Karar Bülteni
YARGITAY 22. HD 2014/17996 E. 2015/31426 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Mahkeme | Yargıtay 22. Hukuk Dairesi |
|---|---|
| Esas No | 2014/17996 |
| Karar No | 2015/31426 |
| Tarih | 24.11.2015 |
| Karar Linki | Belirtilmemiş |
Mobbing iddiası inandırıcı delillerle ispatlanmalıdır. İspatlanamayan baskı iddiasında istifaya itibar edilir.
Bu karar, iş sözleşmesini amirinin uyguladığı psikolojik baskı (mobbing) sebebiyle feshettiğini iddia eden işçinin, haklı fesih iddiasını somut delillerle ispatlama zorunluluğunu incelemektedir. Yüksek mahkeme, işyerinde gerçekleştiği iddia edilen mobbing fiillerinin tanımını, hukuki sınırlarını ve ispat standartlarını değerlendirmiş, soyut ve yetersiz delile dayanan iddiaların fesihte haklı neden olarak kabul edilemeyeceğine hükmetmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Dava, bir işyerinin yedek parça bölümünde satış danışmanı olarak çalışan işçinin, amiri tarafından kendisine sözlü ve yazılı manevi baskı uygulandığını öne sürerek iş sözleşmesini feshetmesi ve kıdem tazminatı talebinde bulunması üzerine açılmıştır. Davalı konumundaki işveren ise iddiaları reddederek, davacının kendi iradesiyle sunduğu dilekçe ile istifa ettiğini ve bu sebeple kıdem tazminatına hak kazanmadığını savunmuştur. Uyuşmazlığın özü, işçinin istifasının arka planında gerçekte bir psikolojik taciz (mobbing) olup olmadığı ve işçinin kıdem tazminatı alıp alamayacağı noktasında toplanmaktadır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Kararda, Uluslararası Çalışma Örgütü normlarına da atıf yapılarak mobbingin tanımı ve yasal unsurları net bir biçimde çizilmiştir. Hukuken bir eylemin mobbing olarak kabul edilebilmesi için; bir işçinin doğrudan hedef alınarak, uzun bir süre boyunca ve belirli aralıklarla sistematik bir şekilde tekrarlanan olumsuz davranışlara maruz kalması şarttır.
Söz konusu fiillerin mağdurun karşı koymasına rağmen devam eden aşağılayıcı, küçük düşürücü, iş performansını engelleyen, psikolojik açıdan acı veren nitelikte olması gerekmektedir. Hedef alınan kişinin onuruna, kişiliğine, değerlerine, inancına, tecrübelerine veya etnik kökenine topluca bir saldırı yapılması; bu saldırıların dedikodu, iftira, toplum önünde küçük düşürme, ayrımcılık, ağır eleştiri ve çalışma şartlarını kasten ağırlaştırma şeklinde ortaya çıkması mobbingin temel unsurları olarak kabul edilmiştir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Yerel mahkeme, başlangıçta davanın kabulüne ve kıdem tazminatının ödenmesine karar vermiştir. Ancak Yargıtay incelemesinde, davacının işyerinde amiri tarafından mobbinge maruz kaldığı ve istifa dilekçesini yoğun bir psikolojik baskı altında verdiği yönündeki iddialarını inandırıcı ve yeterli delillerle ispatlayamadığı tespit edilmiştir.
Yüksek mahkeme, mobbingin varlığına dair ispat yükünün yerine getirilememesi karşısında, dosyada bulunan istifa dilekçesine itibar edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Yeterli delil bulunmadığından, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından kendi iradesiyle ve haksız olarak sona erdirildiği kabul edilmiş, bu nedenle kıdem tazminatının hüküm altına alınması isabetsiz bulunarak yerel mahkemenin kararı oybirliği ile bozulmuştur.