Karar Bülteni
DANIŞTAY 10. Daire 2015/2677 E. 2020/3229 K.
Danıştay 10. Daire | 2015/2677 E. | 2020/3229 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Danıştay 10. Daire |
| Esas No | 2015/2677 |
| Karar No | 2020/3229 |
| Karar Tarihi | 24.09.2020 |
| Dava Türü | İptal ve Tam Yargı |
| Karar Sonucu | Düzelterek Onama |
| Karar Linki | Danıştay Karar Arama |
- Maddi tazminat reddinde maktu vekalet ücreti hükmedilir.
- Avukatlık ücret tarifesindeki boşluk kıyas yoluyla doldurulur.
- Fahiş vekalet ücreti hak arama hürriyetini ihlal eder.
Bu karar, idari yargıda açılan tam yargı davalarında maddi tazminat talebinin tümüyle reddedilmesi halinde idare lehine hükmedilecek vekalet ücretinin hesaplanma usulüne ilişkin kritik bir tespitte bulunmaktadır. Danıştay, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde maddi tazminatın reddi durumunda uygulanacak özel bir kural bulunmadığını, ortaya çıkan bu yasal boşluğun manevi tazminat davaları için öngörülen sistematiğin kıyasen uygulanması yoluyla doldurulması gerektiğini açıkça belirtmiştir. Buna göre, davanın tümden reddi halinde idare lehine nispi değil maktu vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Kararın emsal etkisi, özellikle yüksek tutarlı maddi tazminat taleplerinin reddi halinde davacıların fahiş nispi vekalet ücretleriyle karşı karşıya kalmasını ve hak arama hürriyetinin ölçüsüzce kısıtlanmasını engellemesi noktasında ortaya çıkmaktadır. Anayasa Mahkemesinin mahkemeye erişim hakkına ilişkin ilkelerine atıf yapan Danıştay, avukatın emeğinin karşılığı ile kişinin yargı mercilerine erişim hakkı arasındaki adil dengenin korunması gerektiğinin altını çizmiştir. Uygulamada, tam yargı davalarında idare lehine hükmedilecek vekalet ücreti tartışmalarına yön verecek olan bu içtihat, idare mahkemelerinin vekalet ücreti takdirinde adil ve makul tutarları esas alması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı bünyesinde gelir uzmanı olarak görev yapan davacı, görevde yükselme süreçlerinde kendisine haksız yere şeflik veya servis sorumluluğu görevi verilmediğini, kurumda liyakatsiz kişilerin görevlendirildiğini ve idarecileri tarafından onur kırıcı davranışlara (mobbing) maruz bırakılarak pasifleştirildiğini iddia etmiştir.
Davacı bu iddialar çerçevesinde; kurum içi görev dağılımına ilişkin idari işlemin ve bilgi edinme başvurusunun reddi işleminin iptalini talep etmiştir. Bununla birlikte yaşadığı psikolojik ve maddi süreç nedeniyle idareden 40.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat ödenmesini istemiştir. İlk derece mahkemesinin iddiaları yersiz bularak davayı reddetmesi ve reddedilen tazminat talepleri üzerinden davacı aleyhine yüksek tutarda nispi vekalet ücretine hükmetmesi üzerine uyuşmazlık Danıştay önüne taşınmıştır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan hukuki kurallar, usul hukuku ve avukatlık ücret tarifesi ekseninde şekillenmektedir. Mahkemenin hüküm kurarken dayandığı usuli kural, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 49 hükmüdür. Bu madde uyarınca temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata veya eksiklikler bulunması durumunda kararın doğrudan düzelterek onanmasına imkan tanınmaktadır.
Kararda vurgulanan en temel Anayasal ilke, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36 kapsamında güvence altına alınan "Hak arama hürriyeti" ve "Adil yargılanma hakkı"dır. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına atıf yaparak, mahkemeye erişim hakkına getirilen kısıtlamaların hakkın özünü zedeleyecek boyuta ulaşmaması gerektiğini belirtmiştir.
Vekalet ücretinin belirlenmesi aşamasında ise 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 164, 168 ve 169 hükümleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi kuralları dikkate alınmıştır. Tarifede yer alan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 10 uyarınca manevi tazminat davalarının tamamen reddi durumunda maktu vekalet ücretine hükmolunacağı açıkça düzenlenmiştir. Ancak maddi tazminatın tümden reddi durumunda benzer bir kural bulunmadığını tespit eden Danıştay, hak arama özgürlüğünün kısıtlanmaması adına tarifedeki bu boşluğun manevi tazminattaki kuralın kıyasen uygulanması suretiyle doldurulması gerektiği yönünde yerleşik içtihat prensibini benimsemiştir.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Danıştay 10. Dairesi ile 2. Dairesi Müşterek Kurulu tarafından yapılan temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinin idari işlemlerin iptali ve tazminat taleplerinin reddine ilişkin esasa yönelik değerlendirmeleri hukuka uygun bulunmuştur. Davacının idarece tesis edilen atama ve görevlendirme işlemlerinin mevzuata aykırı olduğuna dair somut ve hukuken kabul edilebilir bir delil sunamadığı, dolayısıyla idarenin işlemleri ile iddia edilen zarar arasında uygun illiyet bağının kurulamadığı tespit edilmiştir.
Ancak ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri (vekalet ücreti) kısmında önemli bir hukuki hataya düşüldüğü saptanmıştır. Mahkemece, davanın reddedilmesi üzerine reddedilen maddi tazminat tutarı olan 40.000 TL üzerinden nispi oran uygulanarak davacı aleyhine tek kalemde 5.450 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Danıştay, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde manevi tazminat taleplerinin reddi halinde maktu vekalet ücreti ödeneceğinin kurala bağlandığını, ancak maddi tazminatın reddi durumunda nasıl bir yol izleneceğine dair tarife boşluğu bulunduğunu vurgulamıştır.
Yüksek mahkeme, avukatın emeğinin karşılığı ile vatandaşın hak arama hürriyeti arasındaki dengenin korunması adına, söz konusu boşluğun manevi tazminat davalarındaki sistematiğin kıyasen uygulanması yoluyla aşılması gerektiğini belirtmiştir. Bu sebeple, maddi tazminat isteminin reddi halinde de nispi değil maktu vekalet ücreti uygulanması zorunluluğu ortaya konulmuştur. Davacı aleyhine, reddedilen maddi ve manevi tazminat kalemleri için ayrı ayrı maktu vekalet ücreti (toplam 1.500 TL) hesaplanması gerektiği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak Danıştay 10. Dairesi, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair esasa yönelik hükmünü hukuka uygun bularak onamış, ancak davacı aleyhine hükmedilen nispi vekalet ücretini maddi ve manevi tazminat retleri için ayrı ayrı maktu vekalet ücreti olarak düzelterek kararı onamıştır.