Sosyal medya veya e-posta üzerinden alınan ekran görüntüleri yargılamada tek başına şüphesiz bir delil olarak kabul edilmese de, ispat sürecinde değerlendirilebilecek önemli bir emare teşkil etmektedir. Dijital delillerin en büyük özelliği çok kolay bir şekilde değiştirilebilme, üretilebilme veya bozulabilme riskini taşımalarıdır.
Kimliği belirsiz kişilerden gelen e-postaların kaynağını tespit etmek teknik olarak mümkündür ve savcılık soruşturmasıyla bu kişinin kimliğine ulaşılabilmektedir. Bir elektronik posta gönderildiğinde, alıcıya ulaşana kadar geçtiği e-posta sunucularında IP adresi, gönderim saati ve kullanılan sunucu bilgileri gibi çeşitli sayısal izler bırakmaktadır.
Ceza muhakemesinde özel kişiler tarafından usulsüz olarak veya gizlice elde edilen ses ve görüntü kayıtları kural olarak hukuka aykırı delil niteliğinde sayılmakta ve hakkınızda verilecek bir mahkumiyet kararına tek başına dayanak oluşturamamaktadır. Ancak, Yargıtay kararlarına göre, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan ve ani gelişen haksız bir saldırı (örneğin rüşvet istenmesi veya tehdit edilmesi) anında, başka türlü kanıt elde etme imkanının bulunmadığı zaruri durumlarda alınan kayıtların istisnai olarak hukuka uygun sayılabileceği yönünde değerlendirmeler de mevcuttur.
Hasta verilerinin ve fotoğraflarının çalınarak bunların ifşa edileceği yönünde tehditte bulunulması, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması haklarına yönelik çok ciddi bir saldırıdır. Son dönemde fidye yazılımı kullanan failler, sistemi sadece kilitlemekle kalmayıp mağdurların hassas kişisel verilerini kendi sunucularına kopyalamakta ve fidye ödenmediği takdirde bu görüntüleri karanlık ağlarda veya açık forumlarda yayınlamakla tehdit etmektedir.
Zorla veya tehdit yoluyla elde edilen mesajların mahkemede aleyhinize bir delil olarak kullanılması hukuken engellenebilecek kuvvetli bir durumdur. Ceza muhakemesinde maddi gerçeğe ulaşmak hedeflense de, bu amacın her ne pahasına olursa olsun gerçekleştirilmesi hukuk devleti ilkesiyle asla bağdaşmaz.
İnternet ortamında yer alan web sayfaları, forumlar veya e-postalar aracılığıyla şahsınıza yönelik hakaret ve tehdit içeren ifadeler kullanılması, hukuka aykırı içerik sunma kapsamında değerlendirilir. Failin bilişim sistemlerini kullanarak kişilik haklarınıza saldırması ve tehdit fiilini gerçekleştirmesi, adli makamlarca soruşturulabilecek ciddi bir eylemdir.
Karakolda hukuka aykırı yöntemlerle, baskı veya tehdit altında sizden alınan ifadenin mahkemede delil olarak kullanılması yasal olarak mümkün değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince şüphelinin beyanı mutlaka özgür iradesine dayanmak zorundadır.
İhaleye katılma yeterliliğine sahip kişilerin cebir veya tehdit kullanmak suretiyle engellenmesi, doğrudan soruşturma gerektiren ve psikolojik istihbarat kapsamında gözdağı veya şiddet olarak nitelendirilebilen ağır bir fiildir. Rakiplerinizin sizi ihale ortamından uzaklaştırmak için sarf ettiği tehditkar sözler veya sergilediği fiziksel müdahaleler, hür iradenizi sakatlamaya yönelik olup kamu ihalesinin adil bir biçimde yapılmasını açıkça zedelemektedir.
Sosyal medya veya genel olarak internet ortamı üzerinden tarafınıza yönelik olarak gerçekleştirilen küfür, hakaret ve tehdit eylemleri, klasik suç tiplerinin internet aracılığı ile işlenmesi kapsamında değerlendirilebilecek hukuki ihlallerdir. İnternetin yapısı gereği bu sanal ortamda işlenen eylemlerin etkileşimli özelliği, mağdurun uğrayacağı zararın kapsamı açısından çok daha ciddi sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir.
İnternet üzerinden işlenen suçlarda failin kimliğinin tespit edilebilmesi için kullanılan en temel adli yöntem, kişinin o anki internet lokasyonunu gösteren IP adresinin belirlenmesidir. Yetkili makamlar şikayetiniz üzerine soruşturma başlatarak ilgili sahte hesabın bağlantı kayıtlarını araştırmaya başlayacaktır.