Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/14110 E. 2022/14848 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/14110 E. 2022/14848 K.

Bu karar, Türk hukuk sisteminde yargılamanın en temel unsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkının hukuki önemini ve adil yargılanma ilkesiyle olan ayrılmaz bağını gözler önüne sermektedir. Yargıtay, mahkemelerin uyuşmazlıkları çözerken sadece kısa bir hüküm fıkrası kurmasının kesinlikle yeterli olmadığını, bu hükmün hangi maddi olgulara, hangi delillere ve hangi hukuki temellere dayandığını son derece açık, mantıklı ve üst derece mahkemelerince denetlenebilir bir şekilde ortaya koyması gerektiğini güçlü bir biçimde vurgulamaktadır. Gerekçesiz bir mahkeme kararı, Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ve usul hukuku kuralları ile teminat altına alınan hukuki dinlenilme hakkının açık ve ağır bir ihlali olarak kabul edilmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2022/14110
Karar No 2022/14848
Karar Tarihi 21.11.2022
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Mahkeme kararları gerekçeli yazılmak zorundadır.
  • gavel Gerekçesiz karar adil yargılanma hakkını ihlal eder.
  • gavel Hüküm ile maddi olgular mantıksal uyum içermelidir.
  • gavel Tarafların iddia ve savunmaları kararda tartışılmalıdır.

Bu karar, Türk hukuk sisteminde yargılamanın en temel unsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkının hukuki önemini ve adil yargılanma ilkesiyle olan ayrılmaz bağını gözler önüne sermektedir. Yargıtay, mahkemelerin uyuşmazlıkları çözerken sadece kısa bir hüküm fıkrası kurmasının kesinlikle yeterli olmadığını, bu hükmün hangi maddi olgulara, hangi delillere ve hangi hukuki temellere dayandığını son derece açık, mantıklı ve üst derece mahkemelerince denetlenebilir bir şekilde ortaya koyması gerektiğini güçlü bir biçimde vurgulamaktadır. Gerekçesiz bir mahkeme kararı, Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ve usul hukuku kuralları ile teminat altına alınan hukuki dinlenilme hakkının açık ve ağır bir ihlali olarak kabul edilmektedir.

Uygulamada ve benzer iş hukuku davalarında bu kararın emsal etkisi, yargıçların karar yazım tekniği ve usul kurallarına mutlak surette riayet etme zorunluluğu üzerinde kendini göstermektedir. Özellikle ispatı son derece zor olan, uzun bir sürece yayılan ve karmaşık psikolojik süreçler içeren psikolojik taciz (mobbing) davalarında, tarafların iddialarının ve sunduğu delillerin mahkemece nasıl değerlendirildiğinin detaylıca açıklanması hayati öneme sahiptir. Bu karar, yerel mahkemelerin matbu şablonlarla veya sadece yargılama safhalarını, bozma öncesi ve sonrası aşamaları özetleyen metinlerle yetinemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. İddia, savunma ve toplanan deliller arasındaki mantıksal bağı kuran, hukuki denetime elverişli ve tarafları tatmin edici gerekçeler yazılmasının zorunlu olduğu bu emsal kararla bir kez daha net bir şekilde teyit edilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, bir banka çalışanının işyerinde sistematik olarak psikolojik tacize (mobbing) maruz kaldığı iddiasıyla açtığı manevi tazminat davasına dayanmaktadır. Davacı işçi, bankanın çeşitli şubelerinde şef olarak görev yaptığını, ancak amirleri ve diğer çalışanlar tarafından kendisine yönelik baskılar uygulandığını, bu durumun kişisel haklarına saldırı boyutuna ulaştığını ve neticede psikolojisinin bozularak sağlığının zarar gördüğünü iddia etmiştir. Yaşadığı bu haksız süreç nedeniyle işten ayrılmaya zorlandığını belirten davacı, manevi tazminat talep etmiştir.

Buna karşılık davalı banka, davacının iddialarının tamamen asılsız olduğunu, davacının işyerinde kendisine tanınan geniş özgürlük alanını kötüye kullandığını, mesai saatleri içinde kendi yazdığı kitabın tanıtımını yaptığını ve yaşam koçluğu faaliyetleri yürüttüğünü ileri sürmüştür. Davalı işveren ayrıca, davacının uzun süreli raporlar alarak işi aksattığını, çalışma ortamının huzurunu bozduğunu ve nihayetinde hiçbir haklı gerekçe sunmaksızın kendi isteğiyle istifa ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, yerel mahkemenin verdiği ret kararının yeterli hukuki gerekçe içermemesi üzerine Yargıtay gündemine taşınmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkemenin uyuşmazlığı incelerken dayandığı temel kuralların başında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve usul hukuku mevzuatının emredici hükümleri gelmektedir. Her şeyden önce, Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır." hükmü, yargılamanın şeffaflığı, tarafsızlığı ve denetlenebilirliği açısından en üst norm olarak kararda vurgulanmıştır. Bu anayasal ilke, mahkeme kararlarının keyfilikten uzak olmasını sağlayan en önemli güvencedir.

Bununla doğrudan bağlantılı olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.297 gereğince bir mahkeme hükmünün yasal olarak neleri kapsaması gerektiği çok net bir şekilde açıklanmıştır. Bu kurala göre mahkeme kararında; tarafların iddia ve savunmalarının özetleri, yargılama boyunca anlaştıkları ve anlaşamadıkları tüm hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller ve bu delillerin mahkemece nasıl tartışılıp değerlendirildiği zorunlu olarak yer almalıdır. Mahkemenin ulaştığı sonuçların ve dayandığı hukuki sebeplerin şüpheye tereddüde yer bırakmayacak bir açıklıkla gösterilmesi gerekmektedir.

Ayrıca kararda, 1976 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına da atıf yapılarak, kararın gerekçeli olmasının keyfiliği önleyen, adalete olan inancı pekiştiren ve tarafları hukuken tatmin eden bir yapı taşı olduğu ifade edilmiştir. Hukuki dinlenilme hakkı kapsamında, hakimin tarafların yaptığı açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararını somut ve açık olarak gerekçelendirmesi elzemdir. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile verdiği hüküm fıkrası arasında sağlam bir köprü görevi görür ve verilen kararın üst derece mahkemeleri tarafından hukuka uygunluk denetiminin yapılabilmesini fiilen mümkün kılar.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda Yargıtay, uyuşmazlığın esasına girerek psikolojik tacizin var olup olmadığını tartışmak yerine, yerel mahkemenin kararını öncelikle usul hukuku prensipleri ve anayasal güvenceler çerçevesinde titizlikle incelemiştir. Dosyanın geçmişine bakıldığında; davanın daha önce reddedildiği, Yargıtay tarafından delillerin toplanması gerektiği belirtilerek bozulduğu, yerel mahkemenin direnme kararı verdiği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun da direnme kararını bozarak iddiaların başlangıçta tüm detaylarıyla sunulmasının beklenemeyeceğine hükmettiği görülmektedir. Tüm bu uzun yargılama sürecinin ardından yerel mahkeme, davanın reddine yönelik yeniden bir karar tesis etmiştir.

Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin detaylı tespitlerine göre, İlk Derece Mahkemesince verilen bu son kararda, Anayasa'nın ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun aradığı anlamda hukuki, yeterli ve denetlenebilir bir gerekçe kesinlikle oluşturulmamıştır. Yerel mahkemenin ret kararında, davanın tam olarak hangi sebep veya sebeplerle reddedildiğine dair doyurucu hiçbir hukuki açıklama yer almamaktadır. Yargıtay, mahkeme kararında yazılı olan hususların yalnızca yargılamanın safhalarına, yani davacının ve davalının beyanlarının özetine ve dosyanın geçirdiği önceki aşamalara ilişkin olduğunu; uyuşmazlığın esasına yönelik maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğinin hiçbir şekilde açıklanmadığını açıkça tespit etmiştir.

Bir mahkeme kararının yargılamanın taraflarını tatmin edebilmesi, adil yargılanma hakkının tam manasıyla yerine getirilebilmesi ve bir üst mahkeme olan Yargıtay'ın etkin bir hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için kararın kendi içinde mantıksal bir uyum taşıması ve maddi olgular ile hüküm arasındaki hukuki bağlantıyı açıkça göstermesi şarttır. Oysa incelenen kararda, davacının iddialarının ve dosyaya sunulan delillerin mahkeme vicdanında neden reddedildiği şüpheye mahal bırakmayacak bir açıklıkla tartışılmamıştır. Yargıtay, yerel mahkemenin yeniden bir değerlendirme yaparak yasal düzenlemelere uygun, tarafların iddia ve savunmalarını tartışan, mantıksal bağlantısı kurulmuş, denetlenebilir ve anlaşılabilir nitelikte bir gerekçe oluşturması gerektiğini vurgulamıştır.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, mahkeme kararının yasal unsurları taşıyan yeterli bir gerekçe içermemesi sebebiyle kararı bozmuştur.

İşyerinde mobbing davamı kaybettim ama hakim kararda hiçbir sebep belirtmemiş, ne yapabilirim? expand_more
Yargıtay'ın emsal kararlarına göre mahkemelerin kararlarını gerekçeli yazması anayasal bir zorunluluktur. Eğer mahkeme, mobbing iddialarınızı ve sunduğunuz delilleri neden reddettiğini mantıksal bir bağ kurarak açıklamadıysa, sırf bu gerekçesizlik durumu bile kararın Yargıtay tarafından bozulması için yeterli bir sebeptir.
Mahkeme kararlarında davanın reddedilme sebebinin açıkça detaylarıyla yazılması zorunlu mudur? expand_more
Kesinlikle zorunludur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, mahkeme kararında tarafların iddiaları, toplanan deliller ve mahkemenin bu delilleri nasıl tartışıp değerlendirdiği açıkça belirtilmelidir. Şüpheye tereddüde yer bırakmayan doyurucu bir gerekçe sunulmaması, anayasal güvence altındaki adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkınızın açık ve ağır bir ihlali anlamına gelir.
Hakim dosyayı özetleyip matbu bir metinle davamı reddetti. Bu karar Yargıtay'dan döner mi? expand_more
Evet, büyük ihtimalle döner. Yargıtay, yerel mahkemelerin matbu şablonlarla veya sadece yargılama safhalarını özetleyerek, uyuşmazlığın esasına dair hiçbir hukuki açıklama yapmadan verdiği kararları hukuka aykırı bulmaktadır. Mahkeme, hangi iddiayı ve delili neden reddettiğini açık, mantıklı ve bir üst mahkemece denetlenebilir bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir