Anasayfa/ Makale/ Asistan Hekimlerde Mobbing Verileri ve Zararları

Asistan Hekimlerde Mobbing Verileri ve Zararları

Sağlık sektöründe asistan hekimlerin maruz kaldığı psikolojik taciz, hem bireysel hem de kurumsal bazda ağır tahribatlara yol açmaktadır. Bu makalede, uzmanlık eğitimi alan hekimlerin karşılaştığı mobbing vakalarına dair güncel veriler ve bu durumun yol açtığı fiziksel, psikolojik ve mesleki zararlar hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Asistan hekimlerin çalışma hayatında karşılaştıkları psikolojik taciz (mobbing), yalnızca bireysel sağlığı değil, kamu sağlığı hizmetlerinin kalitesini de derinden sarsan oldukça ağır bir sorundur. Mobbing hukuku bağlamında veriler değerlendirildiğinde, çalışma ortamındaki sistematik baskı ve yıldırma eylemleri, hekimlerin mesleki gelişimini sekteye uğratmakta ve geriye dönüşü olmayan ciddi mağduriyetler yaratmaktadır. Yapılan akademik araştırmalar ve anket çalışmaları, asistan hekimler üzerindeki mobbing oranlarının kaygı verici seviyelerde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle yoğun çalışma şartları, hasta ve hasta yakınlarından gelen psikolojik şiddet ve hiyerarşik düzenin kötüye kullanılması, bu istatistiklerin artmasındaki temel etkenlerdir. Bir hukukçu gözüyle söz konusu verilere bakıldığında, çalışma barışının bozulduğu ve işveren konumundaki kurumların çalışanı gözetme borcunu ihlal ettiği son derece riskli bir çalışma ortamı tablosu ile karşılaşmaktayız.

Asistan Hekimlerde Mobbing İstatistikleri

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan kapsamlı bir araştırmanın verileri, hekimlerin maruz kaldığı psikolojik terörün ulaştığı boyutları net bir şekilde göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre asistan hekimlerin yaklaşık yarısı rotasyonlar da dahil olmak üzere mobbinge uğradığını düşünmektedir. Veriler hukuki bir perspektifle incelendiğinde, ihlallerin sadece üst kademeden astlara doğru değil, aynı zamanda hasta ve hasta yakınları tarafından da yoğun bir şekilde (sırasıyla %31.4 ve %26.9 oranında) gerçekleştirildiği görülmektedir. Bunun yanı sıra, asistanların %23.7'sinin aynı bölümdeki kıdemli veya eş kıdemli meslektaşlarından psikolojik şiddet görmesi, yatay mobbingin de çalışma ortamında ne denli yaygın olduğunu ispatlamaktadır. Cerrahi branşlarda çalışan hekimlerin, dahili ve temel bilimlere kıyasla anlamlı derecede daha yüksek mobbing algısına sahip olması ve aylık tutulan gece nöbeti sayısı arttıkça (özellikle 4-6 ve 7 üzeri nöbetlerde) mobbing mağduriyetinin artması, çalışma şartlarının ağırlığının ihtilaflara zemin hazırlayan temel bir risk faktörü olduğunu kanıtlamaktadır.

Mobbing Karşısında Hekimlerin Eğilimleri

Hukuki olarak hakkını aramak isteyen mağdurların önündeki en büyük engel genellikle ispat zorluğu ve kurumsal baskı endişesidir. Araştırma verileri, asistan hekimlerin mobbing karşısında genellikle hareketsiz kaldığını ve resmi şikayet yollarını kullanmaktan çekindiğini göstermektedir. Bu durum, idarenin etkili bir şikayet mekanizması kurmaması nedeniyle sorumluluğunu ağırlaştıran bir unsurdur. Mobbinge maruz kalan hekimlerin adli veya idari yollara başvurmama ve tepkisiz kalma nedenleri ağırlıklı olarak şu şekildedir:

  • %59.8'i üst amirin duyarsız kalacağını düşünmektedir.
  • %54.3'ü sistemin hiyerarşik olarak bu baskıcı şekilde kurulduğuna inanmaktadır.
  • %53.3'ü şikayet etmesi halinde daha ağır bir baskıya maruz kalacağından korkmaktadır.
  • %40.2'si ise karşılaştığı sistematik eylemleri hukuken kanıtlayamayacağını düşünerek sessiz kalmaktadır.

Bu istatistikler, mağdurların yöneticilere güven duymadığını, eylemi uygulayanın cezasız kalacağına inandığını ve katılımcıların önemli bir kısmının çözümü yalnızca istifa etmekte aradığını çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır.

Mobbingin Hekimler ve Toplum Üzerindeki Zararları

İşyerinde uygulanan psikolojik şiddetin zararları, hukuki boyutta maddi ve manevi tazminat taleplerinin temelini oluşturan yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. Mobbing mağduru asistan hekimlerin %54.9'u, yaşadıkları ağır stres ve tükenmişlik nedeniyle aile ve arkadaş ilişkilerinde bozulma yaşarken; önemli bir kesimi (%12.7) doğrudan psikolojik destek almak zorunda kalmaktadır. Sürekli baskı, yorgunluk, anksiyete, uyku bozuklukları ve majör depresyon gibi klinik tablolar, hekimin iş yapabilme kapasitesini doğrudan düşürmekte ve hekimin hasta olmadığı halde hastalık izni alarak işten uzaklaşmasına yol açmaktadır. Örgütsel ve toplumsal açıdan bakıldığında ise, mesleğinden soğuyan, istifaya sürüklenen veya yurt dışına göç etmeyi düşünen hekimler nedeniyle kamu maliyesi açısından telafisi imkansız bir kalifiye işgücü kaybı yaşanmaktadır. Çalışma ahlakının zedelendiği bu toksik ortamda, hekimin hastalarına ayırdığı dikkat azalmakta ve en nihayetinde sağlık hizmetinin genel kalitesi düşerek tüm toplum bu tahribattan olumsuz yönde etkilenmektedir.

Hasta yakınları ve kıdemli asistanlar sürekli üstüme geliyor, bu mobbing sayılır mı? expand_more
Evet, hukuki açıdan mobbing sadece hiyerarşik olarak üstlerinizden gelmek zorunda değildir. Asistan hekimlerin aynı bölümdeki kıdemli veya eş kıdemli meslektaşlarından gördüğü dışlayıcı tutumlar yatay mobbing olarak nitelendirilmektedir. Aynı zamanda, hasta ve hasta yakınları tarafından uygulanan sistematik baskılar da işverenin çalışanı gözetme borcunu ağır bir şekilde ihlal etmektedir. Çalıştığınız kurum, hem içeriden hem de dışarıdan gelen bu şiddeti engelleyerek çalışma barışını sağlamakla hukuken yükümlüdür.
Mobbingi ispatlayamam veya şikayet edersem daha çok ezerler diye korkuyorum, ne yapmalıyım? expand_more
Maalesef bu kaygılarınızda yalnız değilsiniz; verilere göre mağdurların %53.3'ü daha ağır baskı göreceğinden, %40.2'si ise iddialarını hukuken kanıtlayamayacağından korkarak sessiz kalmaktadır. Ancak eylemler karşısında sessiz kalmanız, hiyerarşik yetkisini kötüye kullanan faillerin cezasız kalacağına dair inancını pekiştirir. İdarenin bu konuda etkili bir şikayet mekanizması kurmamış olması, mağduriyeti artıran ve işverenin kusurunu ağırlaştıran hukuki bir eksikliktir. Çözümü sadece istifa edip gitmekte aramak yerine, ispat zorluğu veya kurumsal baskı endişesini bir kenara bırakarak yasal şikayet yollarını kullanmalısınız.
Aşırı nöbetler ve iş baskısı yüzünden psikolojim bozuldu, dava açabilir miyim? expand_more
Kesinlikle dava açabilirsiniz, zira aylık tutulan gece nöbeti sayısının fazlalığı ihtilaflara ve mobbinge zemin hazırlayan temel bir risk faktörüdür. Yaşadığınız yoğun çalışma şartları, sürekli baskı ve yorgunluk sonucunda psikolojik destek almak zorunda kalmanız, anksiyete veya uyku bozuklukları yaşamanız size hukuken maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı verir. İşverenin uyguladığı veya göz yumduğu bu sistematik baskı eylemleri, sadece bireysel sağlığınızı değil mesleki gelişiminizi de sekteye uğratan hukuka aykırı bir durumdur. Psikolojik ve fiziksel bütünlüğünüzün gördüğü bu zararlar nedeniyle hukuki yollara başvurarak hakkınızı aramanız en doğal hakkınızdır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir