Anasayfa/ Makale/ Asttan Üste Ters Mobbing Olgusu ve Yöneticinin Yasal Hakları

Asttan Üste Ters Mobbing Olgusu ve Yöneticinin Yasal Hakları

İş hayatında genellikle üstlerin astlarına uyguladığı düşünülen mobbing, aslında astlar tarafından yöneticilere karşı da gerçekleştirilebilmektedir. Ters mobbing olarak adlandırılan bu psikolojik şiddet türü, yöneticinin itibarını ve otoritesini sarsmayı hedefler. Bu makalede ters mobbing olgusu ve yöneticilerin yasal hakları incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

İş hukukunda ve çalışma hayatında psikolojik taciz denildiğinde akla ilk olarak amirlerin çalışanlarına yönelik haksız uygulamaları gelmektedir. Ancak ters mobbing (aşağıdan yukarıya mobbing), bir astın veya genellikle bir ast grubunun, hiyerarşik olarak üst konumda bulunan yöneticisine karşı kasıtlı ve sistemli bir biçimde uyguladığı psikolojik şiddet eylemlerini ifade eder. Klasik yıldırma eylemlerinden farklı olarak burada temel gaye, yöneticinin işten ayrılmasını sağlamaktan ziyade; birtakım politik oyunlar ve manipülasyonlarla yöneticinin hiyerarşik otoritesini kırmak, itibarını zedelemek ve örgüt içindeki karar alma mekanizmalarını sabote etmektir. Günümüzün rekabetçi iş koşullarında, yöneticilerini benimsemeyen, değişime direnen veya kendi çıkarlarını ön planda tutan çalışanların başvurduğu bu yöntem, hem yönetici pozisyonundaki mağdurun psikolojik bütünlüğüne hem de kurumun genel işleyişine ciddi zararlar vermektedir. Bir yönetici olarak bu sinsi ve yıpratıcı süreçle karşılaştığınızda, durumu doğru analiz etmek ve yasal çerçevede koruyucu adımlar atmak büyük önem taşımaktadır.

Ters Mobbing Eylemleri ve Temel Nedenleri

Çalışma ortamında ters mobbing genellikle sinsi ve kışkırtıcı davranışlarla kendini gösterir. Yöneticiyi yıldırmayı amaçlayan astlar; verilen görevleri kasten geciktirme, hatalı veya eksik bilgi sunma, yöneticinin kararlarını sürekli sorgulama ve hiyerarşik silsileyi kasıtlı olarak bozma gibi eylemlere başvururlar. Bu eylemlerin temelinde yatan nedenler incelendiğinde; çalışanın beklediği terfiyi alamaması, kıskançlık ve haset duyguları, yöneticinin yerine geçme arzusu veya kurum kültüründeki köklü değişimlere karşı duyulan direnç ön plana çıkmaktadır. Bazen de örgüt içindeki lobicilik faaliyetleri ve gayrı resmi güç odaklarından alınan cesaretle, yöneticinin liderlik yapısının zayıflatılması amaçlanır. Yönetici pozisyonundaki mağdur, bu yıpratıcı süreçte otoritesini korumak ile kötü amir damgası yememek arasında sıkışıp kalarak büyük bir psikolojik buhran yaşayabilmektedir.

Yöneticilerin Ters Mobbinge Karşı Yasal Hakları

Psikolojik şiddete maruz kalan bir yöneticinin, astlarının bu yıkıcı davranışları karşısında çaresiz olmadığı ve çeşitli hukuki yollara başvurabileceği unutulmamalıdır. Yönetici, kendisine yönelik uygulanan yıldırma eylemlerinin sonlandırılması için öncelikle üst yönetime veya insan kaynaklarına resmi bir ihtar çekerek durumun çözülmesini talep etme hakkına sahiptir. Olayların devam etmesi ve çalışma barışının onarılamaz biçimde bozulması halinde, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi gündeme gelebilir. Bu fesih hakkının kullanılmasıyla birlikte yönetici, yasal şartların oluşması durumunda kıdem tazminatı talep edebilir. Ayrıca, yöneticinin maruz kaldığı psikolojik şiddet ve itibar zedelenmesi nedeniyle, yaşanan manevi tahribatın giderilmesi amacıyla manevi tazminat davası açma hakkı da saklıdır. Ayrımcılığa dayalı bir mobbing süreci işletilmişse, buna yönelik ek tazminat hakları da kullanılabilir.

Ters Mobbing Sürecinde Uygulanması Gereken Stratejiler

Bir yöneticinin ters mobbing karşısında yasal haklarını etkin bir biçimde kullanabilmesi için süreci doğru ve profesyonelce yönetmesi şarttır. Söz konusu sinsi eylemler, işveren vekili konumundaki yöneticinin elini zayıflatmak için tasarlandığından, atılacak adımların somut ve belgelenebilir olması büyük önem taşır. Yöneticinin, sorunu sadece kişisel bir çatışma olarak görmeyip kurumsal bir tehdit olarak değerlendirmesi ve aşağıdaki adımları uygulaması yasal süreçlerde elini güçlendirecektir:

  • Astların kasıtlı eylemleri, geciktirilen görevler ve itaatsizlik durumları tutanakla ve yazılı olarak kayıt altına alınmalıdır.
  • Sorunlu çalışanlarla yapılan tüm disiplin görüşmelerinde mutlaka insan kaynakları yetkilisi veya şahit bulundurulmalıdır.
  • Elde edilen tüm veriler ışığında, çalışma barışını bozan zorbaya yönelik disiplin süreci işletilmeli ve gerekirse işten çıkarma mekanizması cesaretle kullanılmalıdır.
Ekibim sürekli işleri aksatıp bana karşı cephe alıyor. Bu da mobbing sayılır mı? expand_more
İş hukukunda psikolojik taciz genellikle üstten asta doğru bilinse de, astların yöneticiye yönelik kasıtlı eylemleri de ters mobbing olarak kabul edilmektedir. Ekibinizin işleri kasten geciktirmesi, kararlarınızı sürekli sorgulaması veya hiyerarşiyi kasıtlı olarak bozması, yöneticinin otoritesini ve itibarını kırmayı hedefleyen psikolojik şiddet eylemleridir. Bir yönetici olarak bu sinsi duruma katlanmak zorunda değilsiniz ve kurum içinde otoritenizi koruyacak yasal adımları atma hakkınız bulunmaktadır.
Çalışanlarımın baskısından bıktım, istifa edersem kıdem tazminatımı alabilir miyim? expand_more
Evet, size karşı uygulanan bu aşağıdan yukarıya psikolojik şiddet ve yıldırma politikaları nedeniyle iş sözleşmenizi haklı nedenle feshetme imkanınız bulunmaktadır. Hukuki sürecin sağlığı açısından öncelikle üst yönetime veya insan kaynaklarına resmi bir ihtar çekerek durumun çözülmesini talep etmeniz büyük önem taşır. Şikayetlerinize rağmen eylemlerin devam etmesi ve çalışma barışının onarılamaz biçimde bozulması halinde, sözleşmenizi haklı sebeple feshederek yasal şartlar çerçevesinde kıdem tazminatınızı talep edebilirsiniz. Ayrıca yaşadığınız psikolojik buhran için manevi tazminat davası açma hakkınız da mevcuttur.
Astlarımın bana tuzak kurup mobbing yaptığını hukuken nasıl ispatlayabilirim? expand_more
Ters mobbing iddialarında hukuken elinizi güçlendirmek için atacağınız adımların mutlaka somut ve belgelenebilir olması gerekmektedir. Astlarınızın verilen görevleri geciktirmesi, hatalı bilgi sunması veya itaatsizlik göstermesi gibi kasıtlı eylemlerini mutlaka yazılı olarak tutanak altına almalısınız. Ayrıca sorunlu personelle yapacağınız tüm disiplin görüşmelerinde insan kaynaklarından bir yetkiliyi veya bir şahidi yanınızda bulundurmanız elzemdir. Bu kayıtlar ve şahitler, ileride yürütülecek yasal süreçlerde en temel kanıtlarınız olacaktır.
Bana bilerek sorun çıkartan ve hiyerarşiyi bozan personeli işten atabilir miyim? expand_more
İşveren vekili ve yönetici konumunda olduğunuz için, çalışma barışını bozan personellere karşı disiplin sürecini işletme hakkınız ve yetkiniz mevcuttur. Astlarınızın kasten gerçekleştirdiği itaatsizlikleri ve otorite sarsıcı eylemleri tutanakla kayıt altına alarak süreci başlatmalısınız. Elde ettiğiniz somut veriler ışığında, örgüt içi karar alma mekanizmasını sabote eden ve kurumsal tehdit oluşturan çalışana karşı işten çıkarma mekanizmasını yasalara uygun bir şekilde cesaretle kullanabilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir