Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/9980 E. 2015/13941 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/9980 E. 2015/13941 K.

Uyuşmazlığın çözümünde temel teşkil eden hukuki dayanak, **4857 sayılı İş Kanunu m.24** hükmünde yer almaktadır. Bu madde, işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını detaylı bir şekilde düzenler. Somut olaya doğrudan temas eden **4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-e** bendi gereğince, işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi iş sözleşmesini süresi dolmadan veya bildirim süresini beklemeksizin haklı olarak feshetme hakkına sahip olur. İş Hukuku doktrininde ve yerleşik yargı içtihatlarında "ücret" kavramı son derece geniş yorumlanmakta olup, sadece dar anlamda ödenen temel maaşı değil, işçinin emeği karşılığında hak ettiği tüm parasal ve sosyal hakları kapsar.
search

Yargıtay
9. Hukuk Dairesi 2015/9980 E. 2015/13941 K.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2015/9980
Karar No 2015/13941
Karar Tarihi 13.04.2015
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Ücretin eksik bildirimi haklı fesih nedenidir.
Gerçek ücretin saklanması işçiye fesih hakkı verir.
Sigorta priminin eksik yatması kanuna aykırıdır.
Haklı fesih yapan işçi kıdem tazminatı alır.

Bu Yargıtay kararı, çalışma hayatında sıklıkla karşılaşılan ve kayıt dışı istihdamın bir türü olan gerçek ücretin Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirilmesi sorununa dair oldukça net ve işçi lehine bir hukuki koruma sunmaktadır. İşverenlerin, prim ve vergi maliyetlerinden kaçınmak amacıyla işçiye elden ödeme yapması ve resmi kayıtlarda maaşı asgari ücret olarak göstermesi, ülkemizdeki işçi-işveren uyuşmazlıklarının temel nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Yüksek Mahkeme, bu kararıyla söz konusu uygulamanın işçinin sosyal güvenlik haklarına doğrudan ve ağır bir saldırı niteliğinde olduğunu açıkça teyit etmektedir.

Emsal teşkil eden bu karar, işverenlere kanuna karşı hile niteliğindeki ücret gizleme pratiklerinin meşru sayılamayacağı yönünde ciddi bir uyarı niteliği taşımaktadır. Aynı zamanda benzer durumdaki işçiler için de önemli bir dayanak noktası oluşturmaktadır. Gerçek ücretinin resmi belgelere ve sigorta primlerine yansıtılmadığını ispat eden her işçinin, herhangi bir önel veya ihbar süresi beklemeksizin iş sözleşmesini derhal feshedebileceği ve kıdem tazminatını yasal yollarla talep edebileceği bu kararla bir kez daha hukuki bir güvence altına alınmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, çalıştığı işyerinin sahibine karşı dava açmıştır. İşçi, aylık gerçek maaşının sekiz yüz lira olmasına rağmen bu durumun resmi kayıtlara yansıtılmadığını ve asgari geçim indirimi ödemelerinin kendisine tam olarak yapılmadığını belirtmiştir. İddiasına göre, bu haksızlıkları dile getirip hakkını aradığında işverenin tavrı düzelmemiş, aksine kendisine işyerinde mobbing uygulanmaya başlanmış ve nihayetinde bu psikolojik baskılara dayanamayarak işten ayrılmak zorunda kalmıştır. İşveren ise tam aksine, işçinin asgari ücretle çalıştığını, asgari geçim indirimlerinin yasalara uygun ödendiğini ve işi tamamen kendi rızasıyla bıraktığını savunmuştur. Bu iddia ve savunmalar ışığında işçi, ödenmeyen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve asgari geçim indirimi alacaklarının işverenden tahsil edilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel teşkil eden hukuki dayanak, 4857 sayılı İş Kanunu m.24 hükmünde yer almaktadır. Bu madde, işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını detaylı bir şekilde düzenler. Somut olaya doğrudan temas eden 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-e bendi gereğince, işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi iş sözleşmesini süresi dolmadan veya bildirim süresini beklemeksizin haklı olarak feshetme hakkına sahip olur. İş Hukuku doktrininde ve yerleşik yargı içtihatlarında "ücret" kavramı son derece geniş yorumlanmakta olup, sadece dar anlamda ödenen temel maaşı değil, işçinin emeği karşılığında hak ettiği tüm parasal ve sosyal hakları kapsar.

İşçinin sigorta primlerinin, fiilen aldığı gerçek ücret üzerinden kuruma yatırılmaması ve daha düşük bir meblağ olan asgari ücret seviyesinden bildirilmesi, işçinin ücretinin kanun hükümlerine uygun hesaplanmaması anlamına gelmektedir. SGK primlerinin eksik bildirilmesi ve eksik yatırılması, işçinin ileride bağlanacak emekli maaşını, işsizlik ödeneğini ve diğer sosyal güvenlik haklarını doğrudan ve telafisi zor biçimde olumsuz etkileyen ağır bir sözleşme ihlalidir. Bu eylem, işveren bakımından kanunlara açık bir aykırılık teşkil etmektedir. İşçi, böylesi bir hak kaybını fark ettiği anda iş sözleşmesini tek taraflı ve haklı nedenle feshedebilir. İşçinin feshi haklı nedene dayandığı için, çalışma süresinin de bir yılı aşması şartıyla, kıdem tazminatına hak kazanması tartışmasız bir yasal sonuçtur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

İlk derece mahkemesi, yargılama sürecinde dinlenen tanık beyanlarına dayanarak işyerinde davacıya yönelik bir mobbing eylemi bulunmadığına kanaat getirmiştir. Mahkeme, işçinin kendi isteğiyle istifa ederek işten ayrıldığını değerlendirmiş ve bu dar yorumla kıdem ile ihbar tazminatı taleplerini tamamen reddetme yoluna gitmiştir. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin bu kabulünün dosya kapsamına, maddi gerçekliğe ve iş hukukunun koruyucu ilkelerine uygun olmadığını tespit etmiştir. Davacının davalı işyerinde ifa ettiği işin niteliği, pozisyonu ve özellikle dinlenen davalı tanıklarının dahi doğrulayan beyanları dikkate alındığında, işçinin asgari ücretin çok daha üzerinde bir maaşla çalıştığı tartışmaya yer bırakmayacak şekilde açıkça anlaşılmaktadır.

İşçinin asgari ücretin oldukça üzerinde bir gelir elde etmesine rağmen, bu gerçek ücretin işveren tarafından yasal zorunluluklara aykırı olarak sigorta kayıtlarına yansıtılmaması temel hukuki uyuşmazlık noktasını oluşturmaktadır. İşçinin fiilen eline geçen ücret ile kayıtlarda yer alan resmi ücret arasındaki bu belirgin fark, işverenin kamu hukuku ve özel hukuktan doğan yasal yükümlülüklerini kasten yerine getirmediğini göstermektedir. Bu durum, hukuki mahiyeti itibarıyla doğrudan 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-e hükmü kapsamında işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle ve derhal feshetme yetkisi vermektedir. Davacı işçinin, gerçek ücretinin devletten ve kurumlardan saklanması, ilerideki emeklilik haklarının ihlal edilmesi sebebiyle işten ayrılması, kendi rızasıyla yapılmış nedensiz bir istifa olarak kesinlikle değerlendirilemez. İşçinin işyerini terk etme eylemi, kanunun bizzat kendisine tanıdığı haklı nedenle fesih hakkının fiili bir kullanımı niteliğindedir. Yerel mahkemenin, maddi vakanın bu hayati boyutunu bütünüyle göz ardı ederek ve eksik hukuki değerlendirme yaparak kıdem tazminatı talebini reddetmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar vermesi sebebiyle kararı bozmuştur.

Maaşım elden veriliyor, sigortam asgari ücretten yatıyor. İşten ayrılsam tazminat alır mıyım? expand_more
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, gerçek ücretinizin Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirilmesi ve maaşınızın bir kısmının elden ödenmesi, İş Kanunu madde 24/II-e kapsamında işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı tanımaktadır. Bu durum, sigorta primlerinizin ve ileride alacağınız emekli maaşınızın eksik hesaplanmasına yol açan ağır bir ihlaldir ve işveren bakımından kanunlara açık bir aykırılık teşkil etmektedir. Dolayısıyla, bu gerekçeyi öne sürerek sözleşmenizi tek taraflı feshederseniz ve çalışma süreniz bir yılı aşmışsa, kıdem tazminatına hak kazanmanız tartışmasız bir yasal sonuçtur.
Gerçek maaşımın sigortaya eksik bildirilmesi işten çıkış için haklı sebep mi? expand_more
Evet, kesinlikle haklı bir sebeptir. İşverenlerin prim ve vergi maliyetlerinden kaçınmak için ücreti gizlemesi ve resmi kayıtlarda düşük göstermesi, işçinin sosyal güvenlik haklarına ağır bir saldırı niteliği taşımaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre, işverenin işçi ücretini kanun hükümlerine uygun hesaplamaması işçiye süresi dolmadan derhal fesih hakkı verir. Yargıtay emsal kararları ile, gerçek ücretinin resmi belgelere yansıtılmadığını ispat eden her işçinin ihbar süresi beklemeksizin sözleşmeyi feshedebileceği ve kıdem tazminatını yasal yollarla talep edebileceği açıkça güvence altına alınmıştır.
Kendi rızamla istifa ettim ama sigortam eksik yatıyordu, kıdem tazminatı alabilir miyim? expand_more
Eğer işten ayrılışınızın temelinde yatan gerçek neden, işverenin maaşınızı resmi kayıtlara eksik yansıtması ise, bu eyleminiz hukuken kendi rızanızla yapılmış nedensiz bir istifa olarak değerlendirilemez. Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere, sigorta primlerinin fiilen alınan gerçek ücret üzerinden yatırılmaması, işçinin ileride bağlanacak emekli maaşını ve diğer sosyal güvenlik haklarını telafisi zor biçimde olumsuz etkilemektedir. Bu ihlali fark edip hak kaybı sebebiyle işyerini terk etmeniz, kanunun size tanıdığı haklı nedenle fesih hakkının eylemli bir şekilde kullanılması niteliğindedir. Bu bağlamda, haksız bir istifadan söz edilemeyeceği için yasal şartları (bir yıllık çalışma süresi) taşıyorsanız kıdem tazminatınızı talep edebilirsiniz.
Mahkeme istifa ettiğimi söyleyip tazminatımı reddetti. Yargıtay bu duruma ne diyor? expand_more
İlk derece mahkemeleri zaman zaman dar bir hukuki yorumla, işçinin işten ayrılmasını salt bir istifa olarak değerlendirerek tazminat taleplerini reddetme yoluna gidebilmektedir. Ancak Yüksek Mahkeme, tanık beyanları ve dosyadaki deliller ışığında işçinin gerçek maaşının asgari ücretin üzerinde olduğunun anlaşıldığı durumlarda yerel mahkemenin bu yaklaşımını hatalı bulmaktadır. İşçinin gerçek ücretinin devletten saklanması ile sigorta kayıtlarına eksik yansıtılması, işverenin yasal yükümlülüklerini kasten yerine getirmediğini gösterir ve doğrudan haklı fesih nedenidir. Yargıtay, maddi vakanın bu boyutunu göz ardı ederek davanın reddine karar veren mahkeme kararlarını usul ile yasaya ve iş hukukunun koruyucu ilkelerine aykırı bularak bozmaktadır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir