Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | 2022/37086 BN.

Karar Bülteni

AYM 2022/37086 BN.

Anayasa Mahkemesi | Yasin Akpınar | 2022/37086 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2022/37086
Karar Tarihi 21.05.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • OHAL işlemleri yargı denetimi dışında tutulamaz.
  • KHK işlemleri yetkili komisyonun inceleme alanındadır.
  • Davanın incelenmeksizin reddi mahkemeye erişimi engeller.
  • Dosyanın yetkili idari mercie gönderilmemesi ihlaldir.

Bu karar, olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile doğrudan tesis edilen işlemlerin yargısal denetimden ve idari inceleme yollarından bağışık tutulamayacağını hukuken açıkça ortaya koymaktadır. Doğrudan KHK hükmü ile statüleri sona erdirilen ve temin faaliyetleri iptal edilen kişilerin açtığı iptal davalarının, idari yargı mercilerince ortada idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi mahkemeye erişim hakkına ağır bir müdahale teşkil etmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu tür uyuşmazlıklarda idari yargı mercilerinin aşırı şekilci davranmayıp dosyayı yetkili merci olan Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna göndermesi gerektiğini içtihat etmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi oldukça güçlü olan bu karar, özellikle askeri öğrenci ve adayların atama iptallerine ilişkin hukuki başvurularında kritik bir yol haritası sunmaktadır. İdari yargı mercilerinin keyfîlikten uzak durarak bireylere anayasal güvenceler sağlaması gerektiği vurgulanmıştır. Komisyonun görev süresi sona ermiş olsa dahi, yasal düzenlemeler uyarınca ilgili halef kurum ve kuruluşların bu görevleri devraldığı, dolayısıyla idari başvuru yolunun daima açık tutulması gerektiği prensibi perçinlenmiştir. Bu durum, idari yargıda davası usulden reddedilen binlerce kişinin hak arama hürriyetinin etkin bir şekilde korunmasını sağlayacak önemli bir içtihattır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde astsubay olmak amacıyla 19 Şubat 2016 tarihinde Astsubay Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma Kursunda kursiyer olarak eğitime başlamıştır. Ancak ülkemizde yaşanan 15 Temmuz darbe girişimi süreci sonrasında yayımlanan 675 sayılı KHK hükümleri uyarınca, kursiyerlerin temin işlemleri tamamen iptal edilmiş ve başvurucunun kurumla ilişiği kesilmiştir. Başvurucu, atamasının ve nasbının yapılmamasına dair bu işlemin iptal edilmesi talebiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. İdare mahkemesi, başvurucunun statüsünün doğrudan bir kanun hükmünde kararnameyle sona erdirildiğini, bu sebeple ortada idari davaya konu olabilecek bir işlemin bulunmadığını belirterek açılan davayı incelenmeksizin reddetmiştir. Başvurucu, mahkemenin bu kararının hukuka aykırı olduğunu, dosyanın yetkili merci olan OHAL Komisyonuna gönderilmesi gerekirken doğrudan davanın usulden reddedilmesinin hak arama hürriyetine ve mahkemeye erişimine engel olduğunu iddia ederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, eldeki uyuşmazlığı temel olarak Anayasa m. 36 kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve bu hakkın en temel unsurlarından olan mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde ele alıp incelemiştir. Mahkemeye erişim hakkı, kişilerin hukuki uyuşmazlıklarını bağımsız ve tarafsız bir yargı merciinin önüne taşıyabilmesini, iddia ve savunmalarını sunabilmesini ve uyuşmazlığın esası hakkında bir yargı kararı elde edebilmesini kesin olarak ifade eder.

Uyuşmazlığın çözümlenmesinde dikkate alınan ve yargı mercilerinin uygulaması gereken temel kural, 7075 sayılı Kanun m. 2 hükmüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre, olağanüstü hâl kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle gerçek kişilerin hukuki statülerine ilişkin olarak doğrudan tesis edilen işlemlerin incelenmesi yetkisi öncelikle Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna aittir. Yargı mercilerinin, doğrudan KHK ile tesis edilen bir işlem karşısında davayı esastan ya da usulden derhâl reddetmek yerine, uyuşmazlığın çözüm yeri olan yetkili idari mercilere erişimi sağlayacak pozitif yorumları benimsemeleri gerekmektedir.

Bununla birlikte, 7075 sayılı Kanun geçici m. 5 düzenlemesi uyarınca, OHAL Komisyonunun görev süresinin sona ermiş olması, bu uyuşmazlıkların hiçbir surette denetimsiz kalacağı anlamına gelmemektedir. İlgili kanun, komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine yapılması gerekli iş ve işlemleri yürütecek halef kurum ve kuruluşları idari yapıda açıkça belirlemiştir. Bu hukuki çerçevede, mahkemelerin mevzuatı dar ve aşırı şekilci yorumlayarak incelenmeksizin ret kararı vermeleri, hak arama hürriyetini doğrudan ortadan kaldıran müdahalelerdir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda Anayasa Mahkemesi, başvurucunun astsubay adaylık sürecinin ve temin faaliyetinin 675 sayılı KHK hükmü uyarınca doğrudan iptal edildiğini tespit etmiştir. İdare mahkemesi, ortada iptal davasına konu edilebilecek tipik bir idari işlem bulunmadığını, işlemin doğrudan bir KHK düzenlemesinden kaynaklandığını belirterek davayı incelenmeksizin reddetmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, emsal kararlara atıf yaparak, bu tür doğrudan KHK ile kurulan işlemlerde yetkili inceleme merciinin OHAL Komisyonu olduğunu vurgulamıştır.

Yargı mercilerinin, başvurucunun idarenin olası keyfîliğine karşı korunmasını ve anayasal güvencelerden layıkıyla yararlanmasını sağlayacak şekilde bir hukuki yaklaşım sergilemesi gerekirdi. İdare mahkemesinden beklenen asıl tutum, başvurucunun hak arama hürriyetini tamamen ortadan kaldıracak şekilde davayı incelenmeksizin reddetmek yerine, görevsizlik veya gönderme kararıyla dosyayı doğrudan OHAL Komisyonuna iletmek olmalıdır. Mahkemenin aşırı şekilci bir yaklaşımla davanın reddine karar vermesi, başvurucunun uyuşmazlığını yetkili merci önüne taşımasını bütünüyle engellemiş ve mahkemeye erişim hakkına oldukça ağır bir müdahale oluşturmuştur.

Olağanüstü hâl koşulları altında dahi temel hak ve özgürlüklere yapılacak müdahalelerin durumun gerektirdiği ölçüde olması zorunludur. Mahkemenin başvurucuya hiçbir hukuki çare bırakmayan katı usulü yorumu, ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı gibi demokratik bir toplumda hak arama özgürlüğünün özüne dokunmaktadır. OHAL Komisyonunun görev süresinin sona ermiş olması da bu anayasal ihlal durumunu değiştirmemektedir; nitekim yasal düzenlemeler komisyonun halefi olan kurumları idari teşkilat içinde belirlemiştir ve başvurucunun hukuki durumunun bu kurumlara yönlendirilmesi usul hukuku açısından mutlak bir zorunluluktur.

Sonuç olarak Birinci Bölüm, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararı Ankara 15. İdare Mahkemesine göndermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: