Anasayfa Karar Bülteni AYM | Gülbeyaz Tamam ve Diğerleri | BN. 2023/60790

Karar Bülteni

AYM Gülbeyaz Tamam ve Diğerleri BN. 2023/60790

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2023/60790
Karar Tarihi 19.11.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Tazminatın enflasyon karşısında erimesi mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • Kamulaştırmasız el atma bedeli gerçek değerini korumalıdır.
  • Makul süre şikayetlerinde Tazminat Komisyonu yolu tüketilmelidir.
  • Gecikmeler sebebiyle oluşan aşırı külfet devlete aittir.

Bu karar, idare tarafından kamulaştırmasız el atma nedeniyle vatandaşlara ödenmesine hükmedilen tazminatların enflasyonist ortamda nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair net bir hukuki çizgi çekmektedir. Anayasa Mahkemesi, bir taşınmaza haksız yere el atılması sonucu doğan alacağın, uzun yargılama ve idari süreçler neticesinde değer kaybına uğratılmasını mülkiyet hakkına yapılmış ağır bir müdahale olarak nitelendirmiştir. Tazminatın asıl amacı, mülkiyetten yoksun bırakılan kişinin uğradığı zararın gerçek ve güncel değeriyle telafi edilmesidir. Alacağın enflasyon karşısında aşınması, devlete ait olan yükümlülüklerin vatandaşa yıkılması ve mülkiyet sahibine olağan dışı bir külfet yüklenmesi anlamına gelmektedir.

Emsal etkisi bakımından karar, yüksek enflasyon dönemlerinde idareden alacaklı olan vatandaşlar için güçlü bir koruma kalkanı sağlamaya devam etmektedir. İdarelerin, tazminat ödemelerini gerçekleştirirken yalnızca yasal faiz uygulamakla yetinemeyecekleri, aradaki fahiş enflasyon farkının da giderilmesi gerektiği teyit edilmektedir. Diğer yandan, yargılamaların makul sürede bitirilememesinden kaynaklanan şikayetler için getirilen yeni yasal düzenlemelerin sıkı bir şekilde uygulanacağı görülmektedir. Yeni ihdas edilen Tazminat Komisyonuna başvuru şartının, bireysel başvurudan önce kesin bir ön koşul olduğu, bu idari yol tüketilmeden Anayasa Mahkemesinin makul süre iddialarını incelemeyeceği kuralı net bir biçimde yerleşik içtihat hâline gelmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, başvurucuların mülkiyetinde olan taşınmaza idare tarafından yasal bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması neticesinde başlayan hukuki sürece dayanmaktadır. Başvurucular, idarenin haksız el atması sebebiyle tazminat davası açarak haklarını aramış ve lehlerine tazminata hükmedilmiştir. Ancak açılan dava ve sonrasındaki süreçlerin yıllarca sürmesi nedeniyle, mahkemenin hükmettiği tazminat bedeli enflasyon karşısında ciddi oranda değer kaybetmiş ve alım gücünü büyük ölçüde yitirmiştir.

Bunun üzerine başvurucular, ödenen veya ödenecek olan tazminat miktarının aradan geçen zaman ve enflasyon nedeniyle gerçek zarar karşılığı olmaktan çıktığını, mülkiyet haklarının içinin boşaltıldığını ve davanın makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Başvurucular, uğradıkları enflasyon kaynaklı değer kaybının ve uzun yargılama sürecinin yarattığı mağduriyetin giderilmesi amacıyla mülkiyet hakkı ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğinin tespitini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarında mülkiyet hakkının korunmasına yönelik incelemelerini Anayasa m.35 hükmüne dayandırmaktadır. İlgili madde uyarınca herkes mülkiyet hakkına sahiptir ve bu hak ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlandırılabilir. Mülkiyetten yoksun bırakılma durumunda devletin asli görevi, taşınmazın gerçek karşılığını hak sahibine ödemektir. Yerleşik içtihatlar doğrultusunda, ödenmesine hükmedilen tazminatın yargılama veya idari aşamalardaki gecikmeler nedeniyle enflasyon karşısında erimesi, kişiye şahsi ve aşırı bir külfet yüklediği için mülkiyet hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir. Devlet, enflasyon kaynaklı değer kayıplarını karşılayarak adil dengeyi sağlamak zorundadır.

Makul sürede yargılanma hakkı yönünden ise Anayasa m.36 kapsamındaki adil yargılanma hakkı devreye girmektedir. Ancak yargı sisteminin işleyişine dair yapılan yasal değişiklikler çerçevesinde, 7499 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Kanun'a yeni hükümler eklenmiştir. Bu düzenlemeler uyarınca, yargılamaların makul sürede bitirilemediği iddialarına yönelik tazminat taleplerinin öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Tazminat Komisyonuna yöneltilmesi yasal bir zorunluluktur. Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi gereği, ilk bakışta ulaşılabilir ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olan bu komisyon yolu tüketilmeden yapılacak olan başvuruları esastan incelememektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucuların kamulaştırmasız el atma bedelinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması ve makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarını iki ayrı başlık altında incelemiştir. Mülkiyet hakkı bağlamında yapılan değerlendirmede, idarece haksız şekilde el atılan taşınmaz karşılığında hükmedilen bedelin uzun yargılama süreci ve ödeme gecikmeleri nedeniyle yüksek enflasyon karşısında alım gücünü büyük ölçüde yitirdiği saptanmıştır. Mahkeme, bu değer kaybının telafi edilmemesinin, mülkiyet sahibine olağan dışı ve orantısız bir yük getirdiğini, dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik ölçüsüz bir müdahale gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Somut olayda daha önce verilen emsal kararlardaki ilkelerden ayrılmayı gerektirecek herhangi bir farklı durum bulunmadığı tespit edilmiştir.

Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikayetler ise usul bakımından reddedilmiştir. Mahkeme, 7499 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Kanun'da yapılan yeni düzenlemelere atıf yaparak, derdest makul süre başvurularında öncelikle Tazminat Komisyonuna gidilmesi gerektiğini hatırlatmıştır. İkincillik ilkesi doğrultusunda, başarı şansı ve tazmin imkânı sunan bu hukuki yol tüketilmeden Anayasa Mahkemesine gelindiği için başvurunun bu kısmı kabul edilemez bulunmuştur.

Giderim aşamasında, mülkiyet hakkındaki ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla, enflasyon nedeniyle oluşan gerçek zararın tespiti ve ödenmesi için kararın yerel mahkemeye gönderilerek yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir. Yeniden yargılama kararının hukuki ve fiili zararları gidermekte yeterli olacağı anlaşıldığından, başvurucuların ayrıca ileri sürdüğü manevi tazminat talepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikayetin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, ancak kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatın değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: