Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2014/15971 E. 2014/19538 K.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2014/15971 E. 2014/19538 K.

Kararda mobbing kavramının hukuki çerçevesi Uluslararası Çalışma Örgütü tanımlarına atıf yapılarak çizilmiştir. Buna göre mobbingin varlığından söz edilebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren eylemler bulunmalıdır.
search

Yargıtay
22. Hukuk Dairesi 2014/15971 E. 2014/19538 K.

5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Esas No 2014/15971
Karar No 2014/19538
Karar Tarihi 26.06.2014
Karar Sonucu Belirtilmemiş
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Mobbing iddiaları kesin delillerle ispatlanmalıdır.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından verilen bu karar, işyerinde psikolojik taciz iddialarının ispat yükümlülüğü ve çalışanın istifa süreci ile iddia edilen eylemler arasındaki nedensellik bağının değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kararda, sistematik nitelik taşımayan veya somut delillerle desteklenmeyen iddiaların mobbing olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.

Özellikle çalışanın kendi rızasıyla yeni bir görevlendirmeyi kabul etmesi, ilk istifasında baskıdan bahsetmemesi ve yeni görev yerindeki fiziki şartların iddia edildiği gibi ağırlaştırılmış olmaması, iddianın tutarlılığını zedeleyen unsurlar olarak değerlendirilmiştir. Karar, mobbing davalarında salt beyanların ötesinde, somut çalışma koşullarının ve olayların kronolojik akışının bütüncül bir yaklaşımla incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, mali müşavir olarak çalıştığı dönemde kendisine mobbing uygulandığını, tazminat haklarının ödenmesi koşuluyla istifa ettiğini ancak yönetim değişikliği sebebiyle istifasının kabul edilmediğini iddia etmiştir. Daha sonra yurtlar müdürü olarak atandığını, burada da kendisine yönelik olumsuz düşünceler ve davranışlar sebebiyle ayrılmak zorunda bırakıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve mobbing tazminatı talep etmiştir. Davalı işveren ise davacının kendi isteği üzerine yeni kadroya atandığını, mesleğini ifa etmeye devam ettiğini ve mobbing iddiasının tamamen asılsız olduğunu savunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Kararda mobbing kavramının hukuki çerçevesi Uluslararası Çalışma Örgütü tanımlarına atıf yapılarak çizilmiştir. Buna göre mobbingin varlığından söz edilebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren eylemler bulunmalıdır.

Hedef alınan kişinin şerefine, kişiliğine, inancına, yeteneklerine, tecrübelerine veya mesleki birikimine yönelik topluca bir saldırı söz konusu olmalıdır. Bu saldırının performansı engelleme, olumsuz bir çalışma ortamı yaratma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, karalama ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak etkileyebilecek düzeyde gerçekleşmesi hukuki bir zorunluluktur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay incelemesinde, davacı işçinin süreç içerisinde iki kez istifa ettiği ve ilk istifa dilekçesinde herhangi bir mobbing veya baskı iddiasından bahsetmediği tespit edilmiştir. İşçinin ilk istifasının kabul edilmemesi üzerine başka bir birimde görevlendirme talep ettiği, işverenin sunduğu yeni uzmanlık görevini kabul ederek bu pozisyonda üç buçuk ay çalıştığı belirlenmiştir.

Davacının mobbinge uğradığını iddia ettiği yeni görev yerine yönelik yapılan fiziki incelemelerde; bölümün eski çalışma alanına sadece on dakikalık yürüme mesafesinde olduğu, yemekhaneye uzak olmadığı, çalıştığı odada tek başına bulunduğu ve sadece tuvalet antre giriş kapısının bozuk olduğu saptanmıştır. Yargıtay, bu somut fiziki koşullar ve işçinin kendi talebiyle gerçekleşen görevlendirme süreci ışığında mobbing iddiasının yeterli ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığına hükmetmiş, yerel mahkemenin kabul kararını bozmuştur.

Mobbing ispat_yükü psikolojik_taciz kıdem_tazminatı iş_hukuku istifa görev_değişikliği yargıtay_kararı

İşyerinde bana mobbing yapıldığını nasıl ispat edebilirim? expand_more
İşyerinde psikolojik taciz, yani mobbing iddialarının kesin ve inandırıcı somut delillerle ispatlanması hukuken zorunludur. Yargıtay içtihatlarına göre, mobbingin varlığından söz edebilmemiz için eylemlerin doğrudan sizi hedef alması, uzun bir süre boyunca belli aralıklarla sistematik olarak tekrarlanması ve şerefinize, kişiliğinize, inancınıza veya mesleki birikiminize yönelik onur kırıcı bir saldırı niteliği taşıması şarttır. Yalnızca kendi beyanlarınız yeterli görülmeyeceği için çalışma koşullarınızın, size yönelik eylemlerin ve olayların kronolojik akışının somut delillerle bütüncül bir şekilde desteklenmesi gerekmektedir.
İstifa dilekçemde baskıdan bahsetmedim, sonra mobbing davası açabilir miyim? expand_more
İstifa sürecinizdeki beyanlarınız ve eylemleriniz, mobbing iddialarınızın ispatı ve tutarlılığı açısından mahkemelerce çok titiz bir şekilde incelenir. Yargıtay kararlarında açıkça belirtildiği üzere, bir işçinin ilk istifa dilekçesinde kendisine yönelik herhangi bir mobbing veya baskı iddiasından bahsetmemiş olması, daha sonra ileri sürülen mobbing iddialarının inandırıcılığını ciddi şekilde zedeleyen bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, istifa anındaki yazılı beyanlarınız ile iddia edilen olaylar arasındaki nedensellik bağının zayıf olması, davanızın reddedilmesine yol açabilir.
Kendi isteğimle başka bölüme geçtim ama orada dışlandım, mobbing sayılır mı? expand_more
Mahkemeler, görev yeri değişikliğine dayalı mobbing iddialarında geçiş sürecini ve yeni çalışma ortamının fiili şartlarını dikkate alır. Kendi talebiniz veya rızanız doğrultusunda yeni bir görevlendirmeyi kabul edip orada çalışmaya başladıysanız, bu durum iddianızın tutarlılığını zayıflatabilir. Ayrıca, yeni görev yerindeki fiziki şartların kasıtlı olarak sizin aleyhinize ve katlanılamaz biçimde ağırlaştırılmış olduğunun (örneğin; toplum önünde küçük düşürme, karalama, yok sayma gibi eylemlerle) somut bir şekilde kanıtlanması aranır. Sadece kendi beyanlarınıza dayanan dışlanma iddiaları, yeterli delil olmadan mobbing olarak nitelendirilmez.
İşyerindeki kötü fiziki şartlar mobbing davası için yeterli midir? expand_more
Hayır, işyerindeki her olumsuzluk, sistematik olmayan eylemler veya ufak tefek fiziki yetersizlikler hukuken mobbing olarak kabul edilemez. Emsal bir Yargıtay kararında, çalışanın yeni odasının eski yerine on dakika mesafede olması, odada tek başına çalışması veya tuvalet kapısının bozuk olması gibi basit fiziki koşullar mobbing iddialarını doğrulamak için yeterli ve inandırıcı bulunmamıştır. Gerçek bir mobbingden bahsedebilmek için söz konusu koşulların kişiyi zihinsel, ruhsal ve bedensel olarak çökertmek, performansını engellemek ve onu işyerinden uzaklaştırmak amacıyla kasten ve sistematik bir biçimde yaratılmış olması hukuki bir zorunluluktur.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir