Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Volkan Umutlu Kararı 2022/2251 B.

Anayasa Mahkemesi Volkan Umutlu Kararı 2022/2251 B.

Bu karar, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen uzaklaştırma ve koruma tedbirlerinin infazında usul güvencelerinin ne denli hayati olduğunu hukuken ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması bağlamında, özgürlüğü kısıtlayan tedbir kararlarının muhatabına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinin mutlak bir zorunluluk olduğunu net bir biçimde ifade etmektedir. Yalnızca kararın varlığı değil, bu karara uyulmaması hâlinde karşılaşılacak zorlama hapsi yaptırımının da kişiye açıkça ihtar edilmesi hukuki güvenliğin vazgeçilmez bir gereğidir. Kişinin yaptırımdan usulünce haberdar edilmediği bir durumda özgürlüğünden mahrum bırakılması hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
search

Anayasa Mahkemesi
Volkan Umutlu Kararı 2022/2251 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/2251
Karar Tarihi 21.05.2024
Taraf Volkan Umutlu
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Zorlama hapsi için kararın ilgiliye tebliği şarttır.
Tebligatta zorlama hapsi ihtarı mutlaka bulunmalıdır.
Haberdar olunmayan karara aykırılıktan hapis verilemez.
Özgürlükten yoksun bırakma kanuni güvencelere dayanmalıdır.

Bu karar, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen uzaklaştırma ve koruma tedbirlerinin infazında usul güvencelerinin ne denli hayati olduğunu hukuken ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması bağlamında, özgürlüğü kısıtlayan tedbir kararlarının muhatabına usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinin mutlak bir zorunluluk olduğunu net bir biçimde ifade etmektedir. Yalnızca kararın varlığı değil, bu karara uyulmaması hâlinde karşılaşılacak zorlama hapsi yaptırımının da kişiye açıkça ihtar edilmesi hukuki güvenliğin vazgeçilmez bir gereğidir. Kişinin yaptırımdan usulünce haberdar edilmediği bir durumda özgürlüğünden mahrum bırakılması hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

Emsal nitelikteki bu karar, aile mahkemeleri ve kolluk kuvvetleri açısından 6284 sayılı Kanun uygulamalarına yönelik kesin bir usul standardı oluşturmaktadır. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan ve tebligat süreçlerindeki aksaklıklar nedeniyle ortaya çıkan özgürlük ihlallerinin önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Karar, mahkemelerin ve kolluk birimlerinin tebligat ve ihtar süreçlerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini, aksi takdirde verilecek zorlama hapsi kararlarının doğrudan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal edeceğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle mahkemelerin zorlama hapsi kararı vermeden önce ihtar şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini titizlikle incelemeleri zorunluluğunu pekiştiren güçlü bir içtihat niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucunun eşi, kendisine şiddet uygulandığı gerekçesiyle kolluk kuvvetlerine şikâyette bulunmuş ve mahkemeden koruma tedbiri talep etmiştir. Aile Mahkemesi, başvurucu hakkında bir ay süreyle müşterek konuttan uzaklaştırma kararı vermiş, daha sonra bu süreyi bir ay daha uzatacak ikinci bir tedbir kararı almıştır. Ancak ikinci karar, başvurucu belirtilen adreste bulunamadığı için kendisine tebliğ edilememiştir. Başvurucu, ilk kararın süresinin dolduğunu düşünerek ve ikinci karardan habersiz bir şekilde kişisel eşyalarını almak üzere ortak konuta girmiştir. Eşinin durumu bildirmesi üzerine güvenlik güçleri müdahale etmiş ve başvurucu hakkında tedbir kararına aykırı davrandığı gerekçesiyle mahkeme tarafından üç gün zorlama hapsi cezası verilmiştir. Başvurucu, cezanın infaz edilmesinin ardından, ikinci tedbir kararının ve bu karara uymamanın sonuçlarının kendisine tebliğ edilmediğini, haberdar olmadığı bir kararı ihlal etmesinin mümkün olamayacağını belirterek zorlama hapsinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını güvence altına alan anayasal ilkeleri ve ilgili mevzuat hükümlerini temel almıştır. Anayasa'nın 19. maddesi, herkesin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına sahip olduğunu ve kimsenin kanunun öngördüğü usuller dışında hürriyetinden yoksun bırakılamayacağını düzenlemektedir. Zorlama hapsi, mahkeme kararına uymamanın bir yaptırımı olarak Anayasa'nın 19. maddesi kapsamında bir özgürlükten mahrum bırakma hâlidir.

Somut uyuşmazlıkta öne çıkan temel mevzuat, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun hükümleridir. Anılan Kanun'un tedbir kararlarının tebliğini düzenleyen 6284 sayılı Kanun m.8 hükmü uyarınca, koruyucu ve önleyici tedbir kararları şiddet uygulayan kişiye tefhim veya tebliğ edilmelidir. Kanun, tefhim veya tebliğ işlemlerinde, karara uyulmaması hâlinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsi uygulanacağı ihtarının açıkça yapılmasını yasal bir zorunluluk olarak öngörmektedir.

Ayrıca, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği uyarınca da zorlama hapsi ihtarının tedbir kararında belirtilmesi ve tebligat evrakına bu hususun açıkça derç edilmesi gerekmektedir. Adalet Bakanlığının ilgili genelgelerinde de tebliğ evrakında zorlama hapsi ihtarının yer alması gerektiği ve kolluk tarafından yapılan tebligatlarda tarih ve saatin net bir şekilde tutanağa bağlanması zorunluluğu vurgulanmaktadır. Bir hukuk devletinde kişilerin, haberdar olmadıkları ve ihlali hâlinde doğacak sonuçları kendilerine ihtar edilmeyen mahkeme kararlarına aykırı davrandıkları gerekçesiyle hapsedilmeleri kanunilik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik zorlama hapsi müdahalesinin kanunilik şartını sağlayıp sağlamadığını titizlikle incelemiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, Aile Mahkemesi tarafından verilen uzaklaştırma kararına uymamanın sonuçlarının mahkeme kararında yazılı olduğu görülmüştür. Ancak bu kararın ve zorlama hapsi ihtarının başvurucuya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini gösteren hiçbir delil bulunamamıştır.

Kolluk kuvvetleri tarafından hazırlanan tutanaklar incelendiğinde, güvenlik güçlerinin başvurucuya ulaşıp cep telefonuyla görüştükleri ancak hazırlanan tutanaklarda başvurucuya hakkında uzaklaştırma tedbiri kararı verildiğine veya bu karara uymaması hâlinde hakkında zorlama hapsi kararı verileceğine dair herhangi bir ihtar yapıldığına ilişkin bir bilginin yer almadığı tespit edilmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, bir kişinin zorlama hapsi ile cezalandırılabilmesi için tedbir kararından ve bu karara uymamanın doğuracağı sonuçlardan usulüne uygun olarak haberdar edilmesi şarttır.

Anayasa Mahkemesi, kişinin içeriğinden ve sonuçlarından haberdar edilmediği bir mahkeme kararına uymadığı gerekçesiyle hapsedilemeyeceğini vurgulamıştır. Usulüne uygun bir tebligat ve ihtar işlemi gerçekleştirilmeden uygulanan üç günlük zorlama hapsinin, kanunilik ölçütünü karşılamadığı belirlenmiştir. Bu temel eksiklik nedeniyle Anayasa Mahkemesi, müdahalenin meşru amacı veya ölçülülüğü yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına dahi gerek görmemiştir. Zorlama hapsi hâlihazırda infaz edilmiş olduğundan ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığına, ancak ortaya çıkan manevi zararın giderilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve başvuruyu kabul etmiştir.

Hakkımda uzaklaştırma kararı varmış ama bana haber verilmedi, hapse girer miyim? expand_more
Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, hakkınızda verilen uzaklaştırma veya koruma tedbiri kararlarının ve bu kararlara uymamanın sonuçlarının size usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi (bildirilmesi) mutlak bir zorunluluktur. Kişinin içeriğinden ve yaptırımından haberdar edilmediği bir mahkeme kararına uymadığı gerekçesiyle hapsedilmesi, Anayasa'nın 19. maddesi ile güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının açık bir ihlalidir. Dolayısıyla, usulünce haberdar olmadığınız bir karardan ötürü zorlama hapsine çarptırılamazsınız.
Polis bana uzaklaştırmayı bozarsam hapis yatacağımı söylemedi, ceza alır mıyım? expand_more
6284 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, tedbir kararı size tebliğ edilirken "karara uyulmaması hâlinde zorlama hapsi uygulanacağı" ihtarının açıkça yapılması yasal bir zorunluluktur. Kolluk kuvvetleri tebligat yaparken bu ihtarı içeren evrakı sunmalı ve bu durumu tutanağa bağlamalıdır. Anayasa Mahkemesi, sonucunda hapis cezası doğuracak bir durumun kişiye açıkça ihtar edilmeden uygulanmasını kanunilik ilkesine aykırı bulmaktadır. Usulüne uygun yasal ihtar yapılmadıysa tarafınıza zorlama hapsi verilemez.
Haberim olmayan karardan boş yere hapis yattım, hakkımı nasıl arayabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi, tebligat ve ihtar süreçleri eksiksiz yerine getirilmeden verilen ve infaz edilen zorlama hapsi kararlarını doğrudan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali olarak değerlendirmektedir. Eğer hapis cezasını halihazırda infaz ettiyseniz (cezaevinde kaldıysanız), ceza bittiği için yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar kalmamış gibi görünse de; Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak uğradığınız hak ihlalini tespit ettirebilir ve ortaya çıkan manevi zararın giderilmesini, yani adınıza tazminat ödenmesini talep edebilirsiniz.
Polis beni sadece telefondan arayıp uzaklaştırma var dedi, bu geçerli mi? expand_more
Sadece telefonla aranarak bir kararın varlığından söz edilmesi hukuken yeterli ve usulüne uygun bir tebligat sayılmaz. Kolluk kuvvetleri sizinle telefonda görüşse dahi, hakkınızda tedbir kararı verildiğine ve bu karara uymazsanız zorlama hapsi ile cezalandırılacağınıza dair ihtarın tutanaklara yazılı olarak, tarih ve saat belirtilerek açıkça geçirilmesi şarttır. Anayasa Mahkemesi, usulüne uygun ve kanuni güvenceleri barındıran bir tebligat işlemi gerçekleşmeden hapis cezası uygulanmasını hukuka aykırı bulmaktadır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir