMS teminat şemsiyesi dışındadır. Ancak, bu işçinin işverenin emir ve talimatları doğrultusunda, kendisine verilen işin ifası esnasında bir kazaya uğramış olması olayın özünü değiştirmez; gerçekleşen kaza hukuken hâlen bir iş kazası vasfındadır. İşverenin bu iş kazasının meydana gelmesinde, örneğin aracın periyodik bakımını yaptırmaması, kış lastiği taktırmaması veya işçiye kapasitesini aşan uzun mesai saatleri dayatması gibi nedenlerle bizzat işveren sıfatından doğan bağımsız bir kusuru mevcutsa, şoför işçinin zararları ZMMS'ye başvurulmaksızın doğrudan doğruya İSS poliçesi üzerinden karşılanma yoluna gidilir.

Aşağıda ZMMS ve İSS teminatlarının farklılaştığı temel noktalar özetlenmiştir:

  • Zorunluluk Durumu: ZMMS karayoluna çıkan motorlu araçlar için kanunen mecburidir; İSS ise işverenin kendi inisiyatifiyle yaptırdığı tamamen ihtiyari bir sigortadır.
  • Öncelik Sırası: Trafik iş kazalarında kural olarak önce ZMMS limitleri işletilir; aşılan tutarlar için İSS devreye girer.
  • Kusurlu Sürücü: Kazaya kendi kusuruyla yol açan şoför işçinin zararı ZMMS'den karşılanmaz; işverenin koruma gözetme kusuru varsa İSS'den karşılanır.
  • Manevi Tazminat: ZMMS manevi zararları kesinlikle karşılamaz; İSS ise poliçeye eklenen özel kloz ile manevi tazminat taleplerini güvence altına alabilir.
  • Poliçe Limiti: ZMMS limitleri kaza başına devlet tarafından yıllık sabitlenir; İSS limitleri ise ödenen prim tutarına göre poliçe serbestisiyle belirlenir.

Kusur Durumunun Sigorta Poliçelerine ve Tazminata Etkisi

Gerek ZMMS gerekse İSS kapsamında mağdurlara ödenecek kesin tazminat tutarlarının belirlenmesinde, kazaya karışan tarafların kusur oranlarının ve illiyet bağının bilirkişilerce tespiti büyük bir hukuki ehemmiyet taşır. İşverenin karayolunda araç işleten sıfatıyla ZMMS kapsamındaki sorumluluğu tehlike sorumluluğu esasına dayansa da, tazminat borcunun doğumu için zarar ile motorlu aracın işletilmesi arasında uygun bir illiyet bağı bulunması mutlak surette şarttır. İşçinin kazanın oluşumunda kendi ağır kusuruyla hareket etmesi, mücbir sebep hâllerinin gerçekleşmesi veya tamamen üçüncü bir şahsın ağır kusurunun araya girmesi durumlarında illiyet bağı hukuken kesileceğinden, işverenin ve dolayısıyla bağlı bulunduğu sigorta şirketinin tüm tazminat sorumluluğu ortadan kalkar. Ancak illiyet bağını tamamen kesecek ağırlıkta olmayan, yalnızca zararın miktarının artmasına neden olan işçi kusurları söz konusu olduğunda müterafik kusur nedeniyle tazminattan hakkaniyet indirimi gündeme gelir. Mahkeme tarafından belirlenecek makul bir oranda indirim yapılarak sigortacının nihai ödeme yükümlülüğü tespit edilir.

Kusur incelemesi ve oranların tespiti, aynı zamanda işverenlerin İSS bağlamındaki koruma kalkanının da sınırlarını netleştirir. İşveren Sorumluluk Sigortası, kural olarak işverenin iş kazası neticesinde işçisine veya SGK'ya karşı doğan tazminat borcunu poliçe limitleri dâhilinde şartsız üstlenir. Ancak kazanın oluşumunda işverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına tam uyum sağladığı, kusurun tamamen karşı yönden gelen üçüncü bir araç sürücüsünde olduğu senaryolarda hukuki durum farklılaşır. Bu durumda, yaralanan işçinin veya vefatı hâlinde yakınlarının öncelikle kusurlu üçüncü şahsın aracına ait ZMMS poliçesine başvurması gerekmekte olup, işverene atfedilecek herhangi bir kusur bulunmuyorsa İSS sigortacısının ödeme yapmasına gerek kalmayacaktır. Şayet kazada hem işverenin hem de üçüncü kişinin ortak kusuru tespit edilmişse, hükmedilecek yüklü tazminat tarafların kusur oranları nispetinde ilgili ZMMS ve İSS poliçeleri arasında adil bir biçimde paylaştırılarak tahsil edilir.

Sonuç itibarıyla, günümüzün yoğun ve riskli çalışma şartlarında meydana gelen trafik iş kazaları neticesinde ortaya çıkan karmaşık bedensel ve maddi zarar tabloları, işverenlerin ticari faaliyetlerini ve maddi bütünlüğünü ciddi şekilde tehdit eden öngörülemez riskler barındırmaktadır. Bu derin risklerin hukuki yollarla bertaraf edilmesinde ve mağdurların haklarına hızla kavuşmasında Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile İşveren Sorumluluk Sigortası adeta birbirini organik biçimde tamamlayan hukuki kalkanlar olarak hayati bir görev ifa etmektedir. ZMMS yasal bir zorunluluk olarak üçüncü kişilerin temel zararlarını devletin belirlediği sınırlar dâhilinde güvenceye alırken; İSS bu yasal limitleri aşan bakiye zararlar, SGK rücu talepleri ve isteğe bağlı manevi tazminat gibi özel riskleri teminat altına alarak işverenin eksiksiz korunmasını sağlar. İşverenlerin poliçe kapsamlarını, limitleri ve sigortacıların poliçe tanzimi sırasındaki aydınlatma yükümlülüklerini uzmanlar eşliğinde titizlikle denetlemeleri, kaza sonrasında telafisi imkânsız hak kayıplarının ve iflas risklerinin önüne geçilmesi adına kritik önem taşır.

10 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: