Anasayfa Karar Bülteni Yargıtay Kararı İncelemesi: Mobbing...

Karar Bülteni

Yargıtay Kararı İncelemesi: Mobbing İddialarının İspatında Tıbbi Raporların Geçerliliği

KARARIN KÜNYESİ

Mahkeme/Daire Esas No Karar No Karar Tarihi Karar Linki
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (Kapatılan) 2014/17463 2014/20175 04.11.2014 Karar Linki

Mobbing ispatında eylemlerin sürekliliği ve amacı şarttır. Tek taraflı beyanla hazırlanan raporlar hükme esas alınamaz.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bu kararı, işyerinde psikolojik taciz iddialarının ispat yükü ve mahkemeye sunulan sağlık raporlarının hukuki delil niteliği üzerine önemli değerlendirmeler içermektedir. Kararda, mobbingin varlığından söz edilebilmesi için gerçekleştirilen eylemlerde süreklilik aranması gerektiği ve eylemi gerçekleştiren kişilerin ulaşmak istediği amacın son derece belirleyici olduğu vurgulanmaktadır.

Ayrıca kararda, iddiada bulunan işçinin soyut beyanları doğrultusunda, dava dosyası ve karşı taraf savunmaları incelenmeden tek taraflı olarak hazırlanan tıbbi raporların uyuşmazlığın çözümünde yeterli bir kanıt oluşturmayacağı ve doğrudan hükme esas alınamayacağı açıkça ifade edilmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Dava konusu uyuşmazlık, davacı işçiye işveren yetkilileri olan şube müdürü, bölge satış müdürü ve bölge müdürü tarafından psikolojik taciz uygulandığı iddiasına ve davacının bu iddialara dayanarak talep ettiği alacakların haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığına ilişkindir. Davacı, rahatsızlık geçirip raporlu olduğu dönemde istifaya zorlandığını, bilgisi dışında masasındaki çekmecelerin karıştırılarak hakkında tutanak tutulduğunu ve işyerinde sistematik baskı gördüğünü iddia etmiştir. Yerel mahkemenin davacının iddialarını kabul eden kararına karşı Yargıtay'ın ret yönünde bozma kararı vermesi, ardından yerel mahkemenin bu bozmaya direnecek şekilde yeniden karar tesis etmesi üzerine, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesi süreci uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

İşveren veya yetkililerinin davranışlarının hukuken psikolojik baskı ya da manevi cebir olarak kabul edilebilmesi için, söz konusu eylemlerde belirli bir süreklilik olması ve eylemi gerçekleştiren kişilerin bu konudaki ulaşmak istedikleri amacın tespit edilmesi oldukça önemlidir. Mobbing iddialarının ispatında dinlenen tanık beyanlarının zaman, mekan ve spesifik olay örgüsü bağlamında somut ve tutarlı olması zorunludur.

Uyuşmazlık süreçlerinde delil olarak sunulan tıbbi raporların ya da uzman mütalaalarının, sadece iddia sahibinin mülakatına ve tek yönlü beyanlarına dayanarak tanzim edilmemesi gerekir. Dava dosyası, işverenin savunmaları ve diğer objektif deliller göz ardı edilerek salt çalışanın anlatımları üzerinden hazırlanan raporlar, ispat hukuku bakımından yeterli kabul edilmez. Bunun yanı sıra, işyerinde kişisel eşyaların çekmecelerde bulundurulmaması gibi genel geçer kuralların olduğu durumlarda, işverenin masa ve çekmeceler üzerinde denetim ve tasarruf hakkının bulunması işin olağan bir gereği sayılır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Davacı işçinin kendisine psikolojik baskı uyguladığını iddia ettiği yöneticiler hakkında yaptığı suç duyurusunda, savcılık tarafından soyut iddia dışında kamu davası açılmasını gerektiren bir durum bulunmadığı belirtilerek takipsizlik kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Davacının çekmecelerinin karıştırılarak haksız tutanak tutulduğu iddiasına karşılık; işyerinin niteliği gereği çekmecelerde kişisel eşya bulundurulmaması kuralı nedeniyle işverenin masa üzerindeki tasarrufunun olağan olduğu belirlenmiştir. Üstelik yapılan teftiş neticesinde, davacının bilgisi dahilinde iki farklı müşteriye ait hesaba kendi inisiyatifiyle dışarıdan nakit yatırılarak açıktan faiz ödendiği müfettiş raporuyla kanıtlanmıştır.

Davacıyı destekleyen tanıkların işveren yetkililerinin davacıya bağırdığı yönündeki beyanlarının hiçbir tarih ve zaman belirtmediği tespit edilmiştir. Davacının asıl şikayetçi olduğu mevcut müdürle sadece beş-altı ay gibi kısa bir süre çalıştığı da göz önüne alındığında, tanık ifadelerinin bu mevcut şube müdürüne yönelik kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Yerel mahkemenin hükme esas aldığı tıp fakültesi raporunun ise dava dosyası incelenmeksizin, işveren savunması dikkate alınmaksızın ve tamamen davacının tek taraflı anlatımı üzerinden bir kanaat oluşturularak hazırlandığı görülmüştür. Yargıtay, manevi tazminatı gerektirecek ağırlıkta haksız eylemlerin bulunmaması ve iddiaların ispatlanamaması sebebiyle yerel mahkemenin davanın kabulüne yönelik kararını hatalı bularak dosyayı direnme kararı uyarınca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göndermiştir.

Mobbing psikolojik_taciz ispat_yükü tıbbi_rapor bilirkişi_incelemesi manevi_tazminat direnme_kararı haksız_fesih

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: