Anasayfa Makale Sağlık Sektöründe İşverenin Mobbing Sorumluluğu

Makale

Sağlık kurumlarında yaşanan psikolojik taciz vakalarında işverenin ve yöneticilerin yasal sorumlulukları oldukça kapsamlıdır. İşveren, personelin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak, eşit davranmak ve mobbingi önleyici her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüklere aykırılık, tazminat ve sözleşmeye aykırılık sonuçlarını doğurur.

Sağlık Sektöründe İşverenin Mobbing Sorumluluğu

Sağlık hizmetleri, doğası gereği yüksek stres, uzun mesai saatleri ve yoğun iş yükü barındıran matriks bir yapıya sahiptir. Bu zorlu çalışma koşulları, sağlık kurumlarında psikolojik şiddet ve yıldırma eylemlerinin, yani mobbing vakalarının diğer sektörlere kıyasla çok daha yüksek oranlarda görülmesine zemin hazırlamaktadır. Çalışma hayatında ve özellikle de sağlık sektöründe, işverenin çalışanı koruma borcu en temel hukuki yükümlülüklerden biridir. İş yerinde gerçekleşen mobbing eylemlerine karşı sessiz kalmak veya bizzat bu eylemleri uygulamak, hukuki anlamda ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Kanun koyucu, yöneticilere ve sağlık kuruluşu işletmecilerine, güvenli ve etik bir çalışma ortamı sağlamaları yönünde kesin talimatlar vermiştir. Çalışanların maruz kaldığı psikolojik ve fiziksel travmaların önlenmesi, sadece bireysel bir hak arayışı değil, aynı zamanda kurumların verimliliği ve halk sağlığı açısından da yerine getirilmesi gereken yasal bir zorunluluktur. İşveren, personeli koruyucu tedbirleri almak ve eşit davranma ilkesine uymak mecburiyetindedir.

Türk Borçlar Kanunu Kapsamında İşverenin Yükümlülükleri

Yeni Borçlar Kanunu uyarınca işçinin kişiliğinin korunması konusu özel olarak düzenlenmiştir. Kanunun ilgili maddesi gereğince işveren; çalışma ortamında işçinin kişiliğini korumak, çalışanlara saygı göstermek ve etik kurallar çerçevesinde bir düzen oluşturmak zorundadır. Özellikle psikolojik ve cinsel tacizlerin yaşanmaması için gerekli tüm tedbirleri almak bizzat işverenin yasal sorumluluğundadır. İşverenin bu kurallara uymaması ve önleyici idari tedbirleri almaması durumu, hukuki açıdan açıkça sözleşmeye aykırılık teşkil eder. Yöneticilerin, astlarına veya çalışma arkadaşlarına yönelik uygulanan mobbing eylemlerine göz yumması, çalışanı koruma görevine aykırı davranıldığı anlamına gelir. Bu ihlal karşısında mağdur olan sağlık çalışanı, uğradığı zararların giderilmesi talebiyle dava açma hakkına sahiptir. Mevcut yasal çerçevede, şahsiyet hakkı hukuka aykırı şekilde tecavüze uğrayan kişi, ilgili sağlık kurumundan veya eylemi gerçekleştiren kişiden doğrudan manevi tazminat talep edebilir. Kurumların bu sorumluluktan kaçınması hukuken mümkün değildir.

İş Kanunu Çerçevesinde Eşit Davranma ve Koruma Borcu

İş Kanunu, işverene işçisini koruma ve tüm çalışanlarına kayıtsız şartsız eşit davranma konusunda kesin hükümler yüklemektedir. Bir sağlık kurumunda amirin işçisine düzenli şekilde olumsuz davranışlar sergilemesi veya bu tür psikolojik taciz eylemlerine zemin hazırlaması, işverenin eşit davranma sorumluluğunu ihlal etmesi anlamını taşır. Bu bağlamda, işveren, çalışanın sağlığını bozacak her türlü riskten onu uzak tutmakla yükümlüdür. İş Kanunu'na göre, sağlıklı çalışma koşulları sağlanıncaya kadar mağdur çalışanın çalışmaktan kaçınma hakkı mevcuttur. Mağdur personel, iş sağlığı ve güvenliği birimine başvurarak koşulların ivedilikle düzeltilmesini talep edebilir. Ayrıca, idare tarafından sürekli aşağılanma, görmezden gelinme veya kapasite dışı haksız görevlendirmeler gibi durumlarla karşılaşan personel, eşit davranma ilkesine aykırılıktan dolayı ayrımcılık tazminatı ve gerekli şartlar oluştuğunda kötü niyet tazminatı alma hakkına kavuşur. Sağlık kuruluşlarındaki yönetim kademesi, ayrım gözetmeksizin herkes için adil bir yapı inşa etmek zorundadır.

Sağlık Bakanlığı Genelgesi ve İdari Önlemler

Kanuni zorunlulukların yanı sıra, kamu idaresi de sağlıkta mobbingi engellemek adına spesifik adımlar atmıştır. İlgili kurumlarca çıkarılan genelgeler ışığında, sağlık kurumlarındaki yöneticilerin uyması gereken koruyucu ve önleyici tedbirler açıkça sıralanmıştır. Sağlık yöneticileri, kurum içinde personeli bilinçlendirecek eğitimler planlamak ve olası şikayetleri değerlendirmek üzere şeffaf bir mekanizma kurmak zorundadırlar. Kurumlarda, mobbing vakalarını tarafsızca incelemek için kontrolcü ekipler oluşturulmalı ve bu ekiplerin dönüşleri gizlilik esasına dayalı olarak ivedilikle değerlendirilmelidir. Alınan kararlarda ve hazırlanan iç yönergelerde, çalışanların psikolojik bütünlüğünü gözeten kurallar ön koşul olarak benimsenmelidir. Yöneticiler, personeller arasında hiçbir inanç, statü veya cinsiyet ayrımı yapmadan; terfilerde ve nöbet yazımlarında son derece adil davranmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, oluşan tüm zararların tazmini noktasında idareciler sorumlu tutulacaktır.

Sağlık Yöneticilerinin Alması Gereken Kurumsal Önlemler

Sağlık kuruluşlarında matriks yapıdan ve yoğun nöbet sistemlerinden kaynaklanan olağan stresin psikolojik şiddete dönüşmemesi için, işveren pozisyonundaki idarecilerin aktif rol alması yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sadece yasal bir yükümlülük olarak değil, aynı zamanda nitelikli bir sağlık hizmeti sunumu için yerine getirmesi gereken başlıca koruyucu tedbirler şunlardır:

  • Çalışanların kurum içi periyodik eğitimlerine mobbing farkındalık programlarının entegre edilmesi.
  • Personel şikayetlerini dinlemek ve güven sorunlarını idari aşamada çözmek amacıyla açık kapı politikasının titizlikle uygulanması.
  • Kurum bünyesindeki iş sağlığı ve güvenliği kurullarında, psikolojik şiddet riskinin de fiziksel güvenlik kadar önemsenerek ele alınması.
  • Çalışanlara, bölümün yoğunluğuna ve liyakate uygun şekilde adil ve dengeli bir nöbet ile görev dağılımı yapılması.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: