Anasayfa Karar Bülteni AYM | Lokman Yiğit ve Diğerleri | BN. 2022/52491

Karar Bülteni

AYM Lokman Yiğit ve Diğerleri BN. 2022/52491

KARARIN KÜNYESİ

| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm | | Başvuru No | 2022/52491 | | Karar Tarihi | 10.12.2024 | | Dava Türü | Bireysel Başvuru | | Karar Sonucu | İhlal | | Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |

  • Kanuni düzenlemeyle alacağın engellenmesi mülkiyeti ihlal eder.
  • Dava sürerken tahsil imkânının kaldırılması ölçüsüzdür.
  • Makul süre şikâyetlerinde önce Tazminat Komisyonuna başvurulmalıdır.

Anayasa Mahkemesinin bu kararı, devam eden yargılama süreçlerine sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemelerle müdahale edilmesinin mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkı üzerindeki sarsıcı etkisini açıkça ortaya koymaktadır. Vatandaşların hukuki yollara başvurarak alacaklarını tahsil etme girişimlerinin, yargılama esnasında çıkarılan yasal düzenlemelerle boşa çıkarılması, hukuk devleti ilkesinin sağladığı hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Karar, devletin yasal düzenleme yapma yetkisinin, bireylerin mahkemeler aracılığıyla elde etmeyi bekledikleri meşru alacak haklarını ortadan kaldıracak şekilde kullanılamayacağını vurgulamaktadır.

Uygulamada özellikle belirli dönemlerde çıkarılan yasalar veya kararnameler sonrasındaki yasal düzenlemeler nedeniyle alacaklarını tahsil edemeyen birçok kişi için bu karar güçlü bir emsal niteliği taşımaktadır. Yüksek Mahkeme, daha önceki içtihatlarına atıf yaparak, yargı yolunun kanunla etkisiz hâle getirilmesinin mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Öte yandan karar, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikâyetlerin yeni kurulan Tazminat Komisyonuna yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, bireysel başvurulardan önce bu ikincil başvuru yolunun tüketilmesi zorunluluğunu bir kez daha pekiştirmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, daha önceden bir şirkete yatırdıkları paranın iade edilmesi talebiyle hukuki yollara başvurarak alacak davası açmışlardır. Yargılama süreci olağan seyrinde devam ederken, idare tarafından yasal bir düzenleme yürürlüğe konulmuştur. Çıkarılan bu yeni yasa kuralı neticesinde, başvurucuların şirketten olan alacaklarını hukuken tahsil etme imkânları tamamen ortadan kaldırılmıştır. Başvurucular, yargılama devam ederken yapılan bu müdahalenin hukuki mekanizmaları anlamsız kıldığını ve yatırdıkları parayı geri almalarını imkânsız hâle getirdiğini ileri sürmüşlerdir. Bunun yanı sıra davalarının çok uzun sürmesi sebebiyle de ayrıca mağdur olduklarını belirtmişlerdir. Özetle uyuşmazlığın temelini, sürmekte olan davalarda sonradan çıkarılan kanunlarla tahsil imkânının elden alınmasının yarattığı hak kayıpları ile yargılamanın makul süreyi aşması oluşturmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.35 kapsamında güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.40 kapsamında düzenlenen etkili başvuru hakkını temel almıştır. Mülkiyet hakkı, bireylerin sahip oldukları mal varlığı değerleri üzerinde meşru beklentilerini korurken, etkili başvuru hakkı ise ihlal edilen anayasal hakların onarılması için çalışan işlevsel hukuki mekanizmaların varlığını ve bu mekanizmaların idarece engellenmemesini zorunlu kılar.

Yerleşik içtihat prensipleri gereğince, alacağın tahsili için uygun hukuki yollara başvuran bir bireyin, dava süreci işlerken yapılan kanuni bir düzenleme ile bu mekanizmaları işletme imkânından mahrum bırakılması, mahkemeye erişim ve mülkiyet haklarının özüne dokunan bir müdahaledir. Nitekim Yüksek Mahkemenin daha önceki kararlarında belirlenen anayasal ilkeler, yargılama sırasında kanunla getirilen tahsil engellerinin, mülkiyet hakkıyla bağlantılı etkili başvuru hakkını ihlal ettiğini netleştirmiştir.

Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikâyetler yönünden ise hukuki çerçeve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun ile şekillenmiştir. 7499 sayılı Kanun ile anılan kanuna eklenen 5/A maddesi ve geçici 3. madde uyarınca, 12 Mart 2024 tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan ve uzun yargılama şikâyeti içeren başvuruların doğrudan mahkemece değil, ilk etapta ulaşılabilir ve başarı şansı sunan Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesi kuralı getirilmiştir. Bu kural, bireysel başvuru yolunun ikincilliği ilkesinin mutlak bir gereğidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, başvurucuların şirkete yatırdıkları paranın iadesine yönelik taleplerinin engellenmesi ve uzun süren yargılama süreçlerine ilişkin iddiaları titizlikle incelemiştir. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair iddialar bakımından Mahkeme, yakın zamanda yürürlüğe giren yasal değişiklikleri uygulamıştır. Mart 2024 tarihinde yürürlüğe giren yasa değişikliği ile uzun yargılama şikâyetlerinin öncelikle Tazminat Komisyonuna götürülmesi zorunluluğu getirilmiştir. Somut başvuruda, başvurucuların henüz bu yasal imkânı kullanmadan doğrudan bireysel başvuru yaptıkları tespit edilmiştir. İkincillik ilkesi gereğince, ulaşılabilir ve yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan bu komisyon yolu tüketilmeden makul süre şikâyetlerinin esastan incelenmesi hukuken mümkün görülmemiştir. Bu nedenle başvurunun bu kısmı başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlali iddiası yönünden ise Mahkeme, daha önce verdiği emsal kararlar ışığında inceleme yapmıştır. Başvurucular, alacaklarının tahsili için yargı yoluna usulüne uygun şekilde başvurmuş ve davalarını açmışlardır. Ancak dava devam ederken yürürlüğe konulan bir kanuni düzenleme, başvurucuların alacaklarını tahsil etme imkânını hukuken imkânsız hâle getirmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu durumun başvurucuların hukuki mekanizmaları etkin bir şekilde kullanmasını engellediğine, hak arama hürriyetinin mülkiyet hakkı bağlamında tamamen anlamsızlaştırıldığına kanaat getirmiştir. Somut olayda başvurucuları bu haklardan mahrum bırakacak haklı bir hukuki sebebin bulunmadığı ve yerleşik içtihatlardan ayrılmayı gerektiren herhangi bir durumun olmadığı tespit edilmiştir. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla dosyanın ilgili mahkemelere gönderilmesine karar verilmiş, maddi ve manevi tazminat talepleri ise yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, mülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmederek yeniden yargılama yapılması yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: