AYM (Anayasa Mahkemesi)
AYM (Anayasa Mahkemesi) — 17 SORU & CEVAP listelendi.
Norm denetimi ve bireysel başvuru mekanizmalarıyla anayasal düzenin ve temel hakların ulusal sınırları içerisindeki en üst düzey teminatıdır. Kanunların anayasaya aykırılığı iddialarından, yargılama süreçlerindeki hak ihlallerine kadar geniş bir yelpazede hüküm kuran AYM'ye yönelik hukuki süreçler, içtihadı derinlemesine analiz eden profesyonel bir yaklaşım gerektirir.
Hapishanede yazdığınız mektubun haksız yere sansürlenmesi sebebiyle haberleşme hakkınızın ihlal edildiği tespit edilse dahi, bu ihlal kararıyla birlikte doğrudan size manevi tazminat ödenmesine hükmedilmeyebilir. Anayasa Mahkemesi, temel bir hakkın ihlal edildiğini tespit ettiğinde, bu ihlalin ve yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması için öncelikle en uygun hukuki aracı belirler.
Anayasa Mahkemesi bu tür ihlal iddialarında haklı bulunmanız durumunda doğrudan yüklü bir maddi veya manevi tazminat ödenmesine genellikle karar vermemekte olup, bunun yerine eski hâle getirme kuralı çerçevesinde dosyayı ilk derece mahkemesine göndermektedir. Yüksek mahkeme, yargılama sırasında çıkan bir kanun nedeniyle alacağınızı tahsil edememenizden doğan mağduriyetin asıl çözümünün, ihlalin sonuçlarını tamamen ortadan kaldıracak olan yeniden yargılama mekanizması olduğunu kabul etmektedir.
Hukuka aykırı arama işlemi nedeniyle Anayasa Mahkemesine yapacağınız bireysel başvuruyu, tazminat davasının bitmesini beklemeden doğrudan takipsizlik kararını öğrendikten sonraki otuz gün içinde yapmanız gerekmektedir. Mevzuatta yer alan ve haksız koruma tedbirleri için öngörülen tazminat yolu, sadece arama kararının ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilmesi durumunda uğranılan zararların telafisine imkân tanıyan bir yoldur.
İlk derece mahkemesinde cep telefonunuza el konulmasıyla ilgili tazminat talebinde bulunsanız dahi, bu talebinizi istinaf dilekçesinde dile getirmeyi unuttuysanız Anayasa Mahkemesi bu konudaki ihlal iddianızı incelemeyecektir. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle hukuk sistemindeki olağan kanun yollarının usulüne uygun olarak tüketilmesi zorunludur.
Anayasa Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna dair verdiği iptal ve ihlal kararları dikkate alındığında, adil yargılanma güvencelerine aykırı şekilde yürütülen yargılamalar için yeniden değerlendirme yapılması mümkündür. Yüksek mahkeme, ilgili yasal düzenlemelerin temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahalelerin giderilmesinde etkili bir denetim yolu öngörmediğini tespit ederek bu kuralları iptal etmiştir.
Yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkınızın ihlal edildiği şikayetiyle doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurmadan önce, yasal olarak kurulan Tazminat Komisyonu yolunu tüketmeniz gerekmektedir. Yakın zamanda yürürlüğe giren yasal düzenlemeler uyarınca, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurularda ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan bu komisyona müracaat edilmesi zorunlu kılınmıştır.
Mahkeme kararlarının süresi içinde tam veya eksiksiz olarak yerine getirilmemesi durumunda doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmadan önce ilgili kanunlarda öngörülen idari başvuru yollarını tüketmeniz gerekmektedir. Yasal değişiklikler çerçevesinde, yargı kararlarının geç icra edildiği, eksik uygulandığı ya da hiç icra edilmediği yönündeki şikâyetleriniz için öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren ilgili tazminat komisyonuna başvurmanız kanuni bir zorunluluktur.
Anayasa Mahkemesi, usuli güvenceleri ortadan kaldıracak şekilde uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kanunilik ölçütünü sağlamadığını belirterek bu tür başvurularda ihlal kararı vermektedir. Mahkemenin önceki içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sanıkların bu kararı kabule ilişkin irade beyanlarının alınması usulündeki güvence eksiklikleri ve mahkemelerin gerekçeli kararlarında yalnızca ilgili kanun hükmünün tekrarından ibaret ifadelere yer vermesi ciddi anayasal sorunlar barındırmaktadır.
Yargılama süreçlerinin çok uzun sürmesi nedeniyle yaşadığınız mağduriyetler için doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurmadan önce, kanunla kurulmuş olan özel bir komisyona müracaat ederek hakkınızı aramanız gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi, davaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarına ilişkin olarak yapılan bireysel başvurularda, öncelikle 6384 sayılı Kanun kapsamında kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesini zorunlu tutmaktadır.
Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali kararı verilmesi durumunda doğrudan bir maddi veya manevi tazminat ödenmesine hükmedilmez, bunun yerine davanızın yeniden görülmesi sağlanır. Mülkünüze ulaşılamamasından kaynaklanan zararın tazmini istemiyle yaptığınız başvurunun süresinde görülmemesi nedeniyle ortaya çıkan ihlalin ve sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için en uygun yöntem yeniden yargılama yapılmasıdır.