Karar Bülteni
AYM Hüsnü Dündar ve Diğerleri BN. 2023/17929
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm |
| Başvuru No | 2023/17929 |
| Karar Tarihi | 01.10.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Mülkiyet hakkı enflasyon karşısında mutlaka korunmalıdır.
- Geciken tazminat ödemeleri ölçülülük ilkesini ihlal eder.
- Makul süre şikayetlerinde komisyona başvuru zorunludur.
Bu karar, idare tarafından gerçekleştirilen kamulaştırma veya fiilî durumlar neticesinde oluşan kamulaştırmasız el atma işlemlerinde vatandaşlara ödenecek tazminat bedellerinin zaman içindeki enflasyon karşısında erimesinin kesin surette önüne geçilmesini hedeflemektedir. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı kapsamında devletin hem pozitif hem de negatif yükümlülüklerine güçlü bir vurgu yaparak, kamulaştırma bedelinin veya tazminatın enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesinin bireylere şahsi ve olağan dışı bir ağır külfet yüklediğini net bir biçimde tespit etmiştir. Meydana gelen bu ekonomik zafiyet durumu, temel hak niteliğindeki mülkiyet hakkına yapılan devlet müdahalesinin anayasal ölçülülük ilkesini doğrudan zedelediği anlamına gelmektedir. Ayrıca, yargılamanın uzun sürmesi şeklindeki şikâyetlerde olağan başvuru yollarının tüketilmesi kuralının önemi bu kararla bir kez daha kuvvetli şekilde teyit edilmiştir.
Benzer uyuşmazlıklarda ve mülkiyet davalarında bu kararın emsal etkisi oldukça güçlü ve belirleyicidir. Zira derece mahkemelerinin ve idarenin, kamulaştırmasız el atma tazminatlarını belirlerken ve bilhassa bu bedelleri öderken, geçen uzun süre zarfındaki ekonomik değer kayıplarını telafi edecek hesaplama mekanizmalarını resen işletmeleri gerektiği tartışmaya mahal vermeyecek şekilde netleşmiştir. Hukuki uygulamada, geciken ödemeler nedeniyle mülk sahiplerinin uğradığı telafisi güç ekonomik yıkımın önüne geçilmesi için, yeniden yargılama yoluyla bu mağduriyetlerin derhal giderilmesi zorunlu kılınmıştır. Diğer taraftan, makul sürede yargılanma hakkının ihlaline yönelik şikâyetler bakımından Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun zorunlu bir ilk adım olduğu vurgulanarak, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurudaki ikincillik vasfı pekiştirilmiş ve usul hukuku kurallarına tam bir kesinlik kazandırılmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Uyuşmazlık, başvurucuların maliki oldukları taşınmaza idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması ve devamında gelişen yargısal ve idari süreçte yaşanan mağduriyetlere dayanmaktadır. Başvurucular, taşınmazlarına kamulaştırmasız el atılması nedeniyle açtıkları dava sonucunda hükmedilen tazminat bedelinin, yargılama ve ödeme sürecindeki gecikmeler sebebiyle enflasyon karşısında ciddi bir değer kaybına uğratıldığını ileri sürmüşlerdir. Bu değer kaybının adil bir biçimde telafi edilmemesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiği iddia edilmiştir. Aynı zamanda, söz konusu tazminat ve hukuki uyuşmazlığın çözümü için yürütülen yargılama sürecinin hukuken makul kabul edilemeyecek derecede uzun sürmesi sebebiyle makul sürede yargılanma hakkının zedelendiği ifade edilmiştir. Başvurucular, enflasyon farkından doğan mağduriyetin giderilmesi ve uzun yargılama sebebiyle oluşan zararların tespiti ile yeniden yargılama ve maddi, manevi tazminat talepleriyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, önüne gelen bu somut uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkının evrensel ve anayasal ilkelerini temel almıştır. Mülkiyet hakkı, bireylerin mal varlığı değerleri ve ekonomik varlıkları üzerinde barışçıl bir şekilde, diledikleri gibi tasarrufta bulunabilmesini temin ederken, kamu yararı amacıyla devlete tanınan müdahale yetkilerinin de belirli yasal sınırlara ve katı bir ölçülülük ilkesine tabi olmasını mutlak surette emreder. Özellikle kamulaştırma ve mülkiyetin rızaya aykırı el değiştirdiği kamulaştırmasız el atma davalarında, mülkiyetini kaybeden kişilere ödenecek tazminatın malın gerçek karşılığını yansıtması esastır. Ödemenin herhangi bir sebeple gecikmesi durumunda paranın alım gücündeki dramatik düşüşün ve enflasyonist etkinin idare tarafından telafi edilmesi bir anayasal zorunluluktur. Yüksek Mahkemenin istikrar kazanmış yerleşik içtihatlarına göre, kamulaştırma bedellerinin veya idarece ödenmesi gereken tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi, başvuru sahiplerine şahsi olarak aşırı ve olağan dışı, katlanılamaz bir ekonomik külfet yüklemekte, bu husus da mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin ölçülülük ilkesini ağır biçimde ihlal etmektedir.
Ayrıca, somut uyuşmazlıktaki yargılamanın uzun sürmesine ilişkin adil yargılanma iddiaları bakımından 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri titizlikle dikkate alınmıştır. Anılan Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun ile gerçekleştirilen değişiklikler neticesinde, makul sürede sonuçlandırılmayan yargılamalara ilişkin olarak ilgililere doğrudan Tazminat Komisyonuna başvuru imkânı getirilmiştir. Bireysel başvurunun anayasal ikincillik ilkesi gereği, temel hak ihlali iddialarının öncelikle olağan kanun yollarında ve yasa koyucu tarafından ihdas edilen idari veya yargısal başvuru yollarında usulüne uygun şekilde tüketilmesi esastır. Bu usul kuralı, Anayasa Mahkemesine gelmeden önce uyuşmazlığın alt derece mercilerinde en etkili ve hızlı şekilde çözülmesini amaçlayan hukuk sisteminin temel dinamiklerinden birini oluşturmaktadır.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, somut olayın hukuki değerlendirmesinde başvurucular tarafından dile getirilen iki temel şikâyet üzerinden derinlemesine bir inceleme yapmıştır. İlk olarak, başvurucuların taşınmazlarına kamulaştırmasız el atılması karşılığında derece mahkemelerince hükmedilen tazminatın enflasyonist etki altında değer kaybına uğratılması şikâyetine odaklanılmıştır. Mahkeme, daha önceki yerleşik emsal kararlarında da altını özenle çizdiği üzere, geç ödenen veya uzun süren yargılamalar sonrasında hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında önemli ölçüde ekonomik olarak erimesinin ve bireylere bu şekilde eksik bedel ödemesi yapılmasının mülkiyet hakkına yönelik açık ve ağır bir müdahale olduğunu tespit etmiştir. Somut başvuru dosyasında da başvuruculara ödenmesine karar verilen kamulaştırmasız el atma bedelinin, geçen uzun zaman dilimi içindeki enflasyon oranları hesaba katılmadığı için reel ekonomik değerini bütünüyle yitirdiği ve bu nedenle başvuruculara taşınması güç, aşırı bir maddi külfet yüklendiği görülmüştür. Yüksek Mahkeme, mevcut olayda bu yerleşik anayasal ilkelerden ayrılmayı gerektirecek herhangi bir istisnai durumun veya hukuki ayrılığın bulunmadığını kesin biçimde teyit etmiştir.
Bölüm tarafından incelenen ikinci husus olarak, idari ve adli yargılamanın makul sayılamayacak kadar uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası ele alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, usul hukukuna dair ilgili yasal düzenlemeler ışığında, 9/3/2023 tarihi itibarıyla henüz derdest olan makul sürede yargılanma hakkı şikâyetleri için Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun kanunen tüketilmesi zorunluluğunu önemle hatırlatmıştır. Başvurucuların, kendilerine kanunla sunulan bu etkili idari ve yargısal yolu tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluna gitmeleri, bireysel başvurunun en temel şartlarından olan ikincillik niteliğiyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, makul süre şikâyeti yönünden dosyanın esasına girilmeksizin kabul edilemezlik kararı verilmesi gerektiği hukuken tespit edilmiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması ve mağduriyetin onarılması adına, sadece tazminatın enflasyon karşısında değer kaybına uğramasına ilişkin ihlal boyutunda yeniden yargılama yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, mülkiyet hakkının ihlali sebebiyle yeniden yargılama yapılması yönünde karar vermiştir.