Haksız yere gözaltına alınmanızın ardından açtığınız tazminat davasında size ödenmesine hükmedilen manevi tazminat miktarının son derece yetersiz olması durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi, beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı alan kişilerin haksız gözaltı nedeniyle açtıkları davalarda, hükmedilen manevi tazminatın kendi belirlediği standartlara göre kayda değer ölçüde düşük kalmasını kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının bir ihlali olarak kabul etmektedir.
Haksız gözaltı nedeniyle açılan tazminat davalarında mahkemelerin takdir yetkisi bulunsa da, hükmedilen tazminat miktarının meydana gelen ihlalle orantısız ve kayda değer ölçüde düşük olması hukuka aykırıdır. Sizin durumunuzda olduğu gibi, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişilerin haksız gözaltı nedeniyle açtıkları davalarda, mahkemenin verdiği tazminat tutarı Anayasa Mahkemesinin benzer durumlarda öngördüğü standartların çok altında kalıyorsa, bu durum kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali sayılmaktadır.
Hayır, gözaltı işleminin hukuka aykırı olduğu iddialarında doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmadan önce ilgili kanunda öngörülen tazminat davası yolunu tüketmeniz gerekmektedir. Kanunda öngörülen gözaltı süresinin aşıldığı veya yakalama ve gözaltına alınma işleminin bütünüyle haksız olduğu yönündeki şikayetler için öncelikle ağır ceza mahkemelerinde tazminat davası açılması hukuki bir zorunluluktur.
Haksız yere gözaltına alındığınızı düşünüyorsanız öncelikle ceza muhakemesi kanununda yer alan tazminat davası yoluna başvurmanız gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözaltı süresinin aşıldığı veya yakalama ve gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiaları incelerken öncelikle olağan hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğine bakmaktadır.
Kanun yolu incelemesi yapan istinaf mahkemelerinin, davanın esasına etki edecek nitelikte ileri sürdüğünüz itirazları mutlaka değerlendirmesi ve kararlarında bu iddialara makul bir gerekçe ile yanıt vermesi yasal bir zorunluluktur. Kural olarak istinaf kanun yolu incelemesini gerçekleştiren merci, ilk derece mahkemesinin kararını uygun bulduğunda aynı gerekçeyi kullanabilir veya o karara atıf yaparak kararını yansıtabilir.
Daha önceden kaldırıldığı hâlde sistemde aktif görünmeye devam eden eski tarihli bir yakalama kaydına istinaden haksız yere gözaltına alınmanız durumunda tazminat davası açma hakkınız bulunmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında, hakkınızdaki yakalama veya tutuklama işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek haksız geçen bu süreler için maddi ve manevi zararınızın karşılanmasını talep edebilirsiniz.
Haksız yere gözaltında veya tutuklu kalıp sonrasında beraat eden kişiler, uğradıkları zararların karşılanması amacıyla devlete karşı tazminat davası açma hakkına sahiptir. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, beraat kararı verilmesiyle birlikte geçmişteki yakalama, gözaltı veya tutuklama işlemleri hukuka aykırı hâle gelmiş kabul edilir ve bu durum kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenir.
Gözaltı sürenizin kanunda öngörülen sınırı aşması veya yakalama işleminin hukuka aykırı olması durumunda asıl ceza davasının sonuçlanmasını beklemeden tazminat talebinde bulunmanız mümkündür. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, kanuni gözaltı süresi aşıldığında veya kişi süresi içinde hâkim önüne çıkarılmadığında tazminat davası açabilmek için hakkınızda yürütülen ceza soruşturmasının veya kovuşturmasının kesinleşmesine gerek yoktur.
Mahkemeler tarafından hükmedilen tazminat miktarının uğradığınız ihlalle orantısız derecede düşük olması durumunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak hakkınızı arayabilirsiniz. Yargı mercilerinin tazminat miktarını belirlerken somut olayın şartlarına göre takdir yetkisi bulunsa da, hükmedilen rakamın Anayasa Mahkemesinin benzer davalarda verdiği tazminat miktarlarına göre kayda değer ölçüde düşük olmaması gerekir.
Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemelerce hükmedilen tazminatı yetersiz bularak bir hak ihlali kararı verdiğinde aradaki farkı doğrudan kendisi ödemez, bunun yerine ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verir. Bu tür durumlarda ihlalin ve sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için en uygun yöntem, kararı veren derece mahkemesinin yeniden yargılama işlemlerini başlatarak Anayasa Mahkemesinin belirlediği ilkelere uygun yeni bir tazminat kararı vermesidir.