Anasayfa Karar Bülteni YARGITAY | 7. HD | 2014/18048 E. | 2015/12110 K.

Karar Bülteni

YARGITAY 7. HD 2014/18048 E. 2015/12110 K.

KARARIN KÜNYESİ

Mahkeme Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2014/18048
Karar No 2015/12110
Tarih 15.06.2015
Konu Mobbing
Karar Linki Belirtilmemiş

İşverenin kılık kıyafet düzenlemesi yönetim hakkıdır. Sakal boyu kısıtlaması kişilik hakkı ihlali değildir.

Karar, işçinin dini inançları gereği tercih ettiği kılık kıyafet ve sakal uzatma eylemlerine karşı işverenin getirdiği düzenlemelerin kişilik haklarına saldırı ve mobbing oluşturup oluşturmayacağını incelemektedir. İşçi, dini inançları nedeniyle ayrımcılığa uğradığını ve emekliliğe zorlandığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Yüksek Mahkeme, işverenin işyerinde düzen ve disiplini sağlamak amacıyla aldığı kılık kıyafet ve sakal boyu ile ilgili kararları işverenin yönetim hakkı kapsamında değerlendirmiş ve kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğine hükmetmiştir. Ayrıca işçinin kendi isteğiyle emeklilik nedeniyle iş akdini feshetmesinden dolayı maddi zarar talebinde bulunamayacağı açıkça belirtilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İşçi, dini inançlarından ötürü özel yaşantısında cübbe ve takke giydiğini, sünnet sakalı uzattığını, bu sebeple kendisine psikolojik baskı yapıldığını, haksız disiplin cezaları verildiğini ve işe alınmadığını iddia etmektedir. İşçi, bu uygulamalar nedeniyle emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshetmek zorunda kaldığını belirterek uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep etmiştir. İşveren ise işyerine yurt içinden ve dışından ziyaretçiler geldiğini, kılık kıyafet düzenini sağlamak amacıyla bir talimatname oluşturulduğunu, davacıdan sakalını tamamen kesmesinin değil kısaltmasının istendiğini ve bu kurallara uymadığı için kınama cezaları verildiğini savunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

İşyerinde psikolojik taciz (mobbing), işçinin huzur içinde çalışmasını ve işçi-işveren arasındaki karşılıklı güven ilişkisini zedeleyen hukuki bir kavramdır. Mobbing iddiasının varlığı için işçiye yönelik sistematik düşmanlık, eziyet veya kasten güçlük çıkarma gibi eylemlerin kuvvetli emarelerle ve olayların tipik akışına uygun olarak ispatlanması gerekir.

Kişilik haklarına saldırı iddialarında hukuka aykırılık unsuru aranır. Şeref, haysiyet ve saygınlık gibi manevi değerleri hedef alan, kişiyi küçük düşürmeye veya düşmanca bir ortam hazırlamaya yönelik haksız davranışlar manevi tazminat gerektirir. Ancak işverenin işyeri düzenini ve disiplinini sağlamaya yönelik kurallar koyması ve uygulaması, yönetim hakkının bir gereğidir ve kural olarak kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaz.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Davacı işçi, kılık kıyafet ve işyeri güvenliği kurallarına uymadığı gerekçesiyle farklı tarihlerde iki kez kınama cezası almıştır. İşveren tarafından yayımlanan talimatname ile sakal boyu ve genel kılık kıyafet kurallarının düzenlenmesi, işverenin yönetim hakkı sınırları içerisinde kabul edilmiştir. Yüksek Mahkeme, bu tür düzenlemelerin işçinin kişilik haklarına yapılmış bir saldırı olarak nitelendirilemeyeceğini vurgulamıştır.

Ayrıca, davacının iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle kendi isteğiyle feshettiği ve daha sonra farklı bir işyerinde çalışmaya başladığı tespit edilmiştir. İşçinin kendi arzusuyla işten ayrılması nedeniyle emekli aylığı bağlanana kadar geçen süre için maddi zarar talep etmesi hukuken mümkün görülmemiştir. Maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin kabul kararı Yargıtay tarafından bozulmuştur.

Yayınlanma: Güncelleme: