Karar Bülteni
YARGITAY 9. HD 2014/1519 E. 2015/14223 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Bilgi |
|---|---|
| Mahkeme | Yargıtay 9. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2014/1519 |
| Karar No | 2015/14223 |
| Tarih | 14.04.2015 |
| Karar Linki | (Belirtilmemiş) |
Mobbing iddiasında ispat yükü davacı işçidedir. İstifa dilekçesindeki gerekçeler davacıyı bağlar.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından verilen bu kararda, işyerinde psikolojik taciz (mobbing) iddiasıyla iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı talep eden işçinin davası incelenmiştir. Yerel mahkemenin ispat yükünü tersine çevirerek verdiği davanın kısmen kabulü kararı, ispat külfetinin aidiyeti ve dosyadaki mevcut yazılı delillerin değerlendirilmesi noktasında Yargıtay tarafından hatalı bulunmuştur. Kararda, mobbing iddialarının ispatlanamaması ve işçinin kendi yazdığı istifa dilekçesinin içeriği belirleyici unsur olmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Davacı işçi, işyerinde kendisine mobbing uygulandığını ve iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı alacağının ödetilmesini talep etmiştir. Davalı işveren ise davacının kendi isteğiyle istifa ettiğini savunarak kıdem tazminatına hak kazanmadığını belirtmiş ve davanın reddini istemiştir. Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kim tarafından, hangi gerekçeyle sona erdirildiği, işyerinde mobbing uygulanıp uygulanmadığı ve bu iddiaların ispat yükünün hangi tarafa ait olduğu noktalarında toplanmaktadır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Çağdaş iş hukuku, uluslararası sözleşmeler ve Avrupa normları uyarınca işçinin huzur içerisinde işini görmesini, çalışma ilişkisinin karşılıklı güvene dayanan tam bir uyum içerisinde olmasını amaçlar. İşyerinde psikolojik taciz, çağdaş hukukun dile getirdiği önemli bir kurumdur ve işçilerin birbirine veya amirlerin işçiye yönelik kasten güçlük çıkarması, sistematik eziyet etmesi olarak tanımlanır.
İşçinin iddia ettiği mobbing eylemlerinin tutarlılık teşkil etmesi ve kuvvetli bir emarenin bulunması şarttır. Kişilik haklarının ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığını tartışmasız olarak ortaya koyar. Emare kavramı bu noktada önem taşır; olayların tipik akışı ve tecrübe kuralları doğrultusunda ilk görünüş ispatı gerçekleşir. Ancak usul hukuku kuralları gereği, kendisine mobbing uygulandığı iddiasıyla hukuki talepte bulunan davacı işçi, bu iddiasını delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Yerel mahkeme kararında ispat yükü ters çevrilerek, davacının haksız olarak iş yerini terk ettiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir. Yargıtay ise ispat yükünün bu şekilde ters çevrilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mobbing iddiasını ileri süren davacının bu durumu ispatlamak zorunda olduğunu tespit etmiştir.
Dosya kapsamındaki tanık beyanları ve mevcut deliller incelendiğinde, davacının kendisine işyerinde mobbing uygulandığı iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosya içerisinde yer alan istifa dilekçesinde davacının, işyerinden ailevi nedenlerle ayrıldığını beyan ettiği saptanmıştır. İşçinin kendi imzasını taşıyan bu yazılı irade beyanı karşısında mobbing iddiasına itibar edilemeyeceği belirtilmiştir. İstifa dilekçesindeki açık gerekçe ve ispat yükümlülüğünün yerine getirilememesi hususları göz önünde bulundurulduğunda davanın tümden reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuş ve yerel mahkeme kararı bu gerekçelerle bozulmuştur.
Mobbing PsikolojikTaciz KıdemTazminatı İspatYükü İstifaDilekçesi İşHukuku HaklıFesih Emare İlkGörünüşİspatı