Anasayfa Karar Bülteni AİHM | H.D. | BN. 41645/23

Karar Bülteni

AİHM H.D. BN. 41645/23

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm AİHM 1. Bölüm
Başvuru No 41645/23
Karar Tarihi 09.04.2026
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki HUDOC
  • Refakatsiz küçüklerin yetişkin merkezinde tutulması ihlaldir.
  • Özgürlükten yoksun bırakma açık yasal dayanağa dayanmalıdır.
  • İdari gözetim kararlarına karşı hızlı itiraz yolu sunulmalıdır.
  • Kötü muamele iddialarına karşı etkili iç hukuk yolu şarttır.

Bu karar, refakatsiz göçmen çocukların yetişkinlere yönelik kabul merkezlerinde tutulmasının insan hakları hukuku kapsamında doğurduğu ağır ihlalleri net bir şekilde ortaya koymaktadır. Mahkeme, idari gözetim ve barınma koşullarının, çocuğun üstün yararı ilkesi ile bağdaşmayan bir şekilde uygulanmasının hem özgürlük ve güvenlik hakkını hem de kötü muamele yasağını ihlal ettiğine hükmetmiştir. Karar, refakatsiz küçüklerin yasal bir dayanak olmaksızın, salt kimlik tespiti gerekçesiyle yetişkinlerle aynı ortamda, yetersiz koşullarda ve fiili bir tutulma hali altında bırakılmasının hukuka aykırılığını tescil etmektedir.

Benzer davalardaki emsal etkisi bakımından bu karar, göçmen kabul merkezlerindeki fiili alıkoyma uygulamalarına karşı yargısal denetimin hızını ve etkinliğini sorgulayan temel bir içtihat niteliği taşımaktadır. Mahkeme, özgürlüğünden yoksun bırakılan refakatsiz küçüklerin hukuka aykırılık iddialarını inceleyecek mekanizmaların uygulamada derhal işlemesi gerektiğini vurgulamıştır. Uygulamadaki önemi ise, göç akınıyla karşılaşan devletlerin, idari zorlukları öne sürerek hassas durumdaki çocukların temel haklarını askıya alamayacaklarını ve onlara yaşlarına uygun barınma, bakım ve etkili itiraz yolları sunmakla yükümlü olduklarını kesin bir dille hatırlatmasıdır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Burkina Faso vatandaşı olan refakatsiz küçük yaştaki göçmen H.D., İtalya'ya ulaştıktan sonra doğrudan yetişkinlerin kaldığı Sant'Anna isimli kabul merkezine yerleştirilmiştir. Başvurucu, yaşının küçüklüğü tespit edilip kendisine oturum izni verilmesine rağmen, beş aydan uzun bir süre boyunca bu merkezde yetişkinlerle bir arada, temel ihtiyaçlardan yoksun ve dışarı çıkmasına izin verilmeksizin fiili olarak tutulmuştur. Başvurucu, merkezdeki kötü yaşama koşullarına, özgürlüğünden yasal bir dayanak olmaksızın keyfi olarak mahrum bırakılmasına ve bu durumu şikâyet edebileceği hızlı ve etkili bir hukuki başvuru yolunun bulunmamasına karşı çıkarak İtalya devletine karşı dava açmıştır. Temel talebi, tutulma halinin hukuka aykırılığının tespiti, refakatsiz küçükler için uygun bir merkeze transferinin sağlanması ve maruz kaldığı insanlık dışı koşullar ile usul eksiklikleri nedeniyle manevi tazminat ödenmesidir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3 (kötü muamele yasağı), AİHS m.5 (özgürlük ve güvenlik hakkı) ve AİHS m.13 (etkili başvuru hakkı) hükümlerine dayanmıştır.

Mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, özgürlükten yoksun bırakma işleminin Sözleşme'ye uygun olabilmesi için ulusal mevzuatta açık, erişilebilir ve öngörülebilir bir yasal dayanağının bulunması zorunludur. Yabancıların ülkeye izinsiz girişini engellemek veya sınır dışı işlemlerini yürütmek amacıyla tutulmaları, ancak bu işlemlerin iyi niyetle yürütülmesi ve tutulma koşullarının amaca uygun olması halinde hukuka uygundur. Refakatsiz küçükler söz konusu olduğunda ise "çocuğun üstün yararı" ilkesi gereği, çocukların yetişkinlerle aynı merkezlerde ve yetersiz koşullarda tutulması uluslararası hukuka ve Sözleşme standartlarına aykırıdır.

Ayrıca, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin, tutulma nedenleri hakkında anladıkları bir dilde derhal bilgilendirilmeleri ve tutulmanın yasallığını inceleyecek bağımsız bir mahkemeye erişim haklarının bulunması temel bir güvencedir. Refakatsiz çocuklar gibi hassas gruptaki bireylerin özgürlük kısıtlamalarına yönelik itirazların mahkemeler tarafından olağanüstü bir hız ve özenle incelenmesi gerekmektedir. Kötü muamele yasağı bağlamında, bireylerin insan onuruyla bağdaşmayan koşullarda barındırılması ve devletin bu iddiaları inceleyip telafi edecek pratik ve etkili bir iç hukuk yolu sunmaması da ihlal nedeni kabul edilmektedir. İtalyan iç hukukundaki Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu m.700 kapsamındaki acil tedbir yolunun, uygulamada yeterince hızlı sonuç doğurmaması da bu kurallar çerçevesinde değerlendirilmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Mahkeme, somut olayda başvurucunun yetişkin merkezinde dışarı çıkmasına izin verilmeksizin tutulmasını, açık bir yasal dayanaktan yoksun fiili bir özgürlükten yoksun bırakma olarak nitelendirmiştir. Başvurucunun ülkeye girişi reddedilmediği gibi, kendisine çocuk sıfatıyla oturum izni verildiğinden, tutulma halinin AİHS m.5/1-f bendi kapsamında geçerli bir gerekçeye (sınır dışı etme veya izinsiz girişi engelleme) dayanmadığı tespit edilmiştir. Yasal bir dayanağın bulunmaması nedeniyle, başvurucunun tutulma nedenleri hakkında bilgilendirilmemesi de AİHS m.5/2'nin ihlali olarak görülmüştür.

Başvurucunun hukuka aykırı tutulmasına karşı ulusal mahkemelere yaptığı acil nitelikli itirazın, ancak dört ay sonra, üstelik başvurucunun AİHM kararıyla başka bir merkeze transfer edilmesinin ardından incelenip düşürülmesi, mahkemelerin bu tür hassas davalarda göstermesi gereken olağanüstü hız ve özen yükümlülüğüne aykırı bulunmuş ve AİHS m.5/4 ihlal edilmiştir.

Barınma koşulları yönünden ise, refakatsiz bir küçük olan başvurucunun beş aydan fazla bir süre boyunca aşırı kalabalık, hijyenik olmayan, temel ihtiyaçların karşılanmadığı ve yetişkinlerle bir arada yaşamak zorunda bırakıldığı bir merkezde tutulması, insanlık onuruyla bağdaşmayan, korku ve çaresizlik uyandıran bir durum olarak nitelendirilmiş; bu nedenle AİHS m.3 bağlamında insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele yasağının ihlal edildiği saptanmıştır. Hükümetin, koşulların iyileştirilmesine yönelik sunduğu belgelerin başvurucunun kaldığı dönemi kapsamadığı belirlenmiştir. Ayrıca, başvurucunun bu kötü barınma koşullarını şikâyet edebileceği etkili bir iç hukuk yolunun bulunmaması da AİHS m.13 ihlali olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak AİHM 1. Bölümü, özgürlük ve güvenlik hakkı ile kötü muamele yasağının ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: