Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2014/14719 E. 2015/28260 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2014/14719 E. 2015/28260 K.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan ücret bordrosu, sahteliği kanıtlanmadıkça kesin delil niteliğindedir ve imzalı bordroda görünen tutarların ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatında işyerine giriş çıkış kayıtları ve iç yazışmalar öncelikli yazılı delillerdir; bunların bulunmaması durumunda tanık beyanları ve işin niteliği gibi hayatın olağan akışına dair olgular devreye girer.
search

Yargıtay
9. Hukuk Dairesi 2014/14719 E. 2015/28260 K.

5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2014/14719
Karar No 2015/28260
Karar Tarihi 13.10.2015
Karar Sonucu Belirtilmemiş
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Yıllık 270 saat fazla çalışma ücrete dahildir.
İmzalı bordro aksi ispatlanana kadar kesin delildir.
Hükmedilen alacağın net veya brüt olduğu belirtilmelidir.

Karar, iş sözleşmelerinde yer alan fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğuna ilişkin hükümlerin geçerliliği ve sınırları üzerinde durmaktadır. İşçinin 45 saate kadar olan fazla sürelerle çalışması ile yıllık 270 saate kadar olan fazla çalışmalarının, sözleşmede kararlaştırılmış olması halinde ücrete dahil sayılacağı vurgulanmaktadır. Ayrıca, mahkeme ilamlarında hükmedilen alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun açıkça ifade edilmemesinin, kararın infaz aşamasında ciddi tereddütler yaratacağı ve bu durumun başlı başına bir bozma sebebi olduğu hüküm altına alınmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, işyerinde kendisine mobbing uygulandığını ve fazla çalışma yapmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek manevi tazminat ve fazla çalışma alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı işveren ise iş sözleşmesi gereği davacının aylık ücretine fazla çalışma ücretinin dahil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Uyuşmazlık, davacının fazla mesai yapıp yapmadığı, bu mesainin sözleşme gereği aylık ücrete dahil edilip edilemeyeceği ve yerel mahkeme kararında yer alan alacak tutarlarının niteliğindeki belirsizlik noktalarında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan ücret bordrosu, sahteliği kanıtlanmadıkça kesin delil niteliğindedir ve imzalı bordroda görünen tutarların ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatında işyerine giriş çıkış kayıtları ve iç yazışmalar öncelikli yazılı delillerdir; bunların bulunmaması durumunda tanık beyanları ve işin niteliği gibi hayatın olağan akışına dair olgular devreye girer.

İş Kanunu kapsamında haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma olarak kabul edilir. Eğer işyerinde 45 saatin altında bir çalışma süresi kararlaştırılmışsa, bu süre ile 45 saat arasındaki çalışmalar "fazla sürelerle çalışma" olarak değerlendirilir. İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğuna dair hükümler, yıllık 270 saatlik yasal sınır kapsamında geçerli kabul edilir. Sözleşmede böyle bir kural varsa, kararlaştırılan çalışma süresi 45 saatten az olsa dahi, 45 saate kadar olan fazla sürelerle çalışma ile 270 saati aşmayan fazla çalışma ücretin içinde kabul edilir.

Ayrıca usul hukuku kuralları gereğince, mahkeme kararlarının infazında herhangi bir şüpheye yer bırakmamak adına, hükmedilen ücret alacaklarının net tutar üzerinden mi yoksa brüt tutar üzerinden mi hesaplandığının hüküm fıkrasında mutlaka belirtilmesi gerekmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yerel mahkeme tarafından yapılan incelemede, davacının manevi tazminat (mobbing) talebi reddedilmiş, ancak fazla çalışma ücreti talebi kabul edilerek karara bağlanmıştır. Ancak Yargıtay incelemesinde yerel mahkemenin kararı iki temel yönden hatalı bulunmuştur.

Birincisi, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinin dokuzuncu maddesinde, fazla çalışma ve fazla sürelerle yapılan çalışmanın işçinin ücretine dahil olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Dosya içeriğine göre işyerinde haftalık 42,5 saat çalışma düzeni bulunmaktadır. Bu durumda, davacının 45 saate kadar olan fazla sürelerle çalışmaları ile yıllık 270 saate kadar olan fazla mesaisinin ödenen ücrete dahil olduğu kabul edilmelidir. Yerel mahkemenin, bu sınırları aşan bir çalışma bulunup bulunmadığını değerlendirmeden fazla mesai ücretini hüküm altına alması eksik inceleme olarak tespit edilmiştir.

İkincisi, yerel mahkemece hükmedilen ücret alacaklarının karar metninde "net" veya "brüt" olduğu açıkça yazılmamıştır. Yargıtay, bu eksikliğin kararın icraya konulması (infazı) aşamasında tereddüt ve sorun yaratacağını belirterek, bu durumu da bağımsız bir bozma nedeni saymıştır.

İş_hukuku fazla_mesai mobbing sözleşme_serbestisi ücrete_dahil_fazla_çalışma 270_saat_kuralı ispat_yükü bordro_delili net_brüt_belirsizliği yargıtay_bozma_kararı

Sözleşmemde fazla mesai ücrete dahildir yazıyor. Hiç mesai ücreti alamaz mıyım? expand_more
Yargıtay içtihatlarına göre, iş sözleşmelerinde fazla çalışmanın aylık ücrete dahil olduğuna dair maddeler geçerlidir; ancak bu kuralın bir sınırı vardır. Bu kapsamda yıllık 270 saate kadar olan fazla çalışmalar ücrete dahil sayılır. Yıllık 270 saati aşan çalışmalarınız varsa, işveren bu aşan kısmın ücretini size ayrıca ödemekle yükümlüdür.
Maaş bordrosunu imzaladım ama mesai ücretim eksik yattı. Ne yapabilirim? expand_more
İşçinin kendi imzasını taşıyan ücret bordrosu, hukuken kesin delil olarak kabul edilir ve o bordroda yer alan tutarların size tam olarak ödendiği varsayılır. Yargıtay kararlarına göre, imzalı bordronun aksini iddia edebilmeniz için ancak o bordronun sahteliğini kanıtlamanız gerekmektedir.
Fazla mesai yaptığımı mahkemede nasıl ispatlarım? Şahit dinletmem yeterli mi? expand_more
Fazla mesai yaptığınızı ispat etmek sizin yükümlülüğünüzdedir. Bu durumu ispatlarken öncelikle işyerine ait giriş-çıkış kayıtları ve iç yazışmalar gibi yazılı delillere başvurulur. Eğer bu tür yazılı kayıtlar bulunmuyorsa, o zaman çalışma arkadaşlarınızın tanık beyanları ve işin niteliği gibi unsurlar üzerinden ispat yoluna gidebilirsiniz.
Mahkemeyi kazandım ama kararda paranın net mi brüt mü olduğu yazmıyor. Sorun olur mu? expand_more
Evet, bu durum hukuken önemli bir sorundur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, mahkeme kararlarının icra (infaz) aşamasında herhangi bir şüpheye yer bırakmaması gerekir. Hükmedilen alacağın net mi yoksa brüt mü olduğunun karar fıkrasında açıkça belirtilmemesi, icra aşamasında ciddi tereddütler yaratacağından tek başına bir mahkeme kararını bozma sebebi sayılmaktadır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir