Karar Bülteni
Yargıtay Kararı: İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) İddiasında İspat Yükü ve Manevi Tazminat
KARARIN KÜNYESİ
| Mahkeme/Daire | Yargıtay 22. Hukuk Dairesi |
|---|---|
| Esas No | 2013/293 |
| Karar No | 2013/30811 |
| Tarih | 27.12.2013 |
| Karar Linki | Belirtilmemiş |
Mobbing ispatında şüpheden uzak kesin delil aranmaz. Mobbingin gerçekleşmediğini ispat külfeti işverene aittir. Kişilik haklarına yönelik haksızlık mobbing için yeterlidir.
Bu Yargıtay kararı, iş hukukunda psikolojik taciz (mobbing) iddialarının ispatına yönelik oldukça önemli ve işçi lehine kriterler getirmektedir. Yargıtay, işçinin mobbinge uğradığına dair şüphe uyandıran somut olguları ortaya koymasının yeterli olduğunu ve kesin delil aranmayacağını vurgulamaktadır. İspat yükünün yer değiştirerek işverene geçmesi, çalışma hayatında psikolojik taciz davaları için kritik bir hukuki güvencedir. Karar ayrıca, kişilik haklarının ağır derecede ihlalinin aranmadığını, salt ihlal niteliği taşıyan haksızlıkların mobbingin varlığı için yeterli olacağını ortaya koyarak, çalışma barışını zedeleyen işveren davranışlarının manevi tazminat ile sonuçlanabileceğini göstermektedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Davacı işçi, çalıştığı banka şubesinde amirleri ve çalışma arkadaşları tarafından kendisine mobbing uygulandığını, günde 12-13 saat çalışmasına rağmen fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ve iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini belirterek manevi tazminat ve fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı işveren ise davacının diğer personelle tartıştığını, verimsiz olduğu için şubesinin değiştirildiğini ve ücretine fazla mesainin dahil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Yerel mahkeme, davacıya sistematik ve sürekli psikolojik baskı uygulandığını gösterir kesin ve kuşkudan uzak deliller bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiş, davacı taraf kararı temyiz etmiştir.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Mobbingin varlığının kabul edilebilmesi için kişilik haklarının ağır şekilde ihlal edilmiş olması şart değildir; kişilik haklarına yönelik bir haksızlığın bulunması tek başına yeterlidir. İş hukukunda mobbing iddialarının ispatında şüpheden uzak, kesin deliller aranmaz. İşçinin, kendisine işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesi yeterli kabul edilir. İşçi tarafından bu nitelikte bir kuşkunun doğurulması durumunda, işyerinde mobbing gerçekleşmediğini ispat etme yükümlülüğü tamamen davalı işverene geçer.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Davacının işyerinde bireysel pazarlama yetkilisi olarak çalışırken çalışma arkadaşları ve amirleri tarafından sürekli, sistematik olumsuz davranışlara maruz kaldığı tespit edilmiştir. Bir iş arkadaşı tarafından masasına ve üzerine evrak fırlatılması, bankacılık kurallarına uygun hareket etmek istemesi nedeniyle amirleri tarafından uyumsuz, kavgacı ve sevilmeyen biri olarak etiketlenmesi olayların temelini oluşturmuştur. İşyeri içinde soyutlanan davacıya, aynı pozisyondaki diğer personele verilen şifre ve anahtarlar verilmemiş, bir başka personelin işleri sürekli olarak kendisine yüklenmiş ve banka müdürü tarafından cumartesi günleri çalışmaya zorlanmıştır.
Şube içi yazışmalarda hakarete maruz kalan ve sürekli savunması istenen davacının, bu olumsuzlukları amirlerine bildirmesine rağmen kendisine herhangi bir çözüm sunulmamış, aksine kendisi kusurlu bulunarak emsallerinden çok daha düşük bir maaş zammı almıştır. Bu stresli çalışma ortamı neticesinde davacıda sindirim sistemi rahatsızlıkları ve anksiyete bozukluğu meydana gelmiş, sık sık sağlık raporu almak zorunda kalmıştır. Yargıtay, davacının yaşadıklarını kaleme aldığı yazıların tutarlılığını, tanık beyanlarını, sağlık raporlarını ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek, mobbingin ispatlandığını kabul etmiş ve davanın reddine karar veren yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.
Mobbing PsikolojikTaciz İspatYükü ManeviTazminat İşHukuku İşverenSorumluluğu YargıtayKararı