Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/2160 E. 2021/5802 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/2160 E. 2021/5802 K.

Bu karar, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının hukuki statüleri ve işverenleriyle aralarındaki uyuşmazlıkların çözüm yeri bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi, vakıf üniversitelerinin kamu tüzel kişisi niteliğinde olduğunu ve uyuşmazlığın idari yargıda çözülmesi gerektiğini belirterek yargı yolu yönünden usulden ret kararı vermişse de, Yargıtay bu yaklaşımı isabetsiz bularak hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Yargıtay, vakıf üniversitelerinin mali ve idari konularda devlet üniversitelerinden ayrıldığını, akademik personelin aylık ve özlük hakları bakımından doğrudan İş Kanunu hükümlerine tabi olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2020/2160
Karar No 2021/5802
Karar Tarihi 09.03.2021
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Vakıf üniversitesi akademik personeli iş kanununa tabidir.
  • gavel Özlük hakları uyuşmazlıklarında adli yargı görevlidir.
  • gavel Öğretim elemanı ile üniversite ilişkisi özel hukuk sözleşmesidir.

Bu karar, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının hukuki statüleri ve işverenleriyle aralarındaki uyuşmazlıkların çözüm yeri bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi, vakıf üniversitelerinin kamu tüzel kişisi niteliğinde olduğunu ve uyuşmazlığın idari yargıda çözülmesi gerektiğini belirterek yargı yolu yönünden usulden ret kararı vermişse de, Yargıtay bu yaklaşımı isabetsiz bularak hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Yargıtay, vakıf üniversitelerinin mali ve idari konularda devlet üniversitelerinden ayrıldığını, akademik personelin aylık ve özlük hakları bakımından doğrudan İş Kanunu hükümlerine tabi olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, vakıf üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki ilişkinin statü hukukuna değil, özel hukuk kurallarına göre belirlenen bir iş sözleşmesine dayandığı kabul edilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesinin aksine yöndeki kararlarının bağlayıcı ilke kararı niteliğinde olmadığı vurgulanarak, iş mahkemelerinin görevli olduğu tescillenmiştir. Bu içtihat, vakıf üniversitelerinde çalışan binlerce akademisyenin işçilik alacakları, mobbing iddiaları ve işe iade gibi taleplerini doğrudan iş mahkemelerinde ileri sürebilmelerine olanak tanımakta ve uygulamadaki görev uyuşmazlıklarına kesin bir çözüm getirmesi bakımından kritik bir yol gösterici olmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı, davalı vakıf üniversitesinde İngilizce okutmanı olarak görev yaparken, kurumdaki çalışma şartlarından ve kendisine yönelik haksız uygulamalardan şikayetçi olarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş ve dava açmıştır. Davacı taraf; kendisine işyerinde yıldırma ve psikolojik baskı (mobbing) uygulandığını, 24 saate göre hazırlanan yoğun ders programı nedeniyle fazla çalışma yapmasına ve ek derslere girmesine rağmen ücretlerinin tam olarak ödenmediğini, sigorta primlerinin eksik yatırıldığını ve emsallerine göre ayrımcılığa maruz kaldığını belirterek kıdem tazminatı ile çeşitli işçilik alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. Davalı üniversite ise iddiaların asılsız olduğunu, davacının çalışma ortamına ve arkadaşlarına uyum sağlayamadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davanın esastan reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle usulden ret kararı vermiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın temelinde, vakıf üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanlarının hukuki statüsünün kamu hukuku mu yoksa özel hukuk mu kapsamında değerlendirileceği, buna bağlı olarak da uyuşmazlıkların adli yargıda mı yoksa idari yargıda mı çözüleceği hususu yatmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 128. maddesinde kamu hizmetlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği belirtilmiş, 131. maddesinde ise vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının mali ve idari konular dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabi olduğu ifade edilmiştir.

Öte yandan, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23. maddesi uyarınca, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak personelin çalışma esasları devlet üniversiteleriyle paralel tutulmuş olsa da, bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu yasal çerçeve göstermektedir ki, vakıf üniversiteleri nitelikleri gereği kamu hizmeti ifa etseler dahi, bu hizmeti yerine getirirken istihdam ettikleri öğretim elemanları ile aralarındaki hukuki bağ, idari bir sözleşme değil, tam anlamıyla özel hukuk hükümlerine tabi bir iş sözleşmesidir.

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, her ne kadar Uyuşmazlık Mahkemesi geçmişte vakıf üniversitelerindeki personelin kamu hukukuna tabi olacağına dair kararlar vermiş olsa da, bu kararlar bağlayıcı birer ilke kararı niteliği taşımamaktadır. Vakıf üniversitesinin kamu tüzel kişiliğine sahip olması veya anayasal olarak belli konularda devlet üniversiteleriyle aynı hükümlere tabi tutulması, personelin işçi sıfatını ve iş sözleşmesi ile çalışma olgusunu ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla, taraflar arasındaki tüm işçilik alacakları, tazminat ve mobbing iddialarına ilişkin uyuşmazlıkların adli yargı yolunda ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında iş mahkemelerinde görülmesi zorunludur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Dosya kapsamındaki deliller, tarafların iddia ve savunmaları ile yargılama süreci incelendiğinde, davacının davalı vakıf üniversitesinde İngilizce okutmanı unvanıyla, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesine bağlı olarak istihdam edildiği açıkça anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince esastan reddedilen davanın istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi, uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle yargı yolunun caiz olmamasından dolayı davanın usulden reddine karar vermiştir. Ancak Yargıtay denetiminde, Bölge Adliye Mahkemesinin yargı yoluna ilişkin bu yaklaşımının hukuka ve yasal mevzuata açıkça aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Yargıtay, vakıf üniversitelerinde çalışan akademik personelin mali ve özlük hakları konusunda tamamen İş Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk kurallarına göre belirlenen bir işçi-işveren ilişkisi olduğunu vurgulamıştır. Davalı üniversitenin kamu tüzel kişiliğine sahip olması veya Anayasa gereği devlet üniversiteleriyle benzer bazı anayasal kurallara tabi tutulması, davacının iş sözleşmesi ile istihdam edildiği gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle davacının yönelttiği fazla mesai, ek ders ücretleri, mobbing iddiaları ve tazminat taleplerinin incelenme görevi idari yargı mercilerine değil, doğrudan doğruya adli yargı kolunda yer alan iş mahkemelerine aittir.

Bölge Adliye Mahkemesinin, uyuşmazlığın esasına girerek davacının iddia ettiği eylemli fesih, psikolojik taciz (mobbing) süreçleri ve alacak kalemlerinin haklılığını değerlendirmesi gerekirken, hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde görevsizlik tespiti yaparak usulden ret kararı vermesi bozma nedeni yapılmıştır.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davanın adli yargı yolunda ve iş mahkemesinde görülmesi gerektiğine kanaat getirerek, yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle usulden ret kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.

Vakıf üniversitesinde hocayım, alacak davamı hangi mahkemeye açmalıyım? expand_more
Yargıtay içtihatlarına göre, vakıf üniversitelerinde çalışan akademik personelin mali ve özlük hakları doğrudan 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabidir. Üniversite ile aranızdaki istihdam ilişkisi idari bir sözleşme değil, tamamen özel hukuk hükümlerine tabi bir iş sözleşmesidir. Bu nedenle, işçilik alacaklarınız, tazminat veya mobbing gibi iddialarınıza dayanan davalarda görevli mahkeme İdare Mahkemeleri değil, Adli Yargı kolunda yer alan ve 5521 sayılı Kanun kapsamında kurulan İş Mahkemeleridir.
Vakıf kurumu olmaları sebebiyle kamu kurumu sayılmıyorlar mı? expand_more
Vakıf üniversiteleri Anayasa gereğince kamu tüzel kişiliğine sahiptir ve akademik çalışmalar, personel temini ile güvenlik konularında devlet üniversiteleriyle aynı anayasal kurallara tabi tutulurlar. Ancak, mali ve idari konularda devlet üniversitelerinden net bir şekilde ayrılırlar. Kurumun kamu tüzel kişisi olması veya bir kamu hizmeti ifa etmesi, sizin özel hukuka tabi bir iş sözleşmesi ile işçi sıfatıyla çalıştığınız gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır.
Üniversitede mobbinge uğradım ve fazla mesai yaptım, hakkımı alabilir miyim? expand_more
Evet, iddialarınızı ispat etmeniz koşuluyla haklarınızı talep edebilirsiniz. İlgili emsal karara konu yargılamada, İngilizce okutmanı olarak çalışan bir akademisyenin maruz kaldığı psikolojik taciz (mobbing), ödenmeyen fazla çalışma ve ek ders ücreti iddiaları İş Mahkemesinin doğrudan görev alanında kabul edilmiştir. Yargıtay, mahkemelerin bu tür eylemli fesih ve alacak iddialarının esasına girerek haklılığı incelemesi gerektiğini vurgulamış; yargı yolunun caiz olmaması gerekçesiyle verilen usulden ret kararlarını hukuka açıkça aykırı bularak bozmuştur.
Uyuşmazlık Mahkemesi bu davalara idari yargı bakar demiyor mu? expand_more
Her ne kadar Uyuşmazlık Mahkemesi geçmiş dönemlerde vakıf üniversitesi personelinin kamu hukukuna tabi olacağına dair kararlar vermiş olsa da, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu kararlar bağlayıcı birer ilke kararı niteliği taşımamaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hukuki uygulamadaki bu görev uyuşmazlıklarına kesin bir çözüm getirmiş ve uyuşmazlıkların adli yargıda, yani İş Mahkemelerinde görülmesinin zorunlu olduğunu tescillemiştir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir