Anasayfa/ Makale/ Bilişim Sistemleri Aracılığıyla Haksız Çıkar Sağlama Suçu ve İçtima

Bilişim Sistemleri Aracılığıyla Haksız Çıkar Sağlama Suçu ve İçtima

Bilişim sistemleri kullanılarak hukuka aykırı şekilde maddi veya manevi menfaat temin edilmesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında haksız çıkar sağlama suçu olarak düzenlenmiştir. Bu makalede, söz konusu suçun hukuki niteliği, unsurları ve diğer malvarlığına karşı işlenen suçlarla olan içtima ilişkisi uzman avukat perspektifiyle incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Bilişim sistemlerinin günlük hayatımızın ve ticari faaliyetlerimizin merkezine yerleşmesi, ekonomik değerlerin sanal ortamda veri olarak temsil edilmesine olanak tanımıştır. Bu teknolojik dönüşüm, kötü niyetli kişilerin bilişim sistemlerini kullanarak haksız çıkar sağlaması riskini de beraberinde getirmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 244. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen bilişim sistemi aracılığıyla haksız çıkar sağlama suçu, tam da bu tür hukuka aykırı fiilleri cezalandırmayı amaçlamaktadır. Ancak bu suç tipi, niteliği gereği hırsızlık, dolandırıcılık veya zimmet gibi klasik malvarlığı suçlarıyla sık sık karıştırılmakta ve uygulamada suçların içtimaı bağlamında çeşitli hukuki tartışmalara yol açmaktadır. Bu makalede, uzman bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle, haksız çıkar sağlama suçunun hukuki unsurlarını ve özellikle bu eylemlerin birden fazla suça vücut vermesi durumunda karşılaşılan içtima kurallarını detaylı bir şekilde analiz edeceğiz.

Bilişim Sistemi Aracılığıyla Haksız Çıkar Sağlama Suçunun Unsurları

TCK m. 244/4 uyarınca, bilişim sistemi üzerinde gerçekleştirilen belirli hukuka aykırı fiiller suretiyle kişinin kendisine veya başkasına haksız çıkar sağlaması cezalandırılmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için öncelikle sisteme veya verilere yönelik yasada tanımlanan temel müdahalelerin icra edilmesi ve bu fiiller ile elde edilen haksız kazanç arasında sıkı bir illiyet bağı bulunması zorunludur. Suçun konusu, doğrudan doğruya bilişim sistemi ve veriler olup, elde edilen çıkarın mutlaka maddi veya ekonomik bir nitelik taşıması gerekmez; çeşitli manevi menfaatlerin elde edilmesi de bu suç kapsamında hukuken değerlendirilebilmektedir. Nitekim Yargıtay kararlarında da istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, failin sağladığı yararın kesinlikle haksız olması, bu suçun en temel kurucu unsurunu oluşturmaktadır.

Asli ve Tali Norm İlişkisi Bağlamında Değerlendirme

Kanun koyucu, bilişim sistemleri aracılığıyla haksız çıkar sağlama suçunu bir tali norm yani yardımcı norm olarak düzenlemiştir. Madde metnindeki ilgili eylemin başka bir suç oluşturmaması halini arayan özel ibare, fiilin öncelikle dolandırıcılık, hırsızlık, güveni kötüye kullanma veya zimmet gibi daha ağır cezayı gerektiren bir asli norm kapsamına girip girmediğinin incelenmesini zorunlu kılar. Bir eylem hakkında hem asli hem de tali norm bulunuyorsa, asli normun önceliği ilkesi gereğince mahkemelerce öncelikle asıl hüküm uygulanmalıdır. Dolayısıyla, bu hüküm bilişim alanında elde edilen her türlü menfaate doğrudan uygulanacak bir torba kanun maddesi niteliğinde değildir; aksine, uygulamada doğabilecek hukuki boşlukları doldurmak amacıyla ihdas edilmiş bir düzenlemedir.

Bilişim Suçlarında İçtima ve Karşılaşılan Temel Sorunlar

Bilişim eylemlerinde suçların içtimaı, failin eyleminin birden fazla ceza normunu ihlal etmesi durumunda hangi ceza kuralının uygulanacağının belirlenmesi açısından avukatlık pratiğinde büyük önem taşır. Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen eylemlerde sıklıkla fikri içtima veya zincirleme suç hükümleri mahkemelerin önüne gelmektedir. Aynı suç işleme kararı kapsamında, farklı zamanlarda aynı bilişim sistemine girilerek birden fazla kez haksız çıkar elde edilmesi durumunda faile verilecek ceza zincirleme suç hükümleri uyarınca artırılarak uygulanacaktır. Ayrıca, fail tek bir fiille farklı hukuki değerleri ihlal etmişse, kanun sistematiği gereği tali norm olan bu suç ile diğer klasik malvarlığı eylemleri arasındaki içtima kuralları, eylemin yöneldiği nihai hedefe ve failin temel kastına göre yargı mercilerince özenle çözümlenmelidir.

Haksız Çıkar Sağlama ile Benzer Suçların Karşılaştırılması

Bilişim sistemi aracılığıyla haksız menfaat temin edilmesi fiilleri, olaydaki somut özelliklere göre farklı malvarlığı ihlallerini oluşturabilir. Bu noktada Yargıtay içtihatları doğrultusunda ayrımların hukuki perspektifle yapılması ve failin asıl kastının tespit edilmesi hayati önem taşır. Uygulamada en sık karşılaşılan içtima ve vasıflandırma ayrımları şu şekildedir:

  • Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık: Fail, doğrudan doğruya banka hesabındaki parayı kendi hesabına geçirmek amacıyla hareket etmişse hırsızlık suçu oluşur. İnternet bankacılığından şifre kırılarak havale yapılması veya telefon hatları arasında kontör transferi gerçekleştirilmesi eylemleri bu duruma yargısal birer örnektir.
  • Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık: Suçun oluşması için failin bilişim sistemini bir araç olarak kullanarak gerçek bir kişiyi hileli davranışlarla aldatması şarttır. Hilenin muhatabı bir insan değil de doğrudan makine ve sistemin kendisiyse haksız çıkar sağlama suçu gündeme gelir.
  • Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması: Başkasına ait bir banka kartının ele geçirilerek veya kart bilgilerinin kopyalanarak internet üzerinden yetkisiz harcama yapılması veya ATM cihazlarından nakit çekilmesi eylemleri, özel düzenleme niteliğindeki bağımsız bir madde kapsamında cezalandırılmaktadır.
Sistemi hackleyip haksız kazanç sağladım, bu dolandırıcılık mı sayılır? expand_more
Bir bilişim sistemini hileli yollarla manipüle ederek haksız kazanç elde etmeniz durumunda eyleminizin dolandırıcılık sayılması için, sistem aracılığıyla mutlaka gerçek bir insanı aldatmış olmanız şarttır. Eğer ortada kandırılan bir insan yoksa ve hile doğrudan makineye veya sisteme yönelikse, bu durumda eyleminiz nitelikli dolandırıcılık değil, bilişim sistemi aracılığıyla haksız çıkar sağlama suçu olarak nitelendirilir. Bu hukuki ayrım, eyleminizin hangi kanun maddesi uyarınca yargılanacağını ve karşılaşacağınız yaptırımın ağırlığını belirleyecek temel unsurdur.
Başkasının banka hesabına girip parayı kendi hesabıma yollarsam ne olur? expand_more
İnternet bankacılığı şifrelerini kırarak başkasına ait bir hesaptaki parayı veya telefon hatlarındaki kontörü doğrudan kendi hesabınıza geçirmeniz, Yargıtay içtihatlarına göre bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturur. Bilişim sistemleri aracılığıyla haksız çıkar sağlama suçu hukuken tali (yardımcı) bir normdur ve eyleminiz hırsızlık gibi asli ve daha ağır bir suçu oluşturuyorsa, yargılamanız asli norm olan hırsızlık üzerinden yapılır. Ancak eğer bu işlemi başkasına ait fiziksel bir banka kartını ele geçirip kart bilgilerini kullanarak yaptıysanız, eyleminiz banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması isimli farklı ve özel bir suç kapsamında cezalandırılacaktır.
Aynı sistemi farklı zamanlarda birkaç kez hacklersem cezam katlanır mı? expand_more
Aynı suç işleme kararı ve amacı doğrultusunda, bir bilişim sistemine farklı zamanlarda birden fazla kez hukuka aykırı şekilde girerek menfaat temin etmeniz halinde mahkemelerce zincirleme suç hükümleri uygulanır. Bu durumda faile her bir giriş ve haksız işlem için ayrı ayrı ceza verilmez; ancak tek bir suç üzerinden verilecek olan temel cezanın oranı yasal olarak artırılır. Ceza hukuku pratiğinde failin aynı hedefe yönelik bu ardışık fiillerinin hukuki vasıflandırması, bilişim eylemlerindeki içtima kuralları çerçevesinde dikkatle çözümlenmektedir.
Bilişim sistemiyle sağlanan kazancın illa maddi bir para mı olması lazım? expand_more
Bilişim sistemlerine hukuka aykırı şekilde müdahale ederek elde ettiğiniz haksız çıkarın kanun önünde suç sayılabilmesi için mutlaka maddi veya ekonomik bir bedele dönüşmesi gerekmez. Kanun koyucu, bu suç tipinde korunan hukuki yararı ve suçun konusunu doğrudan doğruya bilişim sistemi ve o sistemdeki veriler olarak kabul etmiştir. Dolayısıyla, eyleminiz sonucunda maddi bir değer yerine manevi nitelikte bir menfaat elde etmeniz durumunda dahi bu fiiliniz haksız çıkar sağlama suçu kapsamında hukuken cezalandırılabilir. Burada mahkemelerin aradığı en temel kurucu unsur, fiil ile elde edilen menfaat arasında nedensellik bağının bulunması ve yararın bütünüyle haksız olmasıdır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir