Karar Bülteni
AYM Abdulgafar Arslan ve Diğerleri BN. 2022/60498
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm |
| Başvuru No | 2022/60498 |
| Karar Tarihi | 18.11.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Mülkiyet hakkı ölçüsüz müdahalelere karşı korunmalıdır.
- Yargılama giderleri mülkiyet hakkına müdahale oluşturabilir.
- Müdahalenin kanuni dayanağının bulunması zorunludur.
- Kamulaştırmasız el atma davalarında kanunilik ilkesi gözetilmelidir.
Bu karar, idarenin fiili eylemleri sonucunda mülkiyet hakkı zedelenen vatandaşların hak arama süreçlerinde karşılaştıkları dolaylı maliyetlerin anayasal denetimini yapması bakımından kritik bir anlama sahiptir. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma davası açan vatandaşların aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin, mülkiyet hakkına yönelik kanuni dayanağı olmayan bir müdahale olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Karar, idarenin haksız eyleminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hakkını arayan mağdurun bir de yargılama maliyetleriyle cezalandırılamayacağı ilkesini sağlamlaştırmaktadır.
Benzer davalar için güçlü bir emsal niteliği taşıyan bu içtihat, idare hukukunda mülkiyet hakkı ihlallerine karşı açılacak tazminat ve bedel tespiti davalarında mahkemelerin yargılama giderlerini nasıl paylaştıracağına dair bağlayıcı bir sınır çizmektedir. Özellikle yerleşik kararlara yapılan atıf, Anayasa Mahkemesinin bu konudaki istikrarlı yaklaşımını sürdürdüğünü göstermektedir. Uygulamada yerel mahkemeler ve istinaf mercileri, kamulaştırmasız el atma davalarında vatandaş aleyhine vekâlet ücreti veya yargılama masrafı yükletirken anayasal ilkeleri gözetmek ve mülkiyet hakkının özüne dokunacak kararlardan kaçınmak zorunda kalacaktır. Bu durum, mülkiyet hakkı ihlal edilen vatandaşların yargı yoluna başvururken karşılaşabilecekleri mali riskleri ve hak arama hürriyeti üzerindeki caydırıcı etkiyi ortadan kaldırması yönüyle büyük önem arz etmektedir.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Başvurucular Abdulgafar Arslan ve diğerleri, kendilerine ait taşınmazlara idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde, kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması sebebiyle yetkili mahkemelerde kamulaştırmasız el atma davaları açmışlardır. Mahkemelerde görülen bu davalar sonucunda, uyuşmazlıkların esası çözülmüş ancak yargılama sürecinin bir parçası olarak başvurucuların aleyhine yargılama giderleri ve karşı taraf vekâlet ücreti ödenmesine hükmedilmiştir. Başvurucular, idarenin kendi haksız eylemi nedeniyle açmak zorunda kaldıkları bir davada, bir de üstüne mahkeme masrafları ve vekâlet ücreti ödemeye mahkûm edilmelerinin mülkiyet haklarını zedelediğini düşünmüşlerdir. Bu haksızlığın giderilmesi, aleyhlerine hükmedilen parasal yükümlülüklerin ortadan kaldırılması ve ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkı ekseninde değerlendirmiştir. Anayasa m. 35 hükmü, herkesin mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğunu, bu hakların ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini emretmektedir.
Mülkiyet hakkına yönelik bir müdahalenin Anayasa'ya uygun kabul edilebilmesi için müdahalenin mutlaka kanuni bir dayanağının bulunması gerekmektedir. İdarenin fiili bir el atma eylemi neticesinde ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, malikin mülkiyet hakkını korumak için yargı yoluna başvurması en temel anayasal haklarından biridir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırmasız el atma davalarında vatandaş aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi, mülkiyet hakkına yapılmış bir müdahaledir.
Bu bağlamda, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda yargılama masraflarının kural olarak idarenin haksız fiili neticesinde dava açılmasına sebebiyet veren kuruma yükletilmesi gerektiği ilkesi benimsenmiştir. Mahkemelerin, mülkiyeti elinden alınan veya kullanılması engellenen vatandaşa karşı bir de yüksek yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yüklemesi, yasal ve haklı bir sebebe dayanmadığı sürece mülkiyet hakkının ölçüsüz bir şekilde kısıtlanması anlamını taşımaktadır. Kanunilik ilkesi gereği, mülkiyet hakkına yapılan her türlü ekonomik kısıtlamanın açık, net ve öngörülebilir bir kanun hükmü ile desteklenmesi şarttır. Mevzuatımızda, idarenin eylemli el atmasından kaynaklı davalarda vatandaşı koruyan bu anayasal prensip, mülkiyetin gerçek değerinin korunması bakımından da temel bir kural olarak uygulanmaktadır.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucular Abdulgafar Arslan ve diğerlerinin şikâyetlerini incelemiş ve başvurucuların ödeme gücünden yoksun olmaları nedeniyle adli yardım taleplerini öncelikle kabul etmiştir. Esas incelemesinde ise Mahkeme, daha önceki içtihatlarına sıkı sıkıya bağlı kalarak durum değerlendirmesi yapmıştır. Başvurucuların açtığı kamulaştırmasız el atma davalarının sonunda derece mahkemeleri tarafından başvurucular aleyhine yargılama giderleri ve karşı taraf vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
Yüksek Mahkeme, mevcut ve yerleşik kararlarına atıf yaparak, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili ile kamulaştırmasız el atma davalarında mülk sahibi aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretlerinin mülkiyet hakkına ağır bir müdahale teşkil ettiğini vurgulamıştır. Yapılan incelemede, mülkiyet hakkına yapılan bu mali müdahalenin anayasal sınırlar içinde kalıp kalmadığı test edilmiş ve başvurucular aleyhine yargılama masraflarına hükmedilmesinin herhangi bir kanuni dayanağının bulunmadığı açıkça tespit edilmiştir.
Kanunilik unsurunu taşımayan bir müdahalenin, ölçülülük ve meşru amaç gibi diğer anayasal denetim aşamalarına geçilmeden doğrudan mülkiyet hakkını ihlal ettiği kabul edilmiştir. Mahkeme, idarenin haksız eyleminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hakkını arayan mülk sahibine ilave mali külfetler yüklenmesinin mülkiyet hakkının özüyle bağdaşmadığına hükmetmiştir. Somut başvuruda da önceki emsal kararlarda açıklanan anayasal ilkelerden ve ulaşılan hukuki sonuçtan ayrılmayı gerektiren herhangi istisnai bir durum tespit edilmemiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından ise yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı değerlendirilerek başvurucuların ayrıca talep ettiği tazminat istemleri reddedilmiştir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma davasında aleyhe yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde başvuruyu kabul etmiştir.