Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi İzka Gayrimenkul İnşaat A.Ş. Kararı 2022/78594 B.

Anayasa Mahkemesi İzka Gayrimenkul İnşaat A.Ş. Kararı 2022/78594 B.

Bu karar, kamulaştırmasız el atma davalarında mülkiyet hakkının korunması ve mülk sahibine ödenecek tazminatın ekonomik gerçeklere uygun olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülk sahibine ödenen tazminatın enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin, anayasal bir güvence olan mülkiyet hakkının özüne dokunduğunu vurgulamıştır. Bireyin kamusal bir işlem veya eylem nedeniyle mülkünden mahrum kalması durumunda, elde edeceği karşılığın değerinin yargılama sürecindeki enflasyonist etkiler nedeniyle azalması, devlete olan güveni sarsan ve kişiye şahsi olarak aşırı bir külfet yükleyen bir durum olarak değerlendirilmiştir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2022/78594
Karar Tarihi 03.12.2025
Taraf İzka Gayrimenkul İnşaat A.Ş.
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Tazminatın enflasyon karşısında erimesi mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • gavel Mülk sahibine şahsi ve olağan dışı külfet yüklenemez.
  • gavel Kamulaştırmasız el atmada adil denge bozulmamalıdır.
  • gavel Makul süre şikayetlerinde öncelikle Tazminat Komisyonuna başvurulmalıdır.

Bu karar, kamulaştırmasız el atma davalarında mülkiyet hakkının korunması ve mülk sahibine ödenecek tazminatın ekonomik gerçeklere uygun olması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, mülk sahibine ödenen tazminatın enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin, anayasal bir güvence olan mülkiyet hakkının özüne dokunduğunu vurgulamıştır. Bireyin kamusal bir işlem veya eylem nedeniyle mülkünden mahrum kalması durumunda, elde edeceği karşılığın değerinin yargılama sürecindeki enflasyonist etkiler nedeniyle azalması, devlete olan güveni sarsan ve kişiye şahsi olarak aşırı bir külfet yükleyen bir durum olarak değerlendirilmiştir.

Kararın uygulamadaki en büyük emsal etkisi, benzer şekilde kamulaştırmasız el atma davası açan ve yargılama sürecinin uzaması veya idarenin geç ödeme yapması nedeniyle tazminatı değer kaybına uğrayan mülk sahipleri için güçlü bir dayanak oluşturmasıdır. Yerel mahkemelerin ve Yargıtay ilgili dairelerinin, tazminat miktarlarını belirlerken ve faiz işletirken enflasyon oranlarını ve paranın alım gücündeki düşüşü mutlaka telafi edecek hukuki mekanizmaları işletmeleri gerektiği bir kez daha teyit edilmiştir. Uygulamada, idarelerin mülkiyet hakkına müdahalelerinde daha özenli davranmalarını ve yargılama makamlarının hak kayıplarını önleyecek tedbirleri gecikmeksizin almalarını zorunlu kılan bu içtihat, mülkiyet hakkının etkin bir şekilde korunması açısından kritik bir öneme sahiptir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İzka Gayrimenkul İnşaat A.Ş., mülkiyetinde bulunan taşınmaza idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığını ve bu duruma karşı başlattığı hukuki süreç sonunda kendisine ödenmesine hükmedilen tazminatın eksik ve yetersiz olduğunu ileri sürerek yargı yoluna başvurmuştur. Şirket, açılan dava sonucunda hükmedilen tazminat bedelinin geçen zaman içerisinde enflasyon karşısında eridiğini, idarenin ödemeyi yapmasındaki süreçler nedeniyle paranın alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü belirtmiştir. Bu durumun kendisine şahsi, aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini savunan başvurucu şirket, mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle tazminat bedelindeki değer kaybının giderilmesini ve oluşan mağduriyetinin ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. Aynı zamanda yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmiş, tespit edilecek ihlaller karşısında yeniden yargılama ve manevi tazminat taleplerinde bulunulmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ilkelerine dayanmaktadır. Mülkiyet hakkı, bireylere mülklerini dilediği gibi kullanma, tasarruf etme ve ondan yararlanma yetkisi veren anayasal temel bir haktır. Kamu yararı amacıyla bu hakka hukuka uygun usullerle müdahale edilmesi durumunda dahi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 46 uyarınca gerçek karşılığın ödenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. İdarenin usulüne uygun herhangi bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın bireylerin mülküne el atması durumunda mülk sahibinin doğan zararının enflasyonist etkilere karşı korunarak eksiksiz giderilmesi anayasal bir gerekliliktir.

Anayasa Mahkemesinin yerleşik hâle gelen Ali Şimşek ve diğerleri, Mehmet Akdoğan ve diğerleri ile Kadir Çakar içtihatlarına göre, kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi mülkiyet hakkı güvencelerine aykırıdır. Enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğrayan tazminat ödemeleri, malike şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemekte ve kamu yararı ile bireyin hakkı arasında kurulması gereken adil dengeyi malik aleyhine ölçüsüz bir şekilde bozmaktadır.

Öte yandan makul sürede yargılanma hakkına ilişkin talepler bağlamında, Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri önem taşımaktadır. 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde, yargılamaların uzun sürmesine ilişkin iddialar için Tazminat Komisyonuna başvuru yolu getirilmiştir. Bu yol tüketilmeden yapılan başvuruların, bireysel başvurunun ikincillik ilkesi ile bağdaşmayacağı hukuk sistemimizde temel bir kural olarak benimsenmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, İzka Gayrimenkul İnşaat A.Ş. Tarafından yapılan bireysel başvuruyu incelerken ilk olarak yargılamanın uzun sürmesine dayalı makul sürede yargılanma hakkı şikâyetini ele almıştır. Yüksek Mahkeme, yakın zamanda yürürlüğe giren yasal değişiklikler çerçevesinde, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiaları için Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ihdas edildiğini hatırlatmıştır. Mevcut durumda Anayasa Mahkemesinde derdest olan bu tür iddialar için öncelikle söz konusu Komisyona başvurulması gerektiği, ilk bakışta ulaşılabilir ve başarı şansı sunan bu hukuk yolu tüketilmeden inceleme yapılmasının bireysel başvurunun ikincillik niteliği ile bağdaşmayacağı saptanmıştır. Bu nedenle başvurunun makul süreye ilişkin kısmı başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden yapılan esasa ilişkin incelemede ise, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda hükmedilen tazminatın enflasyon karşısındaki durumu değerlendirilmiştir. Yargılama sürecinin uzunluğu ve ödeme tarihlerindeki gecikmeler dikkate alındığında, başvurucu şirkete ödenmesine hükmedilen bedelin enflasyon karşısında değer kaybına uğradığı saptanmıştır. Anayasa Mahkemesi, emsal kararlarındaki ilkeleri tekrarlayarak, hükmedilen bedelin değer kaybına uğratılarak ödenmesinin başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediğini, bu durumun mülkiyet hakkının korunması ile kamu yararı arasındaki adil dengeyi malik aleyhine ölçüsüz biçimde bozduğunu vurgulamıştır. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu, yeniden yargılamanın bu noktada tek başına yeterli bir giderim sağlayacağı belirtilerek ayrıca tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatın değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Arsama devlet el koydu, ödenen para enflasyonda eridi. Ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararlarına göre, idarenin usulüne uygun bir işlem yapmaksızın mülkünüze el atması sonucunda size ödenecek tazminatın yargılama süreci boyunca enflasyon karşısında değer kaybetmesi hukuka aykırıdır. Yüksek Mahkeme, tazminatın enflasyon karşısında erimesinin mülkiyet hakkının özüne dokunduğunu ve devlete olan güveni sarstığını kabul etmektedir. Bireyin kamusal bir işlem yüzünden mülkünden mahrum kaldığında alacağı karşılığın korunması esastır; bu sebeple zararınızın giderilmesi ve paranın alım gücündeki düşüşün telafisi için hukuki süreç başlatabilirsiniz.
Devletin geç ödediği paranın pul olması mülkiyet hakkımı ihlal etmez mi? expand_more
Evet, bu durum açık ve net bir mülkiyet hakkı ihlalidir. Anayasa'nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. ve 46. maddeleri uyarınca, devlet mülkiyetinize müdahale ettiğinde malın "gerçek karşılığını" ödemek zorundadır. Anayasa Mahkemesi, tazminatın enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin vatandaşa "şahsi ve olağan dışı bir külfet" yüklediğini belirtmektedir. Bu durum, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında kurulması gereken adil dengeyi malik aleyhine ölçüsüz bir biçimde bozduğu için ihlal sebebidir.
Davam çok uzun sürdü diye direkt Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir miyim? expand_more
Hayır, davanızın uzun sürmesi (makul sürede yargılanma hakkı ihlali) şikayetiyle doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne gidemezsiniz. 7499 sayılı Kanun ile yapılan yasal değişiklikler neticesinde, yargılamaların uzun sürmesine ilişkin iddialar için öncelikle Tazminat Komisyonuna başvuru yolu getirilmiştir. Bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi gereğince, hukuk sistemindeki bu komisyon yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurular başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle kabul edilemez bulunmaktadır.
Enflasyonda eriyen tazminatım için mahkeme zararı nasıl telafi ediyor? expand_more
Anayasa Mahkemesi, hükmedilen bedelin yargılama veya ödeme sürecindeki gecikmeler sebebiyle enflasyon karşısında değer kaybettiğini ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini tespit ettiğinde "yeniden yargılama" yapılmasına karar vermektedir. Bu kararla birlikte dosya yerel mahkemeye döner ve mahkeme ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak zorundadır. Yerel mahkemeler ve Yargıtay daireleri, enflasyon oranlarını ve paranızın alım gücündeki düşüşü telafi edecek güncel hesaplamaları yaparak hak kaybınızı eksiksiz bir şekilde giderecek hukuki mekanizmaları işletir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir