Anasayfa Karar Bülteni YARGITAY | 7. HD | 2014/18049 E. | 2015/14872 K.

Karar Bülteni

YARGITAY 7. HD 2014/18049 E. 2015/14872 K.

KARARIN KÜNYESİ

Mahkeme Esas No Karar No Tarih Karar Linki
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2014/18049 2015/14872 14.09.2015 -

Fesihten sonraki haksız fiillerde genel mahkemeler görevlidir. Prim ödemeleri fazla mesai alacağından mahsup edilmelidir. Satış primleri giydirilmiş ücret hesabına dahil edilmelidir.

Bu uyuşmazlık, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia eden bir satış danışmanının işverenden talep ettiği işçilik alacakları ve fesihten sonra maruz kaldığı hırsızlık suçlaması nedeniyle istediği manevi tazminat talebine ilişkindir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, iş ilişkisi sona erdikten sonra gerçekleşen eylemlere dayalı manevi tazminat taleplerinin İş Mahkemelerinin değil, genel mahkemelerin görev alanına girdiğini belirterek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Kararda ayrıca satış temsilcilerinin fazla mesai alacaklarının tespitinde, ödenen satış primlerinin fazla çalışma ücretini karşılayıp karşılamadığının detaylıca incelenmesi gerektiği ve bu primlerin kıdem ile ihbar tazminatına esas giydirilmiş ücrete dahil edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu vurgulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, kullandırılmayan yıllık izinler, ödenmeyen fazla çalışma ve tatil ücretleri ile kendisine uygulanan mobbing iddiaları nedeniyle iş sözleşmesini 16.03.2012 tarihinde feshetmiştir. İşverenin bu feshe karşılık gönderdiği ihtarname ve sonrasında sunulan tutanaklarda, davacının müşteriye gönderilen çikolatayı yiyerek hırsızlık yaptığı yönünde ithamlar yer almıştır. Davacı bu suçlama nedeniyle manevi tazminat talep etmiştir. Uyuşmazlık, fesihten sonra gerçekleşen bu haksız suçlamaya dayalı manevi tazminat davasının İş Mahkemesinde görülüp görülemeyeceği, davacının aldığı satış primlerinin fazla çalışma alacaklarını nasıl etkileyeceği ve bu primlerin tazminat hesaplamalarına dahil edilip edilmeyeceği hususlarında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, bir uyuşmazlığın İş Mahkemesinde görülebilmesi için işçi sayılan kişilerle işveren arasında iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan doğan hukuki bir ihtilafın bulunması şarttır. İş sözleşmesinin sona ermesinden sonra gelişen ve iş sözleşmesinin devamı sırasında gerçekleşmeyen haksız fiillere dayalı manevi tazminat davalarına bakmak İş Mahkemelerinin değil, genel mahkemelerin görevidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan işçilerin fazla mesai taleplerinde, ödenen primlerin fazla çalışma ücretini karşılayıp karşılamadığı mutlaka araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış primi, fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken tutarı tam olarak karşılamıyorsa aradaki farkın işçiye ödenmesi zorunludur. Ayrıca işçinin aldığı bu primler, kıdem ve ihbar tazminatı hesaplamasına esas olan giydirilmiş ücrete de dahil edilmelidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Davacı işçi iş sözleşmesini 16.03.2012 tarihinde ihtarname yoluyla feshetmiştir. İşverenin hırsızlık suçlamasını içeren cevabi ihtarnamesi ve mağaza çalışanları tarafından tutulan tutanakların tarihi ise 17-18.03.2012'dir. İşverenin hırsızlık ithamı, açık bir biçimde iş akdinin sona ermesinden sonraki bir döneme ilişkin olduğundan, haksız fiile dayalı bu manevi tazminat isteğinin İş Mahkemesinde görülmesi mümkün değildir. Yargıtay, yerel mahkemenin esasa girerek ret kararı vermesi yerine görevsizlik kararı vermesi gerektiğini tespit etmiştir.

Yerel mahkeme, davacının prim usulüyle çalıştığı gerekçesiyle fazla çalışma ücreti talebini baştan reddetmiştir. Ancak Yargıtay, davacıya ne kadar prim ödendiğinin dosya kapsamında belirlenmediğini, POS cihazı gün sonu kayıtları ve bilirkişi incelemesi yapılarak ödenen primlerin hak edilen fazla mesai ücretini karşılayıp karşılamadığının denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Bunun yanı sıra, yerel mahkemenin davacının prim usulü ile çalıştığını kabul etmesine rağmen, kıdem ve ihbar tazminatı hesaplamalarında giydirilmiş ücrete bu satış primlerini dahil etmemesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

İş_hukuku görevsizlik_kararı manevi_tazminat haksız_fiil fazla_çalışma_ücreti satış_primi giydirilmiş_ücret mobbing_iddiası

Yayınlanma: Güncelleme: