Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (Kapatılan) 2014/17463 E. 2014/20175 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (Kapatılan) 2014/17463 E. 2014/20175 K.

İşveren veya yetkililerinin davranışlarının hukuken psikolojik baskı ya da manevi cebir olarak kabul edilebilmesi için, söz konusu eylemlerde belirli bir süreklilik olması ve eylemi gerçekleştiren kişilerin bu konudaki ulaşmak istedikleri amacın tespit edilmesi oldukça önemlidir. Mobbing iddialarının ispatında dinlenen tanık beyanlarının zaman, mekan ve spesifik olay örgüsü bağlamında somut ve tutarlı olması zorunludur.
search

Yargıtay
7. Hukuk Dairesi (Kapatılan) 2014/17463 E. 2014/20175 K.

5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (Kapatılan)
Esas No 2014/17463
Karar No 2014/20175
Karar Tarihi 04.11.2014
Karar Sonucu Belirtilmemiş
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Mobbing ispatında eylemlerin sürekliliği ve amacı şarttır.
Tek taraflı beyanla hazırlanan raporlar hükme esas alınamaz.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bu kararı, işyerinde psikolojik taciz iddialarının ispat yükü ve mahkemeye sunulan sağlık raporlarının hukuki delil niteliği üzerine önemli değerlendirmeler içermektedir. Kararda, mobbingin varlığından söz edilebilmesi için gerçekleştirilen eylemlerde süreklilik aranması gerektiği ve eylemi gerçekleştiren kişilerin ulaşmak istediği amacın son derece belirleyici olduğu vurgulanmaktadır.

Ayrıca kararda, iddiada bulunan işçinin soyut beyanları doğrultusunda, dava dosyası ve karşı taraf savunmaları incelenmeden tek taraflı olarak hazırlanan tıbbi raporların uyuşmazlığın çözümünde yeterli bir kanıt oluşturmayacağı ve doğrudan hükme esas alınamayacağı açıkça ifade edilmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Dava konusu uyuşmazlık, davacı işçiye işveren yetkilileri olan şube müdürü, bölge satış müdürü ve bölge müdürü tarafından psikolojik taciz uygulandığı iddiasına ve davacının bu iddialara dayanarak talep ettiği alacakların haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığına ilişkindir. Davacı, rahatsızlık geçirip raporlu olduğu dönemde istifaya zorlandığını, bilgisi dışında masasındaki çekmecelerin karıştırılarak hakkında tutanak tutulduğunu ve işyerinde sistematik baskı gördüğünü iddia etmiştir. Yerel mahkemenin davacının iddialarını kabul eden kararına karşı Yargıtay'ın ret yönünde bozma kararı vermesi, ardından yerel mahkemenin bu bozmaya direnecek şekilde yeniden karar tesis etmesi üzerine, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesi süreci uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

İşveren veya yetkililerinin davranışlarının hukuken psikolojik baskı ya da manevi cebir olarak kabul edilebilmesi için, söz konusu eylemlerde belirli bir süreklilik olması ve eylemi gerçekleştiren kişilerin bu konudaki ulaşmak istedikleri amacın tespit edilmesi oldukça önemlidir. Mobbing iddialarının ispatında dinlenen tanık beyanlarının zaman, mekan ve spesifik olay örgüsü bağlamında somut ve tutarlı olması zorunludur.

Uyuşmazlık süreçlerinde delil olarak sunulan tıbbi raporların ya da uzman mütalaalarının, sadece iddia sahibinin mülakatına ve tek yönlü beyanlarına dayanarak tanzim edilmemesi gerekir. Dava dosyası, işverenin savunmaları ve diğer objektif deliller göz ardı edilerek salt çalışanın anlatımları üzerinden hazırlanan raporlar, ispat hukuku bakımından yeterli kabul edilmez. Bunun yanı sıra, işyerinde kişisel eşyaların çekmecelerde bulundurulmaması gibi genel geçer kuralların olduğu durumlarda, işverenin masa ve çekmeceler üzerinde denetim ve tasarruf hakkının bulunması işin olağan bir gereği sayılır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Davacı işçinin kendisine psikolojik baskı uyguladığını iddia ettiği yöneticiler hakkında yaptığı suç duyurusunda, savcılık tarafından soyut iddia dışında kamu davası açılmasını gerektiren bir durum bulunmadığı belirtilerek takipsizlik kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Davacının çekmecelerinin karıştırılarak haksız tutanak tutulduğu iddiasına karşılık; işyerinin niteliği gereği çekmecelerde kişisel eşya bulundurulmaması kuralı nedeniyle işverenin masa üzerindeki tasarrufunun olağan olduğu belirlenmiştir. Üstelik yapılan teftiş neticesinde, davacının bilgisi dahilinde iki farklı müşteriye ait hesaba kendi inisiyatifiyle dışarıdan nakit yatırılarak açıktan faiz ödendiği müfettiş raporuyla kanıtlanmıştır.

Davacıyı destekleyen tanıkların işveren yetkililerinin davacıya bağırdığı yönündeki beyanlarının hiçbir tarih ve zaman belirtmediği tespit edilmiştir. Davacının asıl şikayetçi olduğu mevcut müdürle sadece beş-altı ay gibi kısa bir süre çalıştığı da göz önüne alındığında, tanık ifadelerinin bu mevcut şube müdürüne yönelik kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Yerel mahkemenin hükme esas aldığı tıp fakültesi raporunun ise dava dosyası incelenmeksizin, işveren savunması dikkate alınmaksızın ve tamamen davacının tek taraflı anlatımı üzerinden bir kanaat oluşturularak hazırlandığı görülmüştür. Yargıtay, manevi tazminatı gerektirecek ağırlıkta haksız eylemlerin bulunmaması ve iddiaların ispatlanamaması sebebiyle yerel mahkemenin davanın kabulüne yönelik kararını hatalı bularak dosyayı direnme kararı uyarınca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na göndermiştir.

Mobbing psikolojik_taciz ispat_yükü tıbbi_rapor bilirkişi_incelemesi manevi_tazminat direnme_kararı haksız_fesih

Hastaneden aldığım psikolojik taciz (mobbing) raporu davayı kazanmam için tek başına yeterli mi? expand_more
Hayır, yalnızca sizin mülakatınıza ve tek taraflı anlatımlarınıza dayanılarak tanzim edilen tıbbi raporlar, mahkemede uyuşmazlığın çözümü için yeterli bir kanıt oluşturmaz. Yargıtay içtihatlarına göre, dava dosyası, işverenin savunmaları ve diğer objektif deliller incelenmeden, salt işçinin soyut beyanları doğrultusunda hazırlanan raporlar doğrudan hükme esas alınamaz.
Patronum işyerindeki masamı ve çekmecelerimi karıştırıp hakkımda tutanak tutabilir mi? expand_more
İşyerinizin kuralları gereği masalarda veya çekmecelerde kişisel eşya bulundurulmaması gibi genel geçer bir kural varsa, işverenin bu alanlar üzerinde denetim ve tasarruf hakkı bulunması işin olağan bir gereği kabul edilir. Bu kapsamda yapılan olağan denetimler sonucunda tutanak tutulması hukuka uygun görülmekte olup, haksız bir davranış veya mobbing olarak değerlendirilmemektedir.
İşyerinde bana bağırıldığını şahitlerle nasıl ispatlarım, genel ifadeler yeterli olur mu? expand_more
Hayır, tanıkların sadece genel ve soyut beyanları ispat hukuku açısından yeterli görülmemektedir. Mobbing iddialarını ispatlayabilmek için dinletilen tanıkların beyanlarının zaman, mekan ve spesifik olay örgüsü bağlamında somut ve tutarlı olması zorunludur. Hiçbir tarih veya zaman belirtmeyen, olayı netleştirmeyen ifadeler mahkeme tarafından şikayet edilen yöneticiye yönelik geçerli bir delil olarak kabul edilmeyecektir.
Yöneticimin baskı ve mobbing yaptığını kanıtlamak için eylemler ne kadar sürmeli? expand_more
İşveren yetkililerinin davranışlarının hukuken psikolojik baskı (mobbing) sayılabilmesi için eylemlerde mutlak surette belirli bir süreklilik olması şarttır. Yargıtay, örneğin bir yöneticiyle yalnızca beş-altı ay gibi kısa bir süre çalışılmış olmasını, sistematik bir psikolojik tacizin varlığını kanıtlamak için genellikle yeterli görmemektedir. Ayrıca bu eylemlerdeki süreklilik kadar, işlemi gerçekleştiren kişilerin ulaşmak istedikleri amacın ne olduğu da oldukça belirleyicidir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir