Arkadaşınızın evinde bulunurken polis tarafından karakola götürülerek saatlerce tutanak tutulmaksızın bekletilmeniz temel kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına aykırılık teşkil etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yetkili makamların herhangi bir alıkoyma veya gözaltı işlemi sırasında mutlaka resmi bir kayıt oluşturması gerektiğini vurgulamaktadır.
Sizin yere yatarak pasif bir şekilde direnmeniz veya araca binmek istememeniz, kolluk görevlilerinin size karşı doğrudan sert bir fiziksel şiddet veya çelme takma gibi eylemlere başvurmasını yasal ve haklı kılmaz. Kamu görevlilerinin, kendi tutumu nedeniyle güç kullanılması kesin olarak gerekli olmayan bir kişiye karşı fiziksel güce başvurmaları insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlali anlamına gelmektedir.
Haksız yere gözaltına alındığınızı iddia ettiğiniz durumlarda doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmadan önce, kanunlarda öngörülen olağan yargı yollarını tüketmeniz gerekmektedir. Hukuka aykırı olarak yakalandığınızı ve gözaltında tutulduğunuzu düşünüyorsanız, temel hak ihlallerinin giderilmesi için öncelikle derece mahkemelerine başvurmalısınız.
Kamu görevlilerinin tutumunuz nedeniyle kesin olarak zorunlu olmadığı halde size karşı aşırı fiziksel güce başvurmaları ve şiddet uygulamaları, insan onurunun korunması ilkesine aykırıdır ve anayasal bir ihlal oluşturur. Gözaltı giriş veya çıkışlarında yetkili doktorların sizi uygun bir şekilde muayene etmemesi ve yaşadıklarınızı rapora bağlamaması durumunda, sonradan kendi imkanlarınızla başvurduğunuz özel bir hastaneden aldığınız darp raporundaki tıbbi bulgular, iddialarınızı destekleyici önemli bir delil niteliği taşır.
Gözaltı işlemi sırasında polis tarafından fiziksel şiddete maruz kalındığına dair iddiaların ciddiye alınabilmesi ve soruşturulabilmesi için bu durumun uygun delillerle veya doktor raporlarıyla desteklenmesi gerekmektedir. Eğer genel adli muayene raporunuzda darp veya cebir izine rastlanmadığı belirtilmişse ve bu rapora herhangi bir itirazda bulunmamışsanız, iddialarınız genellikle soyut kalacaktır.
Herhangi bir yargı kararı olmaksızın hukuka aykırı bir şekilde gözaltına alındığınız iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmanız usulen mümkün olmamaktadır. Anayasa Mahkemesi, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine yönelik şikayetleri inceleyebilmek için öncelikle olağan hukuk yollarının eksiksiz bir şekilde tüketilmiş olmasını şart koşmaktadır.
Gözaltı sürenizin bitiminden sonra mahkemeye sevk edilmeniz ve hâkim karşısına çıkarılmanız için geçen zorunlu süreler kural olarak azami gözaltı süresine ilave edilmektedir ve bu süre zarfında adliyede tutulmanız tek başına haksız gözaltı tazminatı almanıza yol açmamaktadır. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, toplu olarak işlenen suçlarda kanunda öngörülen azami dört günlük gözaltı süresine, kişinin yakalama yerinden en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için gereken zorunlu yol süresi eklenebilmektedir.
Kanuni gözaltı süresinin aşıldığı ve haksız yere tutulduğunuz iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurmanız kural olarak mümkün olmayıp öncelikle kanunlarda öngörülen olağan hukuk yollarını tüketmeniz gerekmektedir. Hukuk sistemimizde, gözaltı süresinin yasaya aykırı olarak aşıldığını iddia eden kişilerin uğradıkları zararların giderilmesi için ceza muhakemesi kurallarında özel bir tazminat davası yolu öngörülmüştür.
Cumhuriyet savcısının gözaltındaki şüphelinin ifadesini bizzat almadan doğrudan tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etmesi ve adliyedeki mahkeme süreci için belirli bir süre beklenmesi, toplam süre kanuni sınırları aşmadığı müddetçe otomatik olarak bir hak ihlali yaratmamaktadır. Soruşturma sürecinde şüphelilerin kolluk kuvvetlerindeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye intikalleri, sağlık raporlarının alınması, evrakların tevzii ve sulh ceza hâkimliği tarafından sorgu işlemlerinin tamamlanması belirli bir zaman almaktadır.
Haksız yere uygulanan konutu terk etmeme tedbiri nedeniyle yaşadığınız mağduriyetin giderilmesi için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak manevi tazminat talep etmeniz mümkündür. Gözaltı işlemlerinin haksızlığına dair şikâyetlerde öncelikle kanunda öngörülen standart tazminat yollarının tüketilmesi gerekse de, adli kontrol kararlarına yapılan itirazların reddedilmesinin ardından doğrudan bireysel başvuru hakkınızı kullanabilirsiniz.