Makale
Asttan Üste Ters Mobbing Olgusu ve Yöneticinin Yasal Hakları
İş hukukunda ve çalışma hayatında psikolojik taciz denildiğinde akla ilk olarak amirlerin çalışanlarına yönelik haksız uygulamaları gelmektedir. Ancak ters mobbing (aşağıdan yukarıya mobbing), bir astın veya genellikle bir ast grubunun, hiyerarşik olarak üst konumda bulunan yöneticisine karşı kasıtlı ve sistemli bir biçimde uyguladığı psikolojik şiddet eylemlerini ifade eder. Klasik yıldırma eylemlerinden farklı olarak burada temel gaye, yöneticinin işten ayrılmasını sağlamaktan ziyade; birtakım politik oyunlar ve manipülasyonlarla yöneticinin hiyerarşik otoritesini kırmak, itibarını zedelemek ve örgüt içindeki karar alma mekanizmalarını sabote etmektir. Günümüzün rekabetçi iş koşullarında, yöneticilerini benimsemeyen, değişime direnen veya kendi çıkarlarını ön planda tutan çalışanların başvurduğu bu yöntem, hem yönetici pozisyonundaki mağdurun psikolojik bütünlüğüne hem de kurumun genel işleyişine ciddi zararlar vermektedir. Bir yönetici olarak bu sinsi ve yıpratıcı süreçle karşılaştığınızda, durumu doğru analiz etmek ve yasal çerçevede koruyucu adımlar atmak büyük önem taşımaktadır.
Ters Mobbing Eylemleri ve Temel Nedenleri
Çalışma ortamında ters mobbing genellikle sinsi ve kışkırtıcı davranışlarla kendini gösterir. Yöneticiyi yıldırmayı amaçlayan astlar; verilen görevleri kasten geciktirme, hatalı veya eksik bilgi sunma, yöneticinin kararlarını sürekli sorgulama ve hiyerarşik silsileyi kasıtlı olarak bozma gibi eylemlere başvururlar. Bu eylemlerin temelinde yatan nedenler incelendiğinde; çalışanın beklediği terfiyi alamaması, kıskançlık ve haset duyguları, yöneticinin yerine geçme arzusu veya kurum kültüründeki köklü değişimlere karşı duyulan direnç ön plana çıkmaktadır. Bazen de örgüt içindeki lobicilik faaliyetleri ve gayrı resmi güç odaklarından alınan cesaretle, yöneticinin liderlik yapısının zayıflatılması amaçlanır. Yönetici pozisyonundaki mağdur, bu yıpratıcı süreçte otoritesini korumak ile kötü amir damgası yememek arasında sıkışıp kalarak büyük bir psikolojik buhran yaşayabilmektedir.
Yöneticilerin Ters Mobbinge Karşı Yasal Hakları
Psikolojik şiddete maruz kalan bir yöneticinin, astlarının bu yıkıcı davranışları karşısında çaresiz olmadığı ve çeşitli hukuki yollara başvurabileceği unutulmamalıdır. Yönetici, kendisine yönelik uygulanan yıldırma eylemlerinin sonlandırılması için öncelikle üst yönetime veya insan kaynaklarına resmi bir ihtar çekerek durumun çözülmesini talep etme hakkına sahiptir. Olayların devam etmesi ve çalışma barışının onarılamaz biçimde bozulması halinde, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi gündeme gelebilir. Bu fesih hakkının kullanılmasıyla birlikte yönetici, yasal şartların oluşması durumunda kıdem tazminatı talep edebilir. Ayrıca, yöneticinin maruz kaldığı psikolojik şiddet ve itibar zedelenmesi nedeniyle, yaşanan manevi tahribatın giderilmesi amacıyla manevi tazminat davası açma hakkı da saklıdır. Ayrımcılığa dayalı bir mobbing süreci işletilmişse, buna yönelik ek tazminat hakları da kullanılabilir.
Ters Mobbing Sürecinde Uygulanması Gereken Stratejiler
Bir yöneticinin ters mobbing karşısında yasal haklarını etkin bir biçimde kullanabilmesi için süreci doğru ve profesyonelce yönetmesi şarttır. Söz konusu sinsi eylemler, işveren vekili konumundaki yöneticinin elini zayıflatmak için tasarlandığından, atılacak adımların somut ve belgelenebilir olması büyük önem taşır. Yöneticinin, sorunu sadece kişisel bir çatışma olarak görmeyip kurumsal bir tehdit olarak değerlendirmesi ve aşağıdaki adımları uygulaması yasal süreçlerde elini güçlendirecektir:
- Astların kasıtlı eylemleri, geciktirilen görevler ve itaatsizlik durumları tutanakla ve yazılı olarak kayıt altına alınmalıdır.
- Sorunlu çalışanlarla yapılan tüm disiplin görüşmelerinde mutlaka insan kaynakları yetkilisi veya şahit bulundurulmalıdır.
- Elde edilen tüm veriler ışığında, çalışma barışını bozan zorbaya yönelik disiplin süreci işletilmeli ve gerekirse işten çıkarma mekanizması cesaretle kullanılmalıdır.